Hastanelerde yoğunluk başladı: Bu şikayetlerle akın ediyorlar
Havaların serinlemesi ve okulların açılmasıyla birlikte hastanelerde grip ve solunum yolu enfeksiyonu şikayetleri artmaya başladı.
Havaların soğumaya başlaması ve okulların açılmasıyla birlikte grip ve solunum yolu enfeksiyonlarında hareketlilik başladı. Hastanelerin polikliniklerinde özellikle boğaz ağrısı, yüksek ateş, öksürük, halsizlik ve eklem ağrısı şikayetleriyle başvuruların arttığı bildirildi.
Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Songül Özer, 2026-2027 grip sezonu öncesinde hastalığın seyri ve influenza aşısına ilişkin önemli bilgiler verdi. Özer, sonbaharın gelişi ve okulların açılmasıyla birlikte grip ve diğer solunum yolu enfeksiyonlarında artış görülmeye başlandığını belirtti.
POLİKLİNİKLERDE HANGİ ŞİKAYETLER ÖNE ÇIKIYOR?
Dr. Özer, sağlık kuruluşlarına başvuran hastalarda bazı belirtilerin daha sık görülmeye başladığını ifade etti. Özellikle bulantı, boğaz ağrısı, yüksek ateş, halsizlik, eklem ağrısı ve öksürüğün öne çıktığını belirten Özer, bazı hastalarda balgam çıkarma şikayetinin de görüldüğünü aktardı.
GRİP AŞISI DİĞER VİRÜSLERE KARŞI KORUMUYOR
İnfluenza aşısının yalnızca grip virüsüne karşı koruma sağladığını belirten Özer, aşının Covid-19, RSV ve diğer solunum yolu patojenlerine karşı koruyucu olmadığını söyledi.
Bu hastalıkların bazıları için farklı aşıların bulunduğunu belirten Özer, grip aşısının içeriğinin ise her sezon dolaşımdaki virüs suşlarına göre güncellendiğini kaydetti.
2026-2027 SEZONUNDA H3N2 VE H1N1 BULUNUYOR
2026-2027 grip sezonunda kullanılacak influenza aşılarının H3N2 ve H1N1 suşlarını içerdiğini belirten Özer, aşının her yıl bir önceki dönemde yaygın görülen ve daha ağır hastalığa yol açan virüsler dikkate alınarak hazırlandığını söyledi.
Bu sezon özellikle H3N2 alt gruplarının aşı içeriğinde daha fazla yer aldığını ifade etti.
GRİP AŞISI KİMLERE ÖNERİLİYOR?
Özer, influenza aşısının 6 aylıktan büyük kişiler için önerildiğini belirterek özellikle risk grubundaki kişilerin aşılanmasının önemine dikkat çekti.
65 yaş üzerindeki kişiler, kronik hastalığı bulunanlar, öğretmenler, askeri personel, kreş ve yatılı okul öğrencileri ile kalabalık ortamlarda yaşayan kişilerin risk grupları arasında bulunduğunu belirten Özer; astım, diyabet, kalp ve böbrek yetmezliği gibi kronik hastalığı olanların da aşılanmasını önerdi.
Genel olarak tek doz aşının yeterli olduğunu belirten Özer, bazı bağışıklık yetersizliklerinde veya özel durumlarda birden fazla doz uygulanabileceğini söyledi. Özer ayrıca 6 aydan küçük bebeklerde ve gebeliğin ilk üç ayında aşının zorunlu olmadıkça uygulanmamasının önerildiğini ifade etti.
SGK BAZI GRUPLARIN AŞI ÜCRETİNİ KARŞILIYOR
Grip aşısının belirli koşulları taşıyan kişiler için SGK tarafından karşılandığını belirten Özer, kapsam içerisinde bazı kronik hastalığı bulunanlar ile 65 yaş üzerindeki kişilerin yer aldığını söyledi.
Bakım ve huzurevlerinde kalanlar ile gebeliğin ilk üç ayını tamamlayan kadınların da belirli şartlarda aşı desteğinden yararlanabildiği belirtildi.
Vatandaşların grip aşısı kapsamındaki durumlarını e-Nabız üzerinden yer alan “İnfluenza (Grip) Risk Durumu” bölümünden kontrol edebileceği aktarıldı.
GRİP AŞISI İÇİN EN UYGUN DÖNEM EKİM VE KASIM
Grip aşısının zamanlamasına ilişkin değerlendirmede bulunan Özer, yeni sezonun aşı içeriğinin kullanıma sunulmasının beklenmesinin ardından aşılama yapılabileceğini belirtti.
Özer, ekim ve kasım aylarının grip aşısı için en uygun dönem olduğunu ifade ederken, salgın yaşanan bölgelere seyahat gibi durumlarda farklı zamanlarda da aşılama yapılabileceğini kaydetti.
AŞININ KORUYUCULUĞU 2-3 HAFTADA BAŞLIYOR
Grip aşısının koruyucu etkisinin aşılamadan yaklaşık 2-3 hafta sonra başladığını belirten Özer, koruyuculuğun yaklaşık 6-8 ay sürdüğünü söyledi.
Grip ve zatürre aşılarının aynı gün uygulanabileceğini de belirten Özer, iki aşının farklı enjektörlerle ve vücudun farklı bölgelerine kas içine yapılabileceğini ifade etti.
'AŞI GRİP HASTALIĞINA NEDEN OLMAZ'
Grip aşısının koruyuculuğunun yaklaşık yüzde 60-65 seviyesinde olduğunu belirten Özer, aşının uygulanmasının ardından grip geçirilmesinin farklı nedenleri olabileceğini söyledi.
Aşının içeriğinde bulunmayan bir influenza suşuna maruz kalınması veya aşının koruyuculuğunun henüz başlamadığı dönemde virüsle karşılaşılması halinde hastalık gelişebileceğini belirten Özer, aşının canlı virüs içermediğini ve bu nedenle aşıya bağlı grip oluşmasının mümkün olmadığını ifade etti.
YUMURTA ALERJİSİ OLANLAR GRİP AŞISI OLABİLİR Mİ?
Yumurta alerjisi bulunan kişilere ilişkin de değerlendirmede bulunan Özer, bazı ülkelerde yumurta içermeyen grip aşılarının üretildiğini belirtti.
Mevcut grip aşılarının alerji oluşturma ihtimalinin düşük olduğunu kaydeden Özer, çok şiddetli yumurta alerjisi bulunan kişiler dışındaki hafif veya orta düzey alerjisi olan kişilere aşının kontrollü koşullarda uygulanabileceğini söyledi.
Kaynak:En İyi Haberler
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.