Mehmet Uçum'dan yeni anayasa sürecine ilişkin açıklama: 50+1 ve Cumhurbaşkanlığı sistemi korunacak

Mehmet Uçum'dan yeni anayasa sürecine ilişkin açıklama: 50+1 ve Cumhurbaşkanlığı sistemi korunacak

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, yeni anayasa sürecine dair dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Uçum, yeni anayasanın en geç TBMM'nin 29. döneminde yapılacağını öngördü.

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, Anadolu Ajansı (AA) için kaleme aldığı "Türkiye'nin yeni anayasa gündemi" başlıklı yazıda yeni anayasa çalışmalarına ilişkin görüşlerini paylaştı.

28. DÖNEM İHTİMALİ DIŞLANMADI, HEDEF 29. DÖNEM

Uçum, yeni anayasanın Türkiye'nin olağan gündemi olduğunu belirtti. TBMM'nin mevcut 28. döneminde yeni anayasa yapılması ihtimalinin de Meclis'in değerlendireceği bir konu olduğunu ve bu ihtimalin dışlanamayacağını ifade etti.

Zaman yönetimi ile sürecin olgunlaştırılması gereken başlıklardaki fikri çalışma ihtiyacının, 29. dönemi daha gerçekçi bir hedef haline getirdiğini kaydeden Uçum, nihai kararın demokratik siyasi liderliğe ve Meclis'e ait olduğunu vurguladı.

"YENİ ANAYASA KAÇINILMAZ"

Türkiye'nin 2 bin 200 yılı aşan kadim bir devlet geleneğine sahip olduğunu hatırlatan Uçum, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçişi ve "Terörsüz Türkiye" sürecini son dönemin en önemli adımları arasında gösterdi. Uçum, gelinen aşamada yeni anayasanın artık kaçınılmaz olduğunu söyledi.

Yeni anayasayı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Türkiye Yüzyılı" vizyonunun en büyük hedeflerinden biri olarak niteleyen Uçum, şu ifadeleri kullandı:

"Dönem artık Türkiye Yüzyılı'dır, vakit artık yeni anayasa vaktidir. Türkiye Yüzyılı'nın ve istikrarın lokomotifi haline gelen Cumhur İttifakı şüphesiz bunu da başaracaktır."

1982 ANAYASASI'NIN 103 MADDESİ HALA YÜRÜRLÜKTE

1982 Anayasası'nı "darbe ürünü" olarak niteleyen Uçum, yapılan değişikliklere rağmen anayasanın sivil, demokratik, özgürlükçü ve kapsayıcı bir yapıya kavuşmadığını savundu.

Yürürlükteki 154 maddenin 103'ünün esas itibarıyla 1982'den kaldığını belirten Uçum, bu maddelerin 58'inde hiç değişiklik yapılmadığını, 45'inde ise tali değişikliklerin söz konusu olduğunu aktardı. Uçum, şöyle devam etti:

"Yani cari anayasanın üçte ikisi aradan geçen 44 yıla rağmen darbe ürünü olma özelliğini sürdürüyor."

Uçum, ilk dört maddenin esaslarının devamlılık ilkesi dahil korunacağını ifade etti. Yürütme ve yürürlük maddeleri de çıkarıldığında geriye kalan 97 maddenin gözden geçirilmesi, bazılarında esaslı değişiklik yapılması, bazılarının güncellenmesi, bazılarının ise kaldırılması gerektiğini söyledi. Değişiklik yapılmış 51 maddede de geliştirme ve yenileme ihtiyacı bulunduğunu belirtti.

"İlk dört madde hariç 1982 Anayasası'nın neredeyse bütün maddeleri tamamen değişti, yeni anayasa hedefi gereksizdir" yönündeki görüşü "boş ezber" ve "kasıtlı bir çarpıtma" olarak niteleyen Uçum, şunları kaydetti:

"1982 darbe Anayasası'nın oluşturduğu vesayetçi yapılara her defasında dur diyen, tüm engellere rağmen Terörsüz Türkiye süreci ile barışı ve kardeşliği benimseyen bu asil ve kahraman milletimize yamalı bohçadan beter olan anayasa hiçbir şekilde yakışmıyor. Önemle belirtelim ki yeni anayasa sadece bir ihtiyaç değil, aynı zamanda bir zorunluluktur."

CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİ VE YÜZDE 50+1

Yeni anayasa sürecini "milli bir görev" olarak tanımlayan Uçum, "2023 ruhuna sahip ve 2053 ile 2071 vizyonlarına uygun" bir anayasa hedeflediklerini açıkladı.

Uçum'a göre Türk milleti, Türk vatandaşlığı, resmi dil ve tek zorunlu eğitim dili olarak Türkçe, cumhuriyet, üniter yapı, laiklik ve demokratik hukuk devleti, milli kurtuluş ve bağımsızlık mücadelesinin ve anayasal birikimin kazanımları olarak yeni anayasada kırmızı çizgiler arasında yer alıyor. Bu konularda farklı bir düzenleme tartışmasının kabul edilemeyeceğini belirten Uçum, "İstismar siyaseti yürütülmesine ve sürece gölge düşürmek maksadıyla bilinçli çarpıtmalar yapılmasına asla müsaade edilmez" dedi.

Demokrasinin birikimlerini ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ni de korunması gereken değerler arasında sayan Uçum, cumhurbaşkanlığı seçimindeki yüzde 50+1 şartının değiştirilmesine karşı çıktı:

"Halkın, sistemin işleyişindeki iradesini güçlendirmiş olan etkili iki oy hakkı ve yüzde 50+1 kuralı halka rağmen değiştirilemez. Halk da iradesini zayıflatacak bu tip karşı hamlelere geçit vermez."

"SERBESTLİK FETİŞİZMİ TUZAĞINA DÜŞÜLMEMELİ"

Anayasanın esas olarak bir "güvenceler sistemi" olduğunu söyleyen Uçum, temel hak ve özgürlüklerde daha geniş güvenceler sağlanması gerektiğini savundu. Yeni anayasanın milli perspektife sahip olması gerektiğini vurgulayan Uçum, çağa uygun hak ve özgürlükler çerçevesinde geniş güvenceler getiren, temel değerleri tahrip eden hukuk anlayışlarına ve neoliberal saldırganlıklara karşı tedbirler alan bir metnin milletin en önemli ihtiyacı olduğunu ifade etti.

Uçum ayrıca şu uyarıyı yaptı:

"Demokrasi bayrağını daha da ileriye taşıyacak yeni anayasada 'serbestlik fetişizmi' tuzağına ise asla düşülmemelidir."

SİYASİ PARTİLER KANUNU VE SEÇİM KANUNLARI DA YENİLENECEK

Uçum, yeni anayasanın tek başına ele alınmaması gerektiğine dikkat çekti. Anayasayla birlikte TBMM İçtüzüğü, Siyasi Partiler Kanunu ve seçim kanunlarının da yenilenmesi ihtiyacının açık olduğunu belirten Uçum, Hukuk Politikaları Kurulu olarak her türlü fikri desteği vermeye devam edeceklerini söyledi.

Uçum, toplumun tüm kesimlerinin hukuk politikası oluşturma çalışmalarına katkı sunmasını hem bir hak hem de milli bir görev olarak tanımladı.

"KABA GÜÇ VE KURALSIZLIK" VURGUSU

Yazısının son bölümünde uluslararası düzene değinen Uçum, dünyada kural ve kurum referansının görünürde bile kalmadığını, kaba güç ve kuralsızlığın küresel yapıya egemen olduğunu savundu. Böyle bir ortamda yeni anayasayla geliştirilecek güçlü ve doğru bir kural sisteminin Türkiye'ye hukuk içinde ve hukukun desteğiyle yükselme fırsatı sunacağını söyleyen Uçum, şöyle konuştu:

"Özcesi Türkiye büyük yürüyüşe başlıyor. Yeni anayasa bu büyük yürüyüşün itici gücü olacaktır."

REFERANDUMDA "ÇOK YÜKSEK OY" BEKLENTİSİ

Yeni anayasanın Meclis'ten geçmesinin ardından halkoyuna sunulacağını hatırlatan Uçum, Türk milletinin ve toplumun tüm kesimlerinin yeni anayasa yapma hakkını asli kurucu irade yetkisiyle kullanarak hedefe ulaşacağına inandığını belirtti.

Uçum, TBMM'nin en geç 29. dönemde yeni anayasayı yapmasının ardından zorunlu olarak başvurulacak halk oylamasında anayasanın çok yüksek bir oyla kabul edileceğini öngördü.

Kaynak:Haber Merkezi

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.