Motorin 100 lirayı aştı! Zam sadece depoyu değil, sofrayı da vurabilir

Motorin 100 lirayı aştı! Zam sadece depoyu değil, sofrayı da vurabilir

Motorinin litre fiyatının 100 lirayı aşmasıyla 50 litrelik deponun maliyeti 5 bin lirayı geçti. Ancak zam yalnızca sürücüleri etkilemiyor; tarımdan taşımacılığa, üretimden market raflarına uzanan maliyet zincirini de baskılıyor.

Motorin fiyatlarında yaşanan son artış, hem araç sahiplerinin hem de üretim ve taşımacılık sektörlerinin hesaplarını yeniden gündeme getirdi. 17 Eylül’de litre başına gelen 4,62 liralık zamla birlikte motorinin litre fiyatı İstanbul, Ankara ve İzmir’de 100 liranın üzerine çıktı.

Böylece 50 litrelik bir aracın deposunu doldurmanın maliyeti de 5 bin lirayı aştı. Ancak motorindeki artışın etkisi yalnızca akaryakıt istasyonlarında hissedilmiyor.

Motorin; tarlada kullanılan traktörden hasat araçlarına, ürünlerin taşındığı kamyonlardan şehirler arası nakliyeye kadar çok sayıda aşamada temel gider kalemlerinden biri olarak öne çıkıyor.

ZAM TARLADAN BAŞLAYAN MALİYETİ BÜYÜTÜYOR

Tarımda motorin yalnızca hasat edilen ürünün taşınması sırasında kullanılmıyor. Toprağın hazırlanması, ekim, ilaçlama ve hasat gibi birçok işlemde traktör ve diğer tarım makineleri yakıt tüketiyor.

Motorinle çalışan sulama pompalarının kullanıldığı işletmelerde ise yakıt giderine bir de sulama maliyeti ekleniyor.

Litre fiyatı 100 lira üzerinden hesaplandığında bin litre motorinin maliyeti 100 bin liraya ulaşıyor. Fiyatın her 1 lira yükselmesi, aynı miktarda yakıt kullanan üretici veya taşımacının giderine bin lira daha eklenmesi anlamına geliyor.

Bu hesap yalnızca akaryakıt maliyetini gösterirken bakım, işçilik, gübre, tohum ve diğer üretim giderleri ayrıca hesaplanıyor.

ÇİFTÇİNİN GİRDİ MALİYETİ BİRDEN FAZLA KALEMDE ARTIYOR

Türkiye Ziraat Odaları Birliği'nin ağustos ayı verilerine göre mazot fiyatı bir ayda yüzde 7, yıllık bazda ise yüzde 57,9 yükseldi. Aynı dönemde gübre, yem, elektrik ve bitki koruma ürünleri gibi diğer tarımsal girdilerde de fiyat artışları yaşandı.

Bu tablo, üreticinin yalnızca motorindeki yükselişle değil, aynı anda birden fazla maliyet kalemindeki artışla karşı karşıya olduğunu gösteriyor.

Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Hasan Murat Kapıkıran da motorinin 100 lirayı aşmasını, uzun süredir devam eden maliyet baskısında yeni bir eşik olarak değerlendiriyor.

HASAT BİTSE DE YAKIT MALİYETİ BİTMİYOR

Motorindeki artışın etkisi, ürünün türüne ve üretim dönemine göre değişiklik gösteriyor.

Buğday ve arpa gibi geniş alanlarda yetiştirilen ürünlerde toprağın hazırlanmasından hasada kadar traktör kullanımı önemli bir gider oluşturuyor. Pamuk, mısır ve şeker pancarı gibi ürünlerde ise ekim, sulama ve hasat süreçlerinin farklı aşamalarında makine ve yakıt ihtiyacı ortaya çıkıyor.

Bu nedenle akaryakıt fiyatındaki artış hem mevcut ürünün hasat ve taşıma maliyetini artırıyor hem de yeni sezon için yapılacak üretim hesabını değiştiriyor.

“DEKAR BAŞINA DESTEK YAKIT GİDERİNİN TAMAMINI KARŞILAMIYOR”

Kapıkıran'ın verdiği hesaba göre hububatta dekar başına yaklaşık 400 liralık temel destek, motorinin litre fiyatı 100 lirayken yaklaşık dört litre yakıt almaya karşılık geliyor.

Bir dekar hububat üretiminde yaklaşık 8-9 litre motorin kullanıldığını belirten Kapıkıran, bu durumda söz konusu desteğin yakıt giderinin yaklaşık yarısını karşılayabildiğini savunuyor.

Yakıt giderinin yükselmesiyle üreticinin aynı destekten gübre ve diğer girdiler için ayırabileceği kaynak da azalıyor.

YÜKSELEN YAKIT MALİYETİ BORCA DÖNÜŞEBİLİYOR

Motorin fiyatındaki yükselişin üretici üzerindeki etkisi yalnızca doğrudan yakıt faturasıyla sınırlı kalmıyor. Sezon başında daha yüksek finansmana ihtiyaç duyan çiftçi, yeterli kaynağa ulaşamadığında bazı girdileri vadeli olarak temin etmek durumunda kalabiliyor.

Gübre, fide ve motorin gibi ihtiyaçların tedarikçilerden vadeli alınması halinde ödeme, hasat sonrasına bırakılıyor. Ancak bu plan ürün verimi ve satış fiyatlarının beklendiği şekilde gerçekleşmesine bağlı.

Verimin düşmesi veya ürünün beklenen fiyattan satılamaması durumunda üretici yeni sezona borçla başlayabiliyor.

Kapıkıran, bu durumun bazı üreticiler açısından haciz, arazi satışı veya üretimden çekilme riskini gündeme getirdiğini belirtiyor. Çözüm olarak ise özellikle girdi temini ve ürün satışında kooperatiflerin güçlendirilmesini öneriyor.

MOTORİN ZAMMI MARKET RAFLARINA AYNI ORANDA YANSIMAYABİLİR

Akaryakıt fiyatındaki artışın marketlerde satılan her ürüne aynı oranda yansıması ise doğrudan söz konusu değil.

Bir ürünün raf fiyatını belirleyen unsurlar arasında yakıtın toplam maliyet içindeki payının yanı sıra stokların ne zaman alındığı, tedarik sözleşmeleri, piyasadaki ürün miktarı ve marketler arasındaki rekabet de bulunuyor.

İstanbul Perakendeciler Derneği Başkanı Rahmi Kartal, akaryakıt artışının tek başına raf fiyatlarında yüzde 10-20 oranında bir yükseliş yaratmasını beklemediğini belirtiyor.

Kartal'a göre bazı tedarikçiler, birkaç aydır fiyat listelerini değiştirmedikleri gerekçesiyle yüzde 5-10 arasında zam talep ediyor. Ancak marketler bu artışların tamamını aynı anda raflara yansıtmayabiliyor.

MARKETLER ZAM TALEPLERİNİ BEKLETEBİLİYOR

Perakende sektöründe fiyat artışlarının zamanlamasında rekabet de belirleyici oluyor. Bir marketin rakiplerinden önce fiyat yükseltmesi, müşteri kaybetme riskini beraberinde getirebiliyor.

Devam eden indirim kampanyaları ve mevcut stoklar da yeni fiyatların raflara yansımasını geciktirebiliyor.

Kartal, tedarikçilerden gelen yeni fiyat listelerine ilişkin süreci, “Masamıza gelen listeleri hemen yansıtmıyoruz, bekliyoruz” sözleriyle anlatıyor.

EKONOMİ YÖNETİMİNDEN MOTORİN AÇIKLAMASI

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 16 Eylül'de katıldığı televizyon yayınında eşel mobil uygulamasının motorinde yıl sonuna kadar kısmen sürdürüleceğini, 2027'de ise uygulamanın devam etmeyeceğini söyledi.

Şimşek, motorinin taşımacılık, tarım ve rekabet gücü açısından önemine dikkat çekerken uygulama nedeniyle vergi gelirlerinden feragat edildiğini belirtti.

Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu da 13 Ağustos'taki açıklamasında motorindeki ÖTV indiriminin yılın tamamına yayılması talebini gündeme getirmişti.

Motorindeki 100 liralık eşik böylece yalnızca sürücülerin depo maliyetini değil, üretimden taşımacılığa ve nihayetinde tüketiciye ulaşan fiyat zincirinin tamamını yeniden tartışmaya açmış durumda.

Kaynak:Haber Merkezi

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.