Boynunu kütlettirmek için gitti, hayatını kaybetti
İstanbul Beyoğlu’nda boyun ve sırt ağrıları nedeniyle masaj ve hacamat yaptırmak için gittiği evde boynu kütletilen 42 yaşındaki Berat Topay, işlem sonrası fenalaşarak kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.
Olay, 21 Mayıs gecesi Beyoğlu Hacıahmet Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre sırt ve boyun ağrılarından şikayetçi olan Berat Topay, kardeşi Sinan Topay ile birlikte yaklaşık 4-5 yıldır tanıdıkları Şenol Karataş’ın evine gitti.
İddiaya göre Karataş, Topay’a hacamat ve masaj uygulamaya başladı. Uygulama sırasında Karataş’ın Topay’ın boynunu tutarak kütletmesinin ardından 42 yaşındaki adam kendisini kötü hissettiğini söyledi. Topay düz bir zemine yatırılırken kısa süre sonra bilincini kaybetti.
HASTANEDE TÜM MÜDAHALELERE RAĞMEN KURTARILAMADI
İhbar üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesi yapılan Berat Topay, Okmeydanı Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu Şehir Hastanesi’ne kaldırıldı.
Hastanede kalbinin durduğu belirlenen Topay, sağlık ekiplerinin müdahalesiyle yeniden hayata döndürüldü ve entübe edildi. Ancak yoğun bakım ünitesinde tedavisi sürdürülen Topay, doktorların tüm çabasına rağmen hayatını kaybetti.
“KURS BELGEMİ GÖREVLİ MEMURLARA SUNDUM”
Olayın ardından Kasımpaşa Polis Merkezi Amirliği ekiplerince gözaltına alınan Şenol Karataş, emniyetteki ifadesinde yaklaşık 5-6 yıldır hacamat ve masaj yaptığını söyledi.
Karataş, “Geçimimi işçilik yaparak sağlarım. 5-6 yıldır maddi kazanç elde etmek amacıyla kupa tedavisi, hacamat ve masaj işleri yapmaktayım. Bu alandaki yetkinliğimi gösteren masörlük kursu belgemi de siz görevli memurlara incelemeniz için sundum. Olayın diğer tarafları olan Sinan ve Berat’ı yaklaşık 4-5 yıldır tanırım; kendilerine son 6 aydır bu şekilde masaj yapmaktayım” ifadelerini kullandı.
“BOYUN KISMINDAN TUTUP ÇEKME İŞLEMİ YAPTIM”
Olay günü iki kardeşin evine geldiğini anlatan Karataş, Berat Topay’ın boyun ve sırt bölgesindeki ağrılarından söz ederek kendisinden yardım istediğini belirtti.
Şüpheli ifadesinde, “Berat, boyun ve sırt bölgesinde ağrıları olduğunu söyleyerek benden yardımcı olmamı istedi. Ben de bunun üzerine Berat'a yardımcı olmak amacıyla masaj ve hacamat tedavisi uygulamaya başladım. Yaklaşık 5 dakika boyunca masaj uyguladıktan sonra, Berat'ın boyun kısmından tutup çekme işlemi yaptım” dedi.
Karataş, yaptığı hareketin ardından Topay’ın durumunun kötüleştiğini belirterek ifadesine şöyle devam etti:
“Bu hareketin hemen ardından Berat kendisini kötü hissettiğini belirtti. Bunun üzerine Sinan ile birlikte Berat'ı düz bir yere alarak sırt üstü yatırdık. Yaklaşık 5 dakika geçtikten sonra Berat, durumunun daha da kötüleştiğini söyledi ve yavaş yavaş bilincini kaybetmeye başladı. Bu yaşanan olayda kesinlikle kasti bir durumum veya zarar verme amacım yoktur; Berat'ın neden fenalaştığını ben de bilmemekteyim.”
TUTUKLANARAK CEZAEVİNE GÖNDERİLDİ
Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Şenol Karataş hakkında 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’a muhalefet ile “taksirle ölüme neden olma” suçlarından işlem yapıldı.
Karataş, çıkarıldığı sulh ceza hakimliğince tutuklanarak cezaevine gönderildi.
UZMANDAN BOYUN KÜTLETME UYARISI
Türkiye Fizyoterapistler Derneği Başkanı ve Dünya Manuel Terapi (Kayropraktik) Türkiye Sorumlusu Kenan Zafer Aksungur, boyun bölgesine yönelik müdahalelerin ciddi riskler taşıyabileceğine dikkat çekti.
Aksungur, “Yurt dışında 5 yıllık eğitimi verilen kayropraktik bölümü bulunuyor. Bunun dışında bu uygulamayı yapabilmek için 4 yıllık fizyoterapi mezunu veya doktor olmak gerekiyor. Biz eğitimi sadece uzman hekim ve fizyoterapistlere veriyoruz. Buna rağmen hatalı uygulama yapan fizyoterapist veya doktorlar da olabiliyor. Müdahale anında oluşan bir hasar birkaç gün sonra bile ortaya çıkabilir; bu yüzden insanları sürekli uyarıyoruz. Özellikle manipülasyon dediğimiz birinci boyun omurgası müdahaleleri en riskli bölgedir. Güvenli testler ve gerekli incelemeler yapılmadan uygulanan işlemler felce, hatta ölüme yol açabilir” dedi.
“BERBERLER, MASÖRLER BİLE KÜTLETME YAPIYOR”
Sosyal medyada yaygınlaşan vücut kütletme görüntülerinin insanların bu işlemleri uzman olmayan kişilere yaptırmasına neden olabildiğini belirten Aksungur, “Günümüzde herkes birbirini kütletmeye çalışıyor ve tehlikenin farkında değil. Tüm testleri, MR görüntülemelerini, tahlilleri ve muayeneyi doktorlar yapar; kişi manuel terapiye uygun görüldüğü takdirde biz devreye gireriz. Ancak masörler, berberler ve yeterli eğitim almamış kişiler bu işlemleri yapmaya kalkışıyor” ifadelerini kullandı.
Aksungur, güvenli bir uygulama için uzmanların kapsamlı eğitimden geçmesi gerektiğini belirterek, “Oysa anatomi ve fizyoloji bilen bir uzmanın en az 150-200 saatlik pratik eğitim alması, en az 100 saatlik mobilizasyon stajı yapması ve 'kırmızı bayrak' denilen riskli durumlara son derece dikkat etmesi gerekir” dedi.
“UZMAN BİR FİZYOTERAPİST MÜDAHALE ETSEYDİ BELKİ DE O HAYAT KAYBOLMAYACAKTI”
Aksungur, olayın ardından yaptığı değerlendirmede uzman müdahalesinin önemini ifade ederek, “Yeterli güvenlik önlemleri alınsaydı ve uzman bir fizyoterapist müdahale etseydi belki de o hayat kaybolmayacaktı. Bir rahatsızlık hissedildiğinde öncelikle bilime ve güvenilir uzmanlara başvurulmalıdır” diye konuştu.
Sosyal medyada görülen deneyimlerin herkese uygulanamayacağını belirten Aksungur, “İnsanlar 'Gittim, iyileştim' diyor ama orada birinin sakat kalıp kalmadığına ya da ölüp ölmediğine bakılmıyor. Her hasta aynı değildir; bu yüzden önce kendi vücudunuzu tanımalı, rahatsızlığın nedenini sorgulamalı ve her izlediğiniz videoya inanmamalısınız” dedi.
Aksungur, tedavi sürecinin doktor değerlendirmesiyle başlaması gerektiğini belirterek, “Süreç, doktor teşhisi ve sevkiyle başlamalı; Sağlık Bakanlığı ile derneklerin denetiminden geçen, diploması ve aldığı eğitim doğrulanan uzmanlarla yürütülmelidir” ifadelerini kullandı.
“KIRMIZI BAYRAK” OLARAK DEĞERLENDİRİLEN BELİRTİLERE DİKKAT
Uzman Aksungur, bazı belirtilerin manuel terapi açısından ciddi risk oluşturduğunu da belirtti. Aksungur, “Örneğin; kanser geçmişi, kemik ağrısı, güç kaybı, idrar veya kuvvet kaçırma gibi durumlar 'kırmızı bayrak' yani yüksek risk anlamına gelir. Bu durumlarda uzman bir kişi bile müdahale etmekte zorlanır ya da hiç dokunmaması gerekir. Bizler üzerimize düşen sosyal sorumluluğun bilincinde olarak halkımızı bilgilendirmeye devam ediyoruz” dedi.
Kaynak:En İyi Haberler
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.