Mahfi Eğilmez’den ezber bozan çıkış: Enflasyon teknik hata değil, bilinçli siyasi tercihtir
Ünlü ekonomist Mahfi Eğilmez, Türkiye'nin kronikleşen enflasyon sorunuyla ilgili çok konuşulacak bir tespitte bulundu. Eğilmaz enflasyonun düşmemesini "beceriksizlik" olarak görmenin yanlış olduğunu belirtti.
Ekonomist Dr. Mahfi Eğilmez, kaleme aldığı son analizde Türkiye ekonomisindeki "Enflasyon-Büyüme" sarmalını masaya yatırdı. Enflasyonun neden kalıcı hale geldiğini sorgulayan Eğilmez, teşhisi koyarken faturayı ekonomi teknisyenlerine değil, siyaset kurumunun tercih setine kesti. Eğilmez'e göre Türkiye, yaklaşık yarım asırdır (2008-2016 arası hariç) enflasyonla ve onun beslediği tüketim artışıyla büyüyen bir modeli bilerek ve isteyerek uyguluyor.
Eğilmez, analizinde şu çarpıcı ifadelere yer verdi:
"Türkiye’de enflasyonun kalıcı olmasının nedeni teknik bir yetersizlik değildir. Asıl neden, büyümeden ve onun yarattığı sanal refahtan vazgeçemeyen bilinçli bir siyasal tercihtir."
Eğilmez'in paylaştığı veriler, 2020 pandemisi sonrası kredi genişlemesiyle ekilen enflasyon tohumlarının, 2021 sonundaki faiz indirimleriyle rekor seviyelere ulaştığını, ancak büyümenin potansiyel seviyesinde (yüzde 5) tutulabildiğini gösteriyor.
"SİYASETÇİ İŞSİZLİĞİ ANLATAMAZ AMA ENFLASYONU ANLATIR"
Peki siyasetçi neden yüksek enflasyonu göze alıyor? Mahfi Eğilmez bu soruyu "siyasi rasyonalite" ile açıklıyor. Verimliliği artırmanın ve dünya markası yaratmanın zahmetli bir yol olduğunu belirten Eğilmez, siyasetçinin kolay yolu seçtiğini vurguluyor: "Türk siyasetçisi, enflasyonu halka bir şekilde anlatabilse de ekonomik küçülmenin yaratacağı işsizlik artışını anlatabilmesinin çok zor olduğunun bilincindedir."
Eğilmez'e göre yüksek enflasyonun siyasetçiye sağladığı bir diğer "fayda" ise rakamların büyümesi. Enflasyonist ortam, Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'yı (GSYH) ve dolayısıyla kişi başına düşen geliri kağıt üzerinde, gerçekte olması gerekenden daha yüksek gösteriyor. Bu da siyasetçiye meydanlarda övünme olanağı yaratıyor. Eğilmez analizini karamsar bir tabloyla bitirdi. Türkiye'deki mevcut siyasal ve ekonomik tercih seti (öncelik büyüme olduğu sürece) değişmediği müddetçe, enflasyonun yüzde 5'lere düşmesini ve orada kalıcı olmasını beklemenin "gerçekçi olmadığını" belirtti.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.