Epstein'in ölümünde yeni perde: FBI ve otopsi raporları açıklandı
ABD Adalet Bakanlığı, Jeffrey Epstein’ın gözaltında ölümüne ilişkin daha önce yayınlanmamış fotoğraf ve belgeleri kamuoyuna açtı. FBI raporları otopsi bulguları ve cezaevi kayıtları, ölüm sürecindeki ihmalleri ve çarpıcı ayrıntıları yeniden gündeme taşıdı
ABD Adalet Bakanlığı, cinsel suçlardan hükümlü Jeffrey Epstein’ın ölümünün ardından sedyede müdahale edilirken çekilen, daha önce kamuoyuna yansımamış fotoğrafları yayımladı. Görüntüler, gizliliği kaldırılan FBI raporu ve cezaevi belgeleriyle birlikte açıklandı.

20 FOTOĞRAF, MİLYONLARCA BELGE
Cuma günü yayımlanan milyonlarca Epstein belgesi arasında, bir kısmı “rahatsız edici” olarak tanımlanan 20 fotoğraf da yer aldı. Fotoğraflar, Epstein’ın 10 Ağustos 2019’da hücresinde tepkisiz bulunmasından kısa süre sonra çekildi.

OTOPSİ VE FBI RAPORLARI DOĞRULADI
BBC Verify tarafından incelenen dosyalarda, Epstein’ın boynuna ait yakın plan görüntüler, yaralanma izleri ve New York Adli Tıp Kurumu’nun (OCME) hazırladığı 89 sayfalık otopsi raporu bulunuyor. Raporda boyundaki iki kırığa ilişkin görüntülemeler de yer aldı.

ZAMAN ÇİZELGESİ DİKKAT ÇEKTİ
FBI’ın “Jeffrey Epstein ölüm soruşturması” başlıklı 23 sayfalık raporu, gözaltına alındığı 6 Temmuz 2019’dan ölümüne kadar geçen süreci ayrıntılı bir zaman çizelgesiyle aktarıyor. Belgelerde tüm sayfalara “gizliliği kaldırıldı” notu düşüldü.

HÜCRE ARKADAŞI İDDİASI
Rapora göre Epstein, 23 Temmuz’daki intihar girişiminin ardından gözlem programına alındı. O dönemde hücre arkadaşı Nicholas Tartaglione’nin kendisini öldürmeye çalıştığını öne sürdü. Ancak psikolog görüşmelerinde intihar düşüncesi olmadığını söylediği kayıtlara geçti.

KAMERA ÇALIŞMIYORDU, KONTROLLER YAPILMADI
Cezaevi belgeleri, Epstein’ın ölümünden önceki gece planlanan kontrollerin yapılmadığını ve hücredeki kamera sisteminin devre dışı olduğunu ortaya koydu. Hücre arkadaşı ise bir gün önce serbest bırakılmıştı.

YANIT YOK
Belgelerin hem düzenlenmiş hem de eski versiyonlarının neden birlikte yayımlandığı bilinmezken, ABD Adalet Bakanlığı yorum talebine yanıt vermedi, FBI ise açıklama yapmayı reddetti.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.