Covid aşıları kalp krizini tetikliyor mu? Bakan Memişoğlu açıkladı
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, aşıların kalp krizini tetiklediği yönündeki iddialara ilişkin konuştu. COVID-19 hastalığının pıhtılaşma riskini artırabildiğini belirten Memişoğlu, bu etkinin aşıya bağlanmasının bilimsel dayanağı olmadığını söyledi.
Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, İstanbul’da sağlık muhabirleriyle bir araya geldiği toplantıda gündemdeki sağlık tartışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Memişoğlu, özellikle COVID-19 aşılarının kalp krizlerine neden olduğu yönündeki iddialara açıklık getirdi.
Bir basın mensubunun son dönemde kalp krizine bağlı ölümlerde artış olduğu ve bunun koronavirüs aşılarıyla ilişkilendirildiği yönündeki iddiaları sorması üzerine Memişoğlu, bu görüşün bilimsel verilerle desteklenmediğini ifade etti.
“BU TAMAMEN YANLIŞ DEZENFORMASYON”
COVID-19 hastalığının kardiyovasküler sistem üzerinde pıhtılaşma riskini artırabildiğine yönelik çalışmalar bulunduğunu belirten Memişoğlu, bu durumun bazı kişiler tarafından yanlış biçimde aşılara bağlandığını söyledi.
Memişoğlu, “Aşıyla alakalı böyle bir çalışma yok, böyle bir veri yok. Hatta tam tersine bu pıhtılaşma mekanizmalarını düzenlediğine dair çalışmalar da var. Bu tamamen yanlış dezenformasyon” ifadelerini kullandı.
“AŞI KONUSUNU BAZI İNSANLARIN PR’INA KURBAN ETMEYELİM”
Sağlık alanındaki dezenformasyonun doğrudan hastaları etkileyebileceğini belirten Memişoğlu, yanlış bilgilerin insanların sağlık hizmetlerine başvurmasını veya doğru tedaviye ulaşmasını engelleyebileceği uyarısında bulundu.
Memişoğlu, eleştiriye açık olduklarını ancak bilimsel temeli olmayan yönlendirmelerin topluma zarar verebildiğini belirterek, “Aşı konusunu böyle bazı insanların PR’ına kurban etmeyelim” dedi.
TÜRKİYE’DE YAŞAM SÜRESİ 78,5 YILA YÜKSELDİ
Toplantıda Türkiye’nin sağlık göstergelerine ilişkin verileri de paylaşan Memişoğlu, ortalama yaşam süresinin 78,5 yıla yükseldiğini söyledi. Bakanlık verilerine göre sağlık sisteminin temel göstergelerinden biri olan bebek ölüm hızında da önemli düşüş yaşandığını belirten Memişoğlu, 2025’te bu oranın binde 7,8’e gerilediğini ifade etti.
Memişoğlu, sağlık hizmetlerinde koruyucu yaklaşımın güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
SİGARAYA VE HAREKETSİZ YAŞAMA DİKKAT ÇEKTİ
Türkiye’deki ölümlerin önemli bölümünün dolaşım sistemi hastalıkları ve tümörlerden kaynaklandığını belirten Memişoğlu, bu hastalıklarla bağlantılı risk faktörlerinin başında sigara, hareketsizlik ve fazla kilonun geldiğini söyledi.
Sigara kullanımının ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğunu ifade eden Bakan, yaşam tarzı değişiklikleriyle hastalıkların önlenmesine daha fazla odaklanılması gerektiğini kaydetti.
EVDE SAĞLIK VE PALYATİF BAKIMDA YENİ DÖNEM
Memişoğlu, uzun süre hastanede yatmak zorunda kalan kronik hastalar için evde sağlık, uzaktan sağlık ve palyatif bakım hizmetlerinin entegre edildiğini açıkladı.
Bu kapsamda Evde Sağlık Hizmetleri Koordinasyon Merkezi (ESKOM) oluşturulduğunu belirten Memişoğlu, aile hekimlerinin de sisteme dahil edileceğini söyledi. Türkiye genelinde 7 bin 822 palyatif bakım yatağı bulunduğunu belirten Bakan, İstanbul’da ise 910 yatağın hizmet verdiğini ifade etti.
AİLE HEKİMLİĞİNDE KAPSAM GENİŞLİYOR
Sağlık Bakanı, Türkiye’de aile hekimliği birimlerinin sayısının 31 bine ulaştığını belirtti. İstanbul’da ise 1.121 aile hekimliği biriminin bulunduğunu ve 130 yeni birimin daha planlandığını söyledi.
Aile hekimlerinin ilaç yazımı, sağlık raporları ve hastanelerden randevu süreçlerinde daha etkin rol üstlenmesine yönelik düzenlemelerin hayata geçirildiğini aktaran Memişoğlu, Sağlıklı Hayat Merkezlerinin de koruyucu sağlık hizmetlerinde daha aktif kullanılacağını ifade etti.
TÜRKİYE’DE 30 BİNDEN FAZLA KİŞİ ORGAN BEKLİYOR
Organ bağışının artırılması gerektiğine de dikkat çeken Memişoğlu, Türkiye’de 30 binden fazla kişinin organ nakli beklediğini açıkladı.
Organ bağışının e-Devlet ve e-Nabız üzerinden yapılabildiğini belirten Bakan, bugüne kadar bağış sayısının 250 bine ulaştığını söyledi. Bağış kararının kişinin isteğine bağlı olarak gizli tutulabildiğini de aktardı.
YERLİ AŞI VE SAĞLIK TEKNOLOJİLERİ İÇİN YENİ HEDEF
Memişoğlu, Türkiye’nin sağlık teknolojilerinde dışa bağımlılığını azaltmaya yönelik çalışmaların sürdüğünü belirtti. Yerli aşı üretimi kapsamında 8 aşı için planlama yapıldığını, bunlardan en az 6’sı için kısa süre içinde sözleşme aşamasına geçilmesinin hedeflendiğini söyledi.
Bakan ayrıca yerli ultrason, mobil röntgen, solunum cihazı, kapsül endoskopi ve kalp-akciğer pompası gibi sağlık teknolojileri üzerinde çalışmalar yürütüldüğünü açıkladı. Sağlık Bakanlığı ve ASELSAN iş birliğiyle geliştirilen yerli kalp-akciğer makinesiyle ilk ameliyatın Haziran 2026’da başarıyla gerçekleştirildiği daha önce duyurulmuştu.
YAPAY ZEKA SAĞLIK SİSTEMİNDE DAHA FAZLA KULLANILACAK
Sağlık hizmetlerinde yapay zekâ kullanımının yaygınlaştırılacağını belirten Memişoğlu, özellikle görüntüleme ve denetim süreçlerinde yeni uygulamalar üzerinde çalışıldığını söyledi.
Bakan, mamografi görüntülerinin yapay zekâ desteğiyle değerlendirilmesi ve mobil röntgen cihazlarında şüpheli lezyonların hızlı şekilde tespit edilmesine yönelik çalışmalar yapıldığını aktardı. Sağlık Bakanlığı da yerli mobil dijital röntgen cihazlarının yapay zekâ destekli ön tanı amacıyla kullanıldığını daha önce açıklamıştı.
“SAĞLIĞI TÜRKİYE’NİN LOKOMOTİF SEKTÖRÜ HALİNE GETİRECEĞİZ”
Türkiye’nin yalnızca sağlık hizmeti sunan değil, aynı zamanda ilaç, tıbbi cihaz ve sağlık teknolojileri üreten bir ülke olması hedefini vurgulayan Memişoğlu, stratejik öneme sahip ürünlerin yerlileştirilmesi için çalışmaların sürdüğünü söyledi.
Bakan, Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu ilaç ve tıbbi cihazların belirlenerek yerli üretimin teşvik edildiğini, sağlık sektörünün üretimde ülkenin lokomotif alanlarından biri haline getirilmesinin hedeflendiğini ifade etti.
HPV VE SMA İÇİN BİLİMSEL VERİ VURGUSU
HPV konusunda bilimsel çalışmaların sürdüğünü belirten Memişoğlu, aşılama kararlarının bilimsel veriler doğrultusunda alınacağını söyledi.
SMA tedavileriyle ilgili de sonuçların bilimsel olarak değerlendirilmesi amacıyla çalışmalar yürütüldüğünü aktaran Bakan, tedavilerin etkinliğinin objektif verilerle ortaya konulmasının önemine dikkat çekti.
EBOLA AÇIKLAMASI: “TÜRKİYE’DE BİR SORUN YOK”
Afrika’da görülen Ebola vakalarına ilişkin de değerlendirme yapan Memişoğlu, Türkiye’de şu an için Ebola kaynaklı bir sorun bulunmadığını belirtti.
Halk sağlığı ekiplerinin durumu yakından takip ettiğini ifade eden Bakan, gerekli koruyucu tedbirlerin alındığını söyledi.
“SAĞLIK ÇALIŞANLARIMIZIN EMEĞİNE SAHİP ÇIKACAĞIZ”
Toplantının sonunda sağlık çalışanlarına yönelik mesaj veren Memişoğlu, sağlık çalışanlarının sistemin en önemli unsurlarından biri olduğunu vurguladı.
Sağlık çalışanlarının yoğun tempoda görev yaptığını belirten Bakan, toplumdan sağlık çalışanlarının emeğine ve özverisine sahip çıkılmasını istedi.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.