Lindsay Clancy davası lohusalığı yeniden gündeme getirdi: Yeni annelerde bu belirtilere dikkat!

Lindsay Clancy davası lohusalığı yeniden gündeme getirdi: Yeni annelerde bu belirtilere dikkat!

ABD’de Lindsay Clancy davasıyla gündeme gelen doğum sonrası psikoz, acil müdahale gerektiren bir tıbbi durumdur. Klinik Psikolog Aleyna Damla Özcan, "Yorulması normal" diyerek belirtilerin geçiştirilmemesi gerektiğini vurguluyor.

Doğum sonrası dönem çoğunlukla annelik, mutluluk ve bebekle kurulan bağ üzerinden anlatılsa da bazı kadınlarda yoğun kaygı ve depresyondan gerçeklik algısının bozulduğu ağır psikiyatrik tablolara kadar uzanan ruh sağlığı sorunları ortaya çıkabiliyor. ABD'nin Massachusetts eyaletinde üç çocuğunu öldürmekle suçlanan Lindsay Clancy'nin davası da bu tartışmayı yeniden gündemin merkezine taşıdı.

Clancy, Ocak 2023'te 5 yaşındaki Cora, 3 yaşındaki Dawson ve 8 aylık Callan'ın ölümüyle ilgili üç ayrı birinci derece cinayet suçlamasıyla yargılandı. Savunma, Clancy'nin olay anında doğum sonrası psikoz yaşadığını ve bu nedenle cezai sorumluluğunun bulunmadığını öne sürerken, savcılık eylemlerin planlı olduğunu iddia etti. Yaklaşık altı hafta süren duruşmalar, jürinin oybirliğine ulaşamaması üzerine 4 Eylül 2026'da hükümsüz sayıldı. Clancy hakkındaki suçlamalar ise sürüyor; davanın yeni aşamasına ilişkin duruşmanın 29 Eylül'de görülmesi bekleniyor.

Dava, doğumdan sonra ortaya çıkan ciddi ruhsal belirtilerin ne kadar erken fark edilebildiği sorusunu da beraberinde getirdi.

DOĞUM SONRASI PSİKOZ BİR TIBBİ ACİL DURUM

Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Klinik Psikoloğu Aleyna Damla Özcan, doğum sonrası psikozun nadir görülmesinin, tehlikenin göz ardı edilebileceği anlamına gelmediğini belirtti.

Bilimsel literatüre göre postpartum psikoz her 1000 doğumdan yaklaşık 1-2'sinde görülüyor. Uzman kaynaklar, hem anne hem de bebek açısından ciddi risk taşıması nedeniyle bu tablonun bir psikiyatrik acil durum olarak ele alınması gerektiğinin altını çiziyor.

Özcan, doğum sonrası psikozun en dikkat çekici özelliklerinden birinin belirtilerin kısa sürede belirginleşebilmesi olduğunu ifade ederek şunları söyledi:

"Tablo genellikle doğumu takip eden ilk günler ve haftalarda ortaya çıkıyor. Belirgin kafa karışıklığı, düşünce ve davranışlarda olağan dışı değişimler, sanrılar, halüsinasyonlar, uyumamasına rağmen aşırı enerjik olma, kendisi veya bebeğiyle ilgili gerçekçi olmayan inanışlar geliştirme, yoğun kuşkuculuk ve belirgin duygu durum dalgalanmaları görülebiliyor."

İngiltere Ulusal Sağlık Hizmeti (NHS) de belirtilerin çoğunlukla doğumdan sonraki ilk iki hafta içinde aniden başlayabildiğini sanrı, halüsinasyon, mani, depresif belirtiler ve yoğun kafa karışıklığının görülebileceğini bildiriyor.

"HER KÖTÜ DÜŞÜNCE PSİKOZ ANLAMINA GELMİYOR"

Özcan, doğum sonrası dönemde bebeğe zarar verme yönünde istenmeden akla gelebilecek düşüncelerle psikoz arasında ayrım yapılması gerektiğine dikkat çekti.

Bazı annelerin istemedikleri halde zihinlerine bebeğe zarar vermeye dair korkutucu düşünceler gelebileceğini belirten Özcan, bu düşüncelerin tek başına psikoz göstergesi olmadığını vurguladı.

Buradaki temel ayrımın kişinin düşünceyle kurduğu ilişki olduğunu söyleyen Özcan, annenin bu düşüncelerden rahatsızlık duyması ve onların gerçek olmadığının farkında olmasıyla, gerçeklik değerlendirmesinin bozulduğu psikoz tablosunun birbirinden ayrılması gerektiğini kaydetti.

"Psikozda kişi gerçekte olmayan bir durumu gerçek kabul edebiliyor, olmayan sesler duyabiliyor veya çevresindeki olaylara gerçeklikle uyuşmayan anlamlar yükleyebiliyor" diyen Özcan, bu yüzden yalnızca "Anne ne düşünüyor?" sorusunun yeterli olmadığını söyledi.

Özcan'a göre sorulması gereken asıl soru şu: "Bu düşünceyi nasıl değerlendiriyor ve gerçekle bağını koruyabiliyor mu?"

"YENİ ANNE, YORULMASI NORMAL" DENİLEREK GEÇİŞTİRİLMEMELİ

Doğum sonrası psikozda annenin kendi durumundaki değişimi her zaman fark edemeyebileceğini belirten Özcan, bu noktada eşe ve yakın çevreye önemli bir görev düştüğünü söyledi.

Annenin davranışlarında ani ve belirgin değişiklikler, giderek artan kafa karışıklığı, yoğun kuşkuculuk, gerçeklikle uyuşmayan düşünceler ya da olmayan şeyleri görme ve duyma gibi belirtiler ortaya çıktığında vakit kaybetmeden profesyonel destek alınması gerektiğini vurguladı.

Özcan, özellikle doğumdan sonraki ilk haftalarda belirginleşen değişikliklerin "Biraz bekleyelim, belki geçer" ya da "Yeni anne, yorulması normal" yaklaşımıyla ertelenmesinin risk taşıyabileceğine dikkat çekti.

Uzman sağlık kaynakları da postpartum psikoz belirtileri görüldüğünde aynı gün içinde acil değerlendirme yapılmasını, kişinin veya bebeğin yakın tehlikede olduğu durumlarda ise acil sağlık hizmetlerine başvurulmasını öneriyor.

RİSK, GEBELİK DÖNEMİNDE BELİRLENEBİLİR

Özcan'a göre doğum sonrası ruh sağlığına yönelik hazırlık, doğumdan önce başlayabiliyor.

Anne adayının daha önce yaşadığı ruhsal sorunlar, bipolar bozukluk veya psikoz öyküsü ile önceki gebeliklerden sonraki ruhsal süreçlerinin değerlendirilmesi, riskin yüksek olduğu kişiler için doğum sonrasına yönelik önceden bir destek planı oluşturulmasına yardımcı olabiliyor.

Bilimsel çalışmalarda da bipolar bozukluk ve daha önce postpartum psikoz yaşanmış olması en önemli risk faktörleri arasında sayılıyor.

Özcan, oluşturulacak planın yalnızca anneyle sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek eş ve aile üyelerinin de bu sürece hazırlanmasını önerdi.

"Yakınların hangi belirtileri izleyeceğini, ne zaman yardım isteyeceğini ve hangi sağlık hizmetine başvuracağını önceden bilmesi, kriz anında zaman kaybını önleyebiliyor" diyen Özcan, doğum sonrası ruh sağlığında erken fark etmenin önemine işaret etti.

CLANCY DAVASI ABD'DE SAĞLIK POLİTİKALARINI DA GÜNDEME GETİRDİ

Lindsay Clancy davasının ardından Massachusetts'te doğum sonrası ruh sağlığı hizmetlerinin güçlendirilmesi de tartışılmaya başlandı.

Massachusetts Valisi Maura Healey, yenidoğanı olan ailelere gönüllü evde hemşire ziyareti sağlanması ve annelerin doğum sonrası depresyon ile diğer ruh sağlığı sorunları açısından daha yaygın taranması için yeni kaynak ayrılmasını önerdi.

Clancy davasındaki hukuki süreç henüz sonuçlanmadı. Ancak dava, doğum sonrası ruh sağlığı sorunlarının yalnızca anneye bırakılmaması; aile, sağlık çalışanları ve yakın çevre tarafından erken belirtilerin tanınmasının önemini yeniden gündeme taşımış durumda.

Kaynak:Haber Merkezi

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.