OECD’den Türkiye raporu: Emeklilik yaşı yükseltilmeli, esnek çalışma yayılmalı
OECD’nin 2026 Türkiye raporu yayımlandı. Emeklilik sisteminin 'cömert' olduğunu savunan teşkilat; çalışma ömrünün uzatılmasını, sosyal güvenlik primlerinin düşürülmesini ve geçici iş sözleşmelerinin kapsamının genişletilmesini önerdi.
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD), yayımladığı son raporda Türkiye’deki emeklilik sistemine büyüteç tuttu. Mevcut sistemi ödeme miktarları açısından 'nispeten cömert' bulan rapor, bu durumun finansmanı için uygulanan yüksek sosyal güvenlik primlerinin işgücüne katılımı zorlaştırdığını belirtti. Çözüm olarak ise radikal bir öneri sundu: Emeklilik yaşını yaşam beklentisine endeksleyerek çalışma ömrünü daha da uzatmak. Ayrıca geç emekli olmayı tercih edenler için özel ikramiye sistemleri getirilerek, aktif çalışma süresinin artırılması gerektiği vurgulandı.
Rapordaki en dikkat çekici kısımlardan biri de iş gücü piyasasına yönelik 'esneklik' talebi oldu. OECD uzmanları, Türkiye’deki istihdam mevzuatının çok katı olduğunu ve bu durumun yeni iş yaratılmasını engellediğini savunuyor. Çözüm olarak daimi iş sözleşmelerinin daha esnek hale getirilmesi, belirli süreli ve geçici sözleşmelerin ise kapsama alanının genişletilmesi önerildi. Bu hamleyle işveren üzerindeki yükün azaltılması ve özellikle gençlerin iş bulma imkanlarının artırılması hedefleniyor.
KADIN İSTİHDAMI VE "EBEVEYN İZNİ" DEVRİMİ
OECD raporunda, Türkiye’deki kadınların işgücüne katılım oranının ortalamanın 26 puan altında kalması 'kullanılmamış bir yetenek havuzu' olarak nitelendirildi. Bu sorunu aşmak için masaya getirilen 'paylaşılabilir ücretli ebeveyn izni' önerisi ise tam bir devrim niteliğinde. Bu sistemle babaların da bakım sürecine aktif dahil olması ve annelerin iş hayatından kopmamasının sağlanması planlanıyor. Ayrıca düşük gelirli ailelere yapılacak doğrudan nakit yardımlarıyla çocuk bakım yükünün hafifletilmesi de raporun sosyal boyutunu oluşturuyor.
OECD’nin önerdiği 'geçici iş sözleşmelerinin yaygınlaştırılması' modeli, iş dünyasında bir yandan istihdamı artıracak bir hamle olarak görülürken, diğer yandan çalışanlar için 'iş güvencesi' tartışmalarını beraberinde getirebilir. Uzmanlar, bu tür bir geçişin özellikle kadınlar ve gençler için giriş bariyerlerini düşürebileceğini ancak sosyal hakların korunması noktasında yeni yasal düzenlemelere ihtiyaç duyulacağını söylüyor.
Kaynak:Haber Merkezi
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.