Marmara'daki deprem deniz altını hareketlendirdi: O il için 'ikincil afet' uyarısı
NKÜ’lü uzman Ahmet Bal, Marmara’daki 6.2’lik depremin Tekirdağ açıklarındaki iki büyük deniz çukurunu hareketlendirdiğini belirterek tsunami riskine dikkat çekti. Sahilde 2 metreye yakın dalga ve ciddi yapısal tehlike uyarısı yaptı.
Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı Dr. Öğretim Görevlisi Ahmet Bal, 23 Nisan’da Marmara Denizi’nin Silivri açıklarında meydana gelen 6.2 büyüklüğündeki depremin ardından yapı güvenliği taramalarını hızlandırdıklarını açıkladı.
EN RİSKLİ BÖLGE SAHİL ŞERİDİ
Yapılan incelemelerde en fazla zorlanılan bölgenin Kumbağ Mahallesi’nden Marmaraereğlisi ilçesine kadar uzanan sahil hattı olduğunu belirten Bal, bu alanda kontrolsüz yapılaşmanın yoğun olduğuna dikkat çekti. Sahile çok yakın konumlanan yapıların büyük bölümünün yazlık ve ikincil konutlardan oluştuğunu ifade etti.

ESKİ YAPILAR VE KOROZYON TEHLİKESİ
Bal, sahil kesimindeki yapı stokunun önemli bir bölümünün 1980’li ve 1990’lı yıllarda inşa edildiğini belirterek, “Bu yapılar denize çok yakın olduğu için ciddi korozyon etkisi altında. Donatılar paslanmış durumda ve eski yönetmeliklere göre yapıldıkları için yapısal güvenlikleri zayıf” dedi.
DENİZ ALTINDAKİ İKİ BÜYÜK ÇUKUR ALARM VERİYOR
Boğaziçi Üniversitesi ve Namık Kemal Üniversitesi tarafından yapılan çalışmalar sonucunda Marmara Denizi açıklarında tespit edilen iki büyük deniz çukuruna dikkat çeken Bal, bu alanlarda biriken çökellerin 6.2’lik depremden sonra hareketlendiğini düşündüklerini söyledi.
“TSUNAMİ RİSKİ ARTIYOR”
Ahmet Bal, deniz tabanındaki bu hareketliliğin tsunami riskini yükselttiğini vurgulayarak, “Bu durum sadece yapıların depremle değil, ikinci bir afet olarak tsunamiyle de karşılaşabileceğini gösteriyor” ifadelerini kullandı.
2 METREYE YAKIN DALGA BEKLENTİSİ
Tekirdağ özelinde değerlendirmede bulunan Bal, Kumbağ ile Marmaraereğlisi arasında tsunami oluşması halinde dalgaların sahilden yaklaşık 50 metre içeriye kadar ilerleyebileceğini ve 2 metreye yakın dalga yüksekliği beklendiğini söyledi.
“DEPREME DAYANIM YÜKSEK DEĞİL”
Sahil kesimindeki yapıların hem korozyon hem de tsunami riski nedeniyle ciddi tehlike altında olduğunu vurgulayan Bal, “Bu yapılar maalesef depreme karşı yüksek dayanım göstermiyor. Özellikle sahil şeridi, deprem sonrası oluşabilecek ikincil afetler açısından önemli risk barındırıyor” diyerek uyarıda bulundu.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.