Hayır diyemeyenler dikkat! “İyi insan” olmak tükenmişliğe götürebilir

Hayır diyemeyenler dikkat! “İyi insan” olmak tükenmişliğe götürebilir

Klinik Psikolog Esra Ezmeci, toplumda erdem olarak görülen “hep iyi olma” halinin, uzun vadede psikolojik yorgunluk ve tükenmişliğe yol açabileceğini belirterek uyardı: “Bu bir kişilik özelliği değil, çoğu zaman çocuklukta öğrenilen bir sorumluluk.”

Toplumda “iyi insan” denildiğinde akla; uyumlu, anlayışlı, sorun çıkarmayan, fedakar bireyler geliyor. Klinik Psikolog Esra Ezmeci’ye göre bu tanım, terapi odasında bambaşka bir tabloya dönüşüyor.

Ezmeci, sürekli idare eden ve kırmamaya çalışan bireylerin en sık kurduğu cümlenin şu olduğunu söylüyor:

“Çok yoruldum ama bunu kimse fark etmiyor.”

Bu yorgunluk, anlık değil; yıllar içinde biriken bastırılmış ihtiyaçların sonucu.

depresyon1.jpg

“İYİ İNSAN SENDROMU” NEDİR?

“İyi insan sendromu” tıbbi bir tanı olmasa da klinik gözlemlerde sıkça karşılaşılan bir durum. Bu kişiler çoğu zaman:

  • Kendi ihtiyaçlarını ikinci plana atıyor

  • “Hayır” demeyi suçlulukla ilişkilendiriyor

  • Sınır koymayı bencillik sanıyor

  • İlişkilerde yükü üstlenen taraf oluyor

Dışarıdan güçlü ve uyumlu görünseler de iç dünyalarında derin bir yorgunluk taşıyorlar. Bu durum genellikle depresyon olarak değil, “İçimde bir şey kalmadı” ifadesiyle dile getiriliyor.

BASTIRILAN DUYGULAR YOK OLMUYOR

Ezmeci’ye göre sürekli iyi davranan bireyler, çoğu zaman kalabalıklar içinde yalnızlık yaşıyor. Kendi duygularını ifade etmek yerine bastırmayı seçen bu kişiler, zamanla iç sesleriyle bağlarını kaybediyor.

Bastırılan öfke içe dönüyor, ifade edilmeyen kırgınlık ise ilişkilerde mesafeye dönüşüyor. Uzmanlara göre sorun anlatmamak değil, ihtiyaçları çok geç fark etmek. Çünkü ertelenen her duygu, daha sert bir şekilde geri dönüyor.

depresyon2.jpg

FEDAKARLIK MI, KENDİNİ SİLMEK Mİ?

Her fedakarlık sağlıklı değildir.

  • Fedakarlık geçicidir.
  • Kendini silmek süreklidir
  • Fedakarlık bilinçlidir, kendini silmek alışkanlıktır

Kendini silen bireyler bir süre sonra “Ben ne istiyorum?” sorusuna cevap veremez hale gelir. Bu noktada psikolojik bedel; sürekli yorgunluk, tahammülsüzlük, nedensiz ağlama ve içsel boşluk olarak ortaya çıkar.

SINIR KOYMAK KÖTÜLÜK DEĞİLDİR

Danışanlardan sık duyulan “Sınır koyarsam ben ben olmam” cümlesinin doğru olmadığını vurgulayan Esra Ezmeci, şunları söylüyor:

“Sınır koymak kişiliği değiştirmez, netleştirir. Netlik ilişkileri bozmaz, belirsizlik bozar.”

Sınır koyduğunuzda hayatınızdan çıkan kişiler, aslında sınırın olmadığı bir alanı seviyordur.

depresyon3.jpg

İYİ OLMAK ZORUNDA DEĞİLSİNİZ

Ezmeci, iyi olmanın herkesi memnun etmek anlamına gelmediğini vurgulayarak önemli bir hatırlatma yapıyor:

“İyi olmak zorunda değilsiniz ama kendinize karşı adil olmak zorundasınız.”

Kendine alan açabilen, ihtiyacını ifade edebilen bireyler bencil değil; aksine sağlıklı ilişkiler kurabilen kişilerdir. Çünkü gerçek bağ, kişinin kendisiyle temas halinde olmasıyla mümkün olur.

GERÇEK İYİLİK KENDİNİ UNUTMADAN OLUR

İyilik, kendini feda etmekle değil; kendini inkar etmeden ilişki kurabilmekle anlam kazanır. Sürekli veren ama kendini dışarıda bırakan herkes, zamanla tükenir.

İyilik, yönünü biraz olsun kendine çevirdiğinde sürdürülebilir hale gelir. Kendini koruyarak iyi kalabilenler, hem daha sağlam hem de daha gerçek bağlar kurar.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.