Kanserde beklenmedik kahraman: Dışkı kapsülleri tedavi direncini kırıyor
Kanada’da yapılan iki klinik çalışma, “dışkı hapları” olarak bilinen FMT kapsüllerinin kanser tedavisinde yan etkileri azalttığını ve tedaviye yanıt oranlarını belirgin biçimde artırdığını ortaya koydu.
Kanser tedavisinde en büyük sorunlardan biri, kullanılan ilaçların yol açtığı ciddi yan etkiler ve zamanla gelişen tedavi direnci olarak öne çıkıyor. Nature Medicine dergisinde yayımlanan son bilimsel veriler, çözümün bağırsak mikrobiyotasında saklı olabileceğine işaret ediyor.
Dondurularak kurutulmuş sağlıklı donör dışkısından elde edilen ve kapsül formunda uygulanan fekal mikrobiyota transplantasyonu (FMT) hapları; böbrek, akciğer ve cilt kanserlerinde tedavi sürecini kökten değiştirebilecek bir potansiyel sunuyor.
ŞİDDETLİ YAN ETKİLER BELİRGİN ŞEKİLDE AZALDI
Londra Sağlık Bilimleri Merkezi Araştırma Enstitüsü (LHSCRI) tarafından yürütülen çalışmanın ilk aşamasında, ileri evre böbrek kanseri hastaları incelendi. Standart immünoterapi alan hastalarda sıkça görülen şiddetli kolit ve ishal gibi yan etkiler, çoğu zaman tedavinin yarıda kesilmesine neden oluyor.
Araştırmada yer alan 20 hastadan elde edilen veriler, kişiye özel uygulanan FMT tedavisinin bu ağır yan etkileri anlamlı düzeyde hafiflettiğini ortaya koydu. Çalışmada görev alan bilim insanı Saman Maleki, yöntemin önemine dikkat çekerek, “Toksik yan etkileri azaltıp hastaların tedaviyi sürdürebilmesini sağlayabilirsek, bu durum doğrudan hayatta kalma oranlarına yansır” değerlendirmesinde bulundu.
AKCİĞER VE CİLT KANSERİNDE DİKKAT ÇEKEN SONUÇLAR
Araştırmanın ikinci ayağı ise Montreal Üniversitesi Hastane Araştırma Merkezi (CRCHUM) tarafından yürütüldü ve FMT haplarının tedavi etkinliği üzerindeki etkisi incelendi. Bulgular, yöntemin yalnızca yan etkileri azaltmakla kalmadığını, bağışıklık sisteminin kanserle mücadelesini de güçlendirdiğini gösterdi.
Akciğer kanseri hastalarında, immünoterapiyle birlikte FMT uygulanan grubun yüzde 80’i tedaviye olumlu yanıt verdi. Sadece immünoterapi alan hastalarda bu oran yüzde 39 ila 45 arasında kaldı.
Melanom (cilt kanseri) hastalarında ise FMT desteği alanların yüzde 75’inde iyileşme belirtileri gözlemlenirken, standart tedavi uygulanan grupta bu oran yüzde 50–58 seviyesinde gerçekleşti.
Araştırmacı Dr. Arielle Elkrief, elde edilen başarıyı “zararlı bakterilerin ortadan kaldırılması” ile açıklayarak, sağlıklı bağırsak florasının bağışıklık sisteminin kanser hücrelerini daha etkili tanımasını sağladığını vurguladı.
SIRADAKİ HEDEF: MEME VE PANKREAS KANSERİ
Her ne kadar “dışkı hapları” kulağa sıra dışı gelse de, fekal mikrobiyota transplantasyonu tıpta yeni bir yöntem değil. Uygulama, insanlarda 1958’den bu yana, hayvanlarda ise yaklaşık bir asırdır kullanılıyor. Nitekim ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), 2022 yılında ölümcül C. diff enfeksiyonlarının tedavisi için FMT yöntemine resmi onay verdi.
Bilim insanları şimdi bu yaklaşımı meme ve pankreas kanseri hastalarında test etmeye hazırlanıyor. Uzmanlar, yöntemin hem hastaların yaşam kalitesini artırabileceğini hem de sağkalım süresine olumlu katkı sunabileceğini belirtiyor.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.