Merkez Bankası'ndan şirketlerin borçları için yeni adım: İktisatçıdan dikkat çeken uyarı

Merkez Bankası'ndan şirketlerin borçları için yeni adım: İktisatçıdan dikkat çeken uyarı

Merkez Bankası, yıl sonuna kadar vadesi dolacak özel sektör borçlarının geri ödenmesinde kullanılacak TL kredilerini büyüme sınırından muaf tuttu. İktisatçı Nazır Kapusuz, şirketlerin borçlarını daha yüksek faizle yenilemesinin risklerine dikkat çekti.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), özel sektör şirketlerinin vadesi gelen borçlarını ödeyebilmesini kolaylaştıracak bir düzenlemeye gitti. Bankalara 26 Ekim'de gönderilen yazıyla, yıl sonuna kadar vadesi dolacak belirli özel sektör borçlanma araçlarının geri ödemesinde kullanılacak Türk lirası kredileri, kredi büyüme sınırının dışında tutuldu.

Düzenleme kapsamında, banka dışındaki özel sektör kuruluşlarının yurt içinde TL cinsinden ihraç ettiği borçlanma araçlarının geri ödenmesi için kullandırılan kredilere istisna tanındı.

Adımla, şirketlerin vadesi gelen borçlarını öderken finansmana erişimde yaşayabileceği sıkışıklıkların azaltılması hedefleniyor. Ancak borçların yeni banka kredileriyle kapatılması, finansman maliyetleri ve şirketlerin ödeme kapasitesi konusundaki tartışmaları da beraberinde getirdi.

İKTİSATÇI NAZIR KAPUSUZ'DAN ÖZEL SEKTÖR TAHVİLİ UYARISI

İktisatçı Nazır Kapusuz, TCMB'nin kararını sosyal medya hesabından değerlendirerek özel sektör tahvillerindeki ödeme risklerine dikkat çekti. Kapusuz, düzenlemenin önemine işaret ederken şirketlerin vadesi gelen tahvil borçlarını ödeyememe ihtimalinin yakından izlenmesi gerektiğini savundu.

Özel sektör tahvillerinin yatırım fonlarının portföylerinde de bulunduğunu hatırlatan Kapusuz, şirketlerin ödeme güçlüğü yaşamasının fonları da etkileyebileceğini belirtti.

Kapusuz, bazı fonların bu süreçten ciddi gelir kaybıyla karşılaşabileceğini ileri sürerken, değerlendirmelerinin belirli bir şirketin temerrüde düştüğünü veya fonların kesin olarak zarar ettiğini göstermediği de göz önünde bulundurulmalı.

YÜZDE 42 FAİZLİ BORÇ, YÜZDE 48 FAİZLİ KREDİYLE KAPATILIRSA NE OLUR?

Kapusuz'un açıklamasında öne çıkan başlıklardan biri, şirketlerin daha düşük faizle ihraç ettikleri tahvilleri daha yüksek maliyetli banka kredileriyle kapatma ihtimali oldu.

İktisatçı, olası bir senaryoyu şu sözlerle anlattı:

“X şirketi yüzde 42 ile tahvil çıkarsın, vade tarihinde ödeyemesin, bunu yüzde 48 banka kredisi ile kapatsın! Döndürülebilir bir ekosistem değil bu.”

Bu örnekte şirket, tahvil yatırımcılarına olan borcunu yeni bir banka kredisiyle kapatabilir. Ancak böyle bir işlem, şirketin toplam borcunu ortadan kaldırmak yerine borcun niteliğini değiştirir.

Yüzde 42 faizli bir finansman yerine yüzde 48 faizli kredi kullanılması, diğer koşullar aynı kaldığında borçlanma maliyetini 6 yüzde puan artırır. Bu durum, nakit akışı yeterli olmayan şirketlerin ilerleyen dönemde daha fazla finansman baskısıyla karşılaşmasına yol açabilir.

Öte yandan, söz konusu faiz oranları Kapusuz'un riskleri anlatmak için verdiği örneğe dayanıyor; belirli bir şirkete ait doğrulanmış borçlanma verileri değil.

YATIRIM FONLARI DA RİSKLE KARŞI KARŞIYA KALABİLİR

Özel sektör tahvilleri, yatırım fonlarının portföylerinde yer alabilen finansal araçlar arasında bulunuyor. Tahvil ihraç eden şirketlerin vadesi gelen yükümlülüklerini yerine getirememesi durumunda, bu araçları portföyünde tutan fonlar da alacaklarını tahsil etmekte gecikme veya kayıp riskiyle karşılaşabilir.

Kapusuz, hem tasfiye sürecindeki fonların hem de faaliyetlerine devam eden fonların bu gelişmelerden etkilenebileceğini öne sürdü.

Böyle bir durumda fonların nakit akışı ve portföy değerleri baskı altında kalabilir. Ancak etkinin boyutu, fonların hangi tahvilleri ne ölçüde tuttuğuna, şirketlerin ödeme performansına ve borçların yeniden yapılandırılıp yapılandırılmadığına bağlı olacak.

KAPUSUZ'DAN 1 TRİLYON LİRALIK LİKİDİTE KAYBI İDDİASI

Kapusuz, değerlendirmesinde yalnızca özel sektör borçlarına değil, fon piyasasındaki likidite gelişmelerine de değindi. Fonların yarattığını öne sürdüğü 1 trilyon liralık likidite çekilmesinin para politikası üzerindeki etkilerinin yeterince hesaba katılmadığını savundu.

İktisatçı, söz konusu likidite kaybının parasal sıkılaştırma politikalarının sonuçlarını etkileyebileceğini ileri sürerek mevcut yaklaşımı eleştirdi.

Bu değerlendirme Kapusuz'un görüşünü yansıtırken, 1 trilyon liralık tutarın kapsamı ve para politikası üzerindeki net etkisine ilişkin ayrıntılı veriler haberde yer alan bilgiler arasında bulunmuyor.

ŞİRKETLERİN BORÇ ÖDEME KAPASİTESİ YAKINDAN İZLENECEK

TCMB'nin kredi büyüme sınırına getirdiği istisna, şirketlerin vadesi gelen borçlarını ödemek için banka finansmanına erişimini kolaylaştırabilecek. Bununla birlikte, borçların yeni kredilerle çevrilmesi şirketlerin ödeme gücünü tek başına artırmıyor.

Özellikle yüksek faiz ortamında faaliyet gelirleri borçlanma maliyetlerini karşılamayan şirketler için yeniden finansman, kısa vadeli bir çözüm sunarken uzun vadeli riskleri de beraberinde getirebilir. Düzenlemenin şirketlerin ödeme performansına ve yatırım fonlarının portföylerine nasıl yansıyacağı ise önümüzdeki dönemde takip edilecek başlıklar arasında yer alıyor.

Kaynak:Haber Merkezi

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.