Her gün içilen bitki çaylarında gizli tehlike: Uzmanlardan kritik uyarı
Bitki çaylarının doğal olduğu için zararsız kabul edilmesi ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Uzmanlar; yeşil çay, hibiskus, meyan kökü, sinameki, ısırgan otu ve adaçayının kontrolsüz tüketiminin olumsuz etkilerini açıkladı.
Soğuk havalarda bağışıklığı güçlendirmek, ödem atmak veya kilo vermek amacıyla tercih edilen bitki çayları, bilinçsiz tüketildiğinde sağlık açısından risk oluşturabiliyor. Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Aydın Türkmen ve Türk Böbrek Vakfı Diyetisyeni Gökçen Efe Aydın, özellikle kronik hastalığı bulunan kişilerin bitkisel ürünleri doktor görüşü almadan kullanmaması gerektiğine dikkat çekti.
Prof. Dr. Aydın Türkmen, bitkisel takviyelerin ilaçlarla aynı denetim süreçlerinden geçmediğini belirtti. Ürünlerin etken madde miktarlarının markadan markaya değişebildiğini aktaran Türkmen, üretim ve denetim sorunları nedeniyle ağır metal, pestisit veya etikette belirtilmeyen ilaç etken maddelerinin ürünlere karışabileceği uyarısında bulundu.
Özellikle internet üzerinden kaynağı belirsiz ürünlerin satın alınmasının ve bitkisel takviyelerin mevcut tıbbi tedavilerin yerine kullanılmasının ciddi sonuçlar doğurabileceği ifade edildi.
6 BİTKİ ÇAYINDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN RİSKLER
Diyetisyen Gökçen Efe Aydın, yaygın tüketilen altı bitki çayının kontrolsüz kullanımında ortaya çıkabilecek riskleri şöyle sıraladı:
Yeşil çay ve matcha: Kafein içerikleri nedeniyle aşırı tüketildiklerinde sıvı dengesi ve uyku üzerinde olumsuz etkiler oluşturabilir.
Hibiskus: Kan basıncını düşürücü etkisi nedeniyle tansiyon veya idrar söktürücü ilaç kullananların dikkatli olması gerekiyor.
Meyan kökü: Kan basıncını yükseltebilir, potasyum seviyesini düşürebilir ve vücutta sıvı tutulmasına neden olabilir.
Sinameki: Uzun süreli kullanımı sıvı ve potasyum kaybına yol açabilir; kalp ve böbrek sağlığını olumsuz etkileyebilir.
Isırgan otu: İdrar söktürücü etkisi nedeniyle özellikle benzer etkiye sahip ilaçlarla birlikte kullanıldığında sıvı dengesini bozabilir.
Adaçayı: Yüksek miktarda ve uzun süreli tüketimi, içerdiği biyolojik bileşenler nedeniyle sakıncalı olabilir.
ZERDEÇAL VE KURKUMİN TAKVİYELERİNE DE UYARI
Prof. Dr. Türkmen, zerdeçal ve etken maddesi kurkumin içeren takviyelerin de herkes için güvenli olmadığını belirtti. Bazı ticari ürünlerde ağrı kesici ilaç etken maddeleriyle bulaşma riski bulunabileceğini ifade eden Türkmen, bu durumun özellikle diyabet, hipertansiyon ve kronik böbrek hastalarında akut böbrek hasarı riskini artırabileceğini kaydetti.
Yüksek doz kurkumin takviyelerinin oksalat içeriği nedeniyle böbrek taşı oluşumuna yatkın kişilerde dikkatle değerlendirilmesi gerektiği de vurgulandı. Uzmanlar ayrıca bazı bitkilerde bulunan aristoloşik asidin geri dönüşü olmayan böbrek hasarı ve idrar yolu kanserleriyle ilişkilendirildiğine, yüksek doz yeşil çay ekstresinin ise karaciğer hasarına neden olabileceğine dikkat çekti.
Kaynak:Haber Merkezi
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.