İran-İsrail savaşı Çin ekonomisini vurdu: Küresel üretim devi "Hürmüz" engelini nasıl aşacak?
Orta Doğu’da tırmanan savaş, küresel ekonominin lokomotifi olan Çin’de hem fabrikaları hem de sokaktaki işçiyi doğrudan etkileyen yeni bir ekonomik darboğaz yarattı.
Çin'in sanayi merkezlerinden Foshan ve Guangzhou'da, ucuz seri üretimden yüksek teknolojiye geçiş sancıları yaşanırken, Orta Doğu’daki çatışma fabrika siparişlerini ve istihdamı doğrudan baltalıyor. Petrol fiyatlarındaki artış, özellikle naylon, polyester ve ipek üretimi için petrokimya girdisine muhtaç olan dünyanın en büyük kumaş pazarını vurmuş durumda. Tüccarlar, hammadde maliyetlerinin %20 arttığını ve müşterilerin bu fiyat farkını ödemeyi reddetmesiyle stokların depolarda biriktiğini belirtiyor. Diğer yanda, Kanton Fuarı’nda sergilenen robotik teknolojiler ve yapay zeka gözlükleri Çin’in "gelecek vizyonunu" temsil etse de, bu ürünlerin üretimindeki temel girdi olan plastik ve enerji maliyetleri, rekabetçi fiyat avantajını her geçen gün eritiyor.
Çin, petrol krizinin etkilerini en aza indirmek için yıllardır yatırım yaptığı elektrikli araç (EV) sektöründe savaşla birlikte yeni bir fırsat yakaladı. Mart ayında 350 bin elektrikli araç ihraç ederek rekor kıran Çinli üreticiler, benzin ve dizel fiyatlarının fırladığı ülkelerde pazar payını hızla artırıyor. Ancak bu sektörde de lojistik engeller baş gösteriyor; özellikle Orta Doğu’ya gönderilecek araçların bir kısmı Hürmüz’deki güvenlik riskleri nedeniyle Çin limanlarında bekletiliyor. Bu durum, Çinli üreticileri Afrika ve Güney Amerika gibi alternatif pazarlara yönlendirirken, Orta Doğu ülkelerinin yakıt maliyetinden kaçmak için elektrikli araçlara olan talebini daha da körüklüyor.
TRUMP ZİRVESİ VE İRAN DİPLOMASİSİ
Ekonomik kayıplarını minimize etmek isteyen Pekin, diplomatik sahada "öngörülebilirlik" peşinde koşuyor. Mayıs ayında planlanan Donald Trump - Şi Cinping zirvesi öncesinde Çin, müttefiki İran’ı müzakere masasına iterek Washington ile ilişkileri yumuşatmayı hedefliyor. Uzmanlar, Çin’in artık sadece küresel üretimin değil, gücün de merkezinde yer aldığını kanıtlamak için Suudi Arabistan ve BAE ile yürüttüğü mekik diplomasisinin stratejik bir "güç gösterisi" olduğunu ifade ediyor.
Çin, enerji güvenliğini korumak adına dünyanın en büyük ikinci Stratejik Petrol Rezervi'ne sahiptir. Hürmüz Boğazı gibi kritik yollar tıkandığında, ülke sanayisinin durmaması için yeraltı depolarında yaklaşık 90 günlük ithalata eşdeğer ham petrol tutulmaktadır. Ancak bu rezervler, sanayiyi kısa süreli korusa da, petrole dayalı plastik ve tekstil ürünlerinin maliyet artışını engellemeye yetmiyor; bu da Çin’in neden ateşkes için bu kadar ısrarcı olduğunu kanıtlıyor.
Kaynak:Haber Merkezi
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.