Sosyal medyadaki öncesi-sonrası fotoğraflarına aldanmayın: İşin iç yüzü başka

Sosyal medyadaki öncesi-sonrası fotoğraflarına aldanmayın: İşin iç yüzü başka

Sosyal medyada popülerleşen şok diyetler ve "ekmeği kestim" söylemleri hızla kilo verdirdiğini iddia etse de uzmanlar, "Bu yöntemler kalıcı ve sağlıklı değil" diyerek uyardı.

Sosyal medyada her gün yeni bir kilo verme yöntemi milyonlarca kişinin karşısına çıkıyor. Kimi paylaşımlarda ekmek ve diğer karbonhidratlar tamamen beslenmeden çıkarılırken, kimilerinde tek bir besin, bitki çayı, kolajen ürünü veya “detoks” programı hızlı kilo vermenin anahtarı olarak sunuluyor.

Özellikle “Ekmeği kestim, 20 kilo verdim” gibi kişisel deneyimlerin genel bir beslenme kuralıymış gibi aktarılması, kilo vermek isteyenleri yanıltabiliyor. Çünkü bir kişinin belirli bir beslenme düzeniyle kilo vermesi, aynı yöntemin herkes için aynı sonucu vereceği anlamına gelmiyor.

ekmegi-kestim-20-kilo-verdim.webp

“EKMEĞİ BIRAKMAK” NEDEN TEK BAŞINA KİLO VERME YÖNTEMİ DEĞİL?

Kilo kaybında yalnızca tek bir yiyeceğin tüketilip tüketilmemesi değil, kişinin toplam enerji alımı, beslenme düzeninin içeriği, fiziksel aktivitesi ve yaşam alışkanlıkları birlikte değerlendiriliyor.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), sağlıklı beslenmenin temelini yeterlilik, denge, ölçülülük ve çeşitlilik ilkelerinin oluşturduğunu belirtiyor. Kurumun güncel beslenme önerilerinde karbonhidratların önemli kaynakları arasında tam tahıllar, sebzeler, meyveler ve baklagiller de yer alıyor.

Bu nedenle “karbonhidrat tamamen zararlıdır” veya “ekmek yiyen kilo veremez” şeklindeki genellemeler bilimsel beslenme yaklaşımını yansıtmıyor. Asıl önemli nokta, tüketilen karbonhidratın türü, miktarı ve kişinin genel beslenme düzenindeki yeridir.

BİLİYOR MUYDUNUZ?

WHO, 10 yaş üzerindeki bireyler için günde en az 400 gram meyve ve sebze tüketilmesini ve doğal kaynaklardan en az 25 gram lif alınmasını öneriyor. Tam tahıllar, baklagiller, sebze ve meyveler bu açıdan önemli besin kaynakları arasında bulunuyor.

sosyal-medyadaki-oncesi-sonrasi-goruntulerine-dikkat.webp

SOSYAL MEDYADAKİ “ÖNCESİ-SONRASI” GÖRÜNTÜLERİNE DİKKAT

Sosyal medya algoritmaları, kısa sürede dikkat çeken içeriklerin daha fazla kişiye ulaşmasını sağlayabiliyor. Bu durum beslenme ve kilo verme içeriklerinde de “hızlı sonuç”, “gizli yöntem” ve “tek besinle zayıflama” gibi iddiaların öne çıkmasına neden olabiliyor.

Bir kişinin sosyal medyada paylaştığı kilo kaybının nasıl gerçekleştiğini yalnızca fotoğraf veya kısa videodan anlamak mümkün değil. Kişinin başlangıç kilosu, sağlık durumu, günlük enerji tüketimi, fiziksel aktivitesi ve uyguladığı programın süresi gibi birçok değişken sonucu etkileyebiliyor.

Üstelik hızlı kilo kaybının tamamının yağ kaybı olduğunu düşünmek de doğru değil. Tartıdaki değişim; vücuttaki su miktarı, glikojen depoları ve bağırsak içeriğindeki değişikliklerden de etkilenebiliyor.

“TEK BESİN” VE “MUCİZE KÜR” VAATLERİ NEDEN RİSKLİ?

Kereviz sapı suyu, detoks çayları, kolajen kürleri, yalnızca belirli bir besinle beslenme veya meyveyi tamamen yasaklama gibi öneriler zaman zaman sosyal medyada “zayıflama formülü” olarak sunuluyor.

Oysa sağlıklı beslenme tek bir yiyeceğe indirgenemiyor. WHO, beslenmede farklı besin gruplarından yeterli ve dengeli tüketimin önemine dikkat çekiyor; sebze, meyve, baklagiller, tam tahıllar, kuruyemişler ve uygun protein kaynaklarının çeşitlilik içinde tüketilmesini öneriyor.

Bu nedenle “Bana iyi geldi, sana da iyi gelir” yaklaşımı özellikle kilo verme konusunda yanıltıcı olabilir.

zayiflama-formulu.webp

DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

Sosyal medyada görülen bir diyet listesi uygulanmadan önce kişinin sağlık durumu ve beslenme ihtiyaçları dikkate alınmalı. Özellikle kronik hastalığı, düzenli ilaç kullanımı veya özel beslenme gereksinimi bulunan kişilerin internet üzerinden paylaşılan listeleri kendi başına uygulamaması gerekiyor.

Aynı şekilde “10 günde 5 kilo”, “tek besinle zayıflama” veya “hiç egzersiz yapmadan yağ yakma” gibi kesin sonuç vaatleri, bilimsel bir değerlendirme yerine pazarlama dili olarak ele alınmalı.

WHO da fazla kilo ve obezitenin yalnızca tek bir davranıştan kaynaklanmadığını; genetik, beslenme, fiziksel aktivite, çevre ve yaşam koşulları gibi birçok faktörün bir araya gelmesiyle ortaya çıktığını belirtiyor.

SAĞLIKLI KİLO VERME SÜRECİNDE NE ÖNEMLİ?

Kilo yönetiminde sürdürülebilir beslenme alışkanlıkları, düzenli fiziksel aktivite ve yeterli uyku birlikte değerlendirilmesi gereken unsurlar arasında bulunuyor. WHO, sağlıklı beslenmede sebze, meyve, baklagil, tam tahıl ve kuruyemişlerin artırılmasını; serbest şeker, aşırı yağ ve yüksek tuz içeren gıdaların sınırlandırılmasını öneriyor.

Dolayısıyla “Ekmeği kestim ve 20 kilo verdim” cümlesi tek başına bir kilo verme reçetesi olarak görülmemeli. Bir kişinin kilo vermesine neden olan şey, yalnızca ekmeği bırakması değil; toplam beslenme düzeninin, porsiyonların, enerji dengesinin ve yaşam biçiminin değişmesi olabilir.

Kaynak:En İyi Haberler

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.