Aynadaki gizli tehlike! Bilim açıkladı: Yılda 2 defa yaptırmayanlar ‘yoksunluk’ yaşıyor

Aynadaki gizli tehlike! Bilim açıkladı: Yılda 2 defa yaptırmayanlar ‘yoksunluk’ yaşıyor
 Editör

Güzellik ve medikal estetik uzmanı Dr. Turgut Gökalp, estetik işlemlerin bağımlılığa dönüşme riskini değerlendirdi. Bilimsel araştırmalar, yılda en az iki işlem yaptırmayanlarda kumar bağımlılığına benzer psikolojik yoksunluk belirtileri saptadı.

Güzellik ve medikal estetik alanındaki hızlı gelişmeler, madalyonun diğer yüzünü de tartışmaya açtı. Son dönemde sıkça gündeme gelen "Estetik işlemler bir bağımlılığa dönüşebilir mi?" sorusuna, Güzellik ve Medikal Estetik Uzmanı Dr. Turgut Gökalp bilimsel verilerle yanıt verdi. Güncel araştırmalar, estetik müdahalelerin bazı durumlarda tıpkı kumar veya internet bağımlılığı gibi davranışsal bir bağımlılığa dönüşebileceğini ortaya koydu.

simon-sifon-estetik.png

ESTETİKTE KUMAR VE İNTERNET BAĞIMLILIĞI BENZERLİĞİ

2025 ve 2026 yıllarına ait güncel sistematik incelemeler, estetik bağımlılığını klinik boyutta ele aldı. Bilimsel literatür, sürekli olarak yeni bir işlem yaptırma arzusunun altında yatan mekanizmayı, kumar ve internet bağımlılığına benzer klinik belirtilerle açıkladı. Yapılan araştırmalarda, yılda en az iki medikal estetik işlem yaptırmayan bazı bireylerde, uyuşturucu yoksunluğuna benzer psikolojik çöküşler ve semptomlar tespit edildi. Uzmanlar, asıl meselenin aynadaki fiziksel görüntüde değil, zihindeki algıda bittiğini vurguladı.

RİSK GRUPLARI BELİRLENDİ: "SIMON" VE "SIFON" KİMDİR?

Araştırma verilerine göre, estetik bağımlılığında en büyük risk grubunu bekar, beklentisi son derece yüksek ve narsistik özellikler gösteren bireyler oluşturdu. Literatürde bu gruptaki erkek hastalar "Simon", kadın hastalar ise "Sifon" kısaltmasıyla tanımlandı. Özellikle "Sifon" profilindeki bekar ve yüksek beklentili genç kadınların, estetik bağımlılığı geliştirme riskinin diğer gruplara oranla çok daha yüksek olduğu belirtildi.

estetik-ameliyati.png

KUSURSUZ AMELİYAT BİLE ONLARI MUTSUZ EDİYOR

Uzmanlar, estetik taleplerinin arkasındaki en büyük psikolojik engellerden birinin Vücut Dismorfik Bozukluğu (beden algısı bozukluğu) olduğunu ifade etti. İstatistiklere göre, özellikle estetik burun ameliyatı adaylarının yaklaşık yüzde 57’sinde bu bozukluğun izlerine rastlandı. Bu psikolojik rahatsızlığa sahip olan hastalar, yapılan cerrahi veya medikal müdahale teknik olarak tamamen kusursuz olsa bile, işlem sonrasında büyük oranda mutsuz kalmaya devam etti. Bu durum, operasyon başarısının sadece cerrahi teknikle değil, hastanın zihinsel hazırlığıyla ilgili olduğunu gösterdi.

DIŞ GÖRÜNÜŞ VARIŞ NOKTASI DEĞİL SADECE BİR DURAK

Dr. Turgut Gökalp, estetik işlemlerin bir mutluluk kaynağı olmaktan çıkıp zorunluluğa dönüşmesi durumunda, vakit kaybetmeden bir uzmanla görüşülmesi gerektiğinin altını çizdi. Dış görünüşün hayat yolculuğunda sadece kıymetli bir durak olduğunu belirten Gökalp, bunun asla bir varış noktası olarak görülmemesi gerektiğini hatırlattı. Güncel bilimsel literatür de "aşırı ve orantısız" estetik taleplerinin durdurulmasında, cerrahi başarıdan ziyade psikolojik hazırlık ve doğru beklenti yönetiminin hayati önem taşıdığını vurguladı.

estetik-bagimliligi.jpg

Kaynak:

  • Nagy, K. K., et al. (2026). Psychosocial Factors Surrounding Aesthetic Rhinoplasty: A Systematic Review. Plastic and Reconstructive Surgery Global Open.
  • Wagenaar, W., & Hermans, A. M. (2025). Addiction to Cosmetic Procedures: A Scoping Literature Review. Aesthetic Plastic Surgery.
  • Saeed, K., et al. (2021). Psychology behind aesthetic rhinoplasty-introducing the term “SIFON”. Journal of Craniofacial Surgery.

Kaynak:Haber Merkezi

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.