Sabah kahveniz sadece uyandırmıyor: Meğer yıllardır yanlış biliyormuşuz

Sabah kahveniz sadece uyandırmıyor: Meğer yıllardır yanlış biliyormuşuz

Kahve tüketimi yalnızca güne dinç başlamanızı sağlamakla kalmıyor; bağırsak sağlığı ve beyin fonksiyonları üzerinde de güçlü olumlu etkiler yaratıyor. İşte hem kafeinli hem de kafeinsiz kahvenin etkileri...

Araştırmacılar, düzenli kahve tüketen bireylerin bağırsaklarında önemli değişimler yaşandığını tespit etti. Yapılan gözlemlerde Eggerthella sp ve Cryptobacterium curtum gibi yararlı bakteri popülasyonlarında belirgin bir artış görüldü.

Bu bakterilerin zararlı mikroorganizmaları temizleyerek mide enfeksiyonlarına karşı doğal bir koruma kalkanı oluşturduğu belirtiliyor.

KAFEİNSİZ KAHVENİN BİLİŞSEL KATKILARI

Çalışmanın en dikkat çekici bulgularından biri, kafeinsiz kahve tüketen bireylerde öğrenme ve hafıza kapasitesinde gözlemlenen gelişmeler oldu. Uzmanlar bu durumu, kahvenin yapısında bol miktarda bulunan polifenoller gibi antioksidan bileşenlere bağlıyor. Polifenoller, kafein içeriğinden bağımsız olarak bilişsel sağlığı doğrudan destekliyor.

Kafeinli kahve tercih edenlerde ise dikkat ve odaklanmada artışın yanı sıra anksiyete (kaygı) düzeylerinde düşüş kaydedildi.

"KAFEİN HİKAYENİN SADECE BİR PARÇASI"

Araştırmanın başyazarı Prof. John Cryan, kahvenin tamamının mikrobiyom, metabolizma, ruh hali ve bilişsel fonksiyonlar üzerindeki etkilerini incelemek istediklerini belirtti. Cryan, elde ettikleri sonuçları şu sözlerle özetledi:

"En büyük sürpriz, kafeinsiz kahvenin de neredeyse aynı faydaları sağlaması oldu. Bu durum kafeinin hikayenin sadece bir parçası olduğunu gösteriyor. Polifenoller gibi diğer bileşenler, beyin-bağırsak eksenini şekillendirmede çok daha büyük bir rol oynuyor."

Bulguların kahvenin uzun vadeli sağlıklı mikrobiyom faydalarını ortaya koyduğunu ifade eden Prof. Cryan, sağlıklı bir diyetin parçası olan kahvenin sindirim dengesini desteklemek amacıyla kullanılabileceğini vurguladı.

ÖLÇÜLÜ TÜKETİM UYARISI

Kahvenin biyolojik açıdan oldukça karmaşık bir yapıya sahip olduğunu belirten araştırmacılar, etkilerin her zaman yalnızca olumlu yönde seyretmediğine dikkat çekiyor. Alışkanlık düzeyinde yoğun kahve tüketen bazı bireylerde dürtüsellik ve duygusal reaktivitede artış gözlemlendi.

Uzmanlar, diğer birçok besinde olduğu gibi kahveden de maksimum faydayı sağlamak için ölçülü tüketimin şart olduğunu belirtiyor. Aşırıya kaçmadan tüketilmesi gereken kahvenin, gelecekte diyet ve mikrobiyom odaklı kişiselleştirilmiş sağlık müdahalelerine öncülük edebileceği ifade ediliyor.

Kaynak:Haber Merkezi

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.