Endonezya’daki 7,7’lik deprem Marmara'yı tetikler mi? Prof. Dr. Osman Bektaş’tan dikkat çeken açıklama

Endonezya’daki 7,7’lik deprem Marmara'yı tetikler mi? Prof. Dr. Osman Bektaş’tan dikkat çeken açıklama

Endonezya’daki 7,7 büyüklüğündeki deprem Marmara’daki deprem riskini yeniden gündeme taşıdı. Prof. Dr. Osman Bektaş, deprem büyüklüğünde fayların fiziksel özelliklerinin belirleyici olduğunu belirtti.

Endonezya’da 14 Ağustos’ta meydana gelen 7,7 büyüklüğündeki deprem, Türkiye’de olası Marmara depremine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.

Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, depremin ardından yaptığı değerlendirmede, büyük depremlerin meydana gelmesinde fayların yapısal özelliklerinin önemine dikkat çekti. Bektaş’ın açıklamaları, Marmara’daki fayların deprem üretme kapasitesinin tek bir ölçüt üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğine işaret etti.

“HER FAY AYNI BÜYÜKLÜKTE DEPREM ÜRETMEZ”

Bektaş, 7 ve üzerindeki büyüklükteki depremlerin oluşumunda fayın fiziksel özelliklerinin belirleyici olduğuna dikkat çekti.

Bu yaklaşım, bir fayın uzun süredir büyük bir deprem üretmemesinin tek başına, mutlaka büyük bir deprem için yeterli gerilim biriktirdiği anlamına gelmediğini ortaya koyuyor. Fayın genişliği, sürtünme özellikleri, hareket biçimi ve bulunduğu jeolojik ortam, üretebileceği depremin niteliğini etkileyebiliyor.

MARMARA FAYI’NIN FARKLI KESİMLERİ FARKLI DAVRANABİLİR

Bektaş’ın değerlendirmeleri Marmara açısından da önem taşıdığını belirterek, daha önceki açıklamalarında Ana Marmara Fayı’nın farklı bölümlerinin aynı fiziksel özelliklere sahip olmadığını söyleyen Bektaş, fayın bazı kesimlerinde gerilim birikiminin daha farklı bir mekanizmayla gerçekleşebileceğine dikkat çekmişti.

Anadolu Levhası’nın batıya doğru hareketi sırasında İzmit ve Şarköy çevresindeki daha dar ve sürtünmeli fay kesimlerinde önemli miktarda gerilim birikebileceği değerlendiriliyor. Bu kesimlerde fayın kilitlenmesi halinde biriken enerjinin büyük bir depremle açığa çıkması mümkün olabiliyor.

MARMARA’NIN ORTASINDA FARKLI DEPREM MEKANİZMASI

Marmara Denizi’nin orta kesimindeki fay yapısının ise bu bölgelerden farklı özellikler taşıdığı belirtiliyor.

Bektaş’a göre burada daha geniş, zayıf ve kaygan bir fay ortamı bulunuyor. Bu nedenle levha hareketiyle oluşan enerjinin tek seferde çok büyük bir depremle boşalması yerine, orta büyüklükteki depremler ve “fay sürünmesi” olarak tanımlanan yavaş hareketlerle kademeli şekilde açığa çıkması mümkün olabilir.

Bu değerlendirme, Marmara’daki tüm fay segmentlerinin aynı şekilde davranmayabileceğini ve olası deprem senaryolarının fayın özellikleri dikkate alınarak ele alınması gerektiğini gösteriyor.

“250 YILDA YAKLAŞIK 5 METRELİK KAYMA AÇIĞI”

Marmara depremi açısından en önemli tartışma başlıklarından biri, uzun süredir büyük deprem üretmeyen fay kesimlerinde gerilim birikip birikmediği.

Bektaş daha önceki değerlendirmelerinde, Ana Marmara Fayı’ndaki yıllık yaklaşık 20 milimetrelik göreli hareket üzerinden yapılan hesaplamayla, yaklaşık 250 yılda 5 metrelik bir kayma açığı oluşabileceğini ifade etmişti.

Fayın tamamının tek parça halinde kırılması durumunda 7’nin üzerinde bir depremin teorik olarak mümkün olabileceğine dikkat çeken Bektaş, bunun yanında fay hareketinin farklı segmentlere dağılması, orta büyüklükteki depremler ve fay sürünmesi gibi mekanizmaların biriken gerilimin bir bölümünü boşaltabileceğini belirtmişti.

ENDONEZYA DEPREMİ MARMARA’YI TETİKLER Mİ?

Endonezya’daki 7,7 büyüklüğündeki depremin Marmara’da depremi tetiklediğine ilişkin Bektaş’ın açıklamasında herhangi bir ifade bulunmuyor.

Bektaş, Endonezya’daki depremi, farklı fayların neden farklı büyüklüklerde deprem üretebildiğini açıklamak açısından bir örnek olarak değerlendirdi.

Kaynak:En İyi Haberler

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.