Fed için faiz hesabı değişiyor: Borsa, dolar ve tahvil piyasasında yeni dönem
ABD'de tahvil getirilerindeki yükseliş, Fed'in faiz politikasına ilişkin hesapları gündeme taşıdı. 10 yıllık tahvil getirisinin 80 baz puan yükselmesi, finansal koşulların ekonomiyi soğutmada Fed'in işini kısmen üstlenmiş olabileceğine işaret ediyor.
Küresel merkez bankalarının para politikalarında yalnızca politika faizi değil, finansal koşulların tamamı daha fazla önem kazanıyor. Tahvil getirileri, hisse senedi fiyatları, kredi maliyetleri ve döviz kurları ekonomik aktiviteyi doğrudan etkilediği için Fed'in faiz kararlarında da bu göstergelerin oluşturduğu tablo önem taşıyor.
ABD'de 10 yıllık tahvil getirisinin haziran ayından bu yana yaklaşık 80 baz puan yükselmesi, piyasadaki finansal koşulların belirgin şekilde sıkılaştığını gösteriyor. Bu durum, Fed'in ekonomiyi soğutmak için politika faizini daha fazla artırma ihtiyacını azaltabilecek bir unsur olarak değerlendiriliyor.
Tahvil getirilerindeki yükseliş, yatırımcıların hisse senetleri açısından alternatif maliyetini artırıyor. Özellikle yüksek büyüme beklentisiyle değerlenen şirketlerde, yükselen faizler gelecekteki gelirlerin bugünkü değerini aşağı çekebiliyor.
ABD'de 10 yıllık tahvil faizi eylül ayında yüzde 5,11'e kadar çıkarak 2007'den bu yana görülen en yüksek seviyeye ulaşmıştı. Aynı dönemde yüksek tahvil faizleri özellikle teknoloji hisseleri üzerinde satış baskısı oluşturmuştu.
Buna karşın küresel borsalarda tahvil getirilerindeki yükselişe rağmen sert ve kalıcı bir satış dalgası henüz görülmedi. Piyasalarda şirket karlılıkları ve yapay zeka yatırımları destekleyici unsur olurken, yüksek faiz, petrol fiyatları ve güçlü dolar baskı oluşturmaya devam ediyor.
DOLAR İÇİN DE KRİTİK DÖNEM
ABD'de faizlerin yüksek kalması dolar üzerinde destekleyici etki oluşturabiliyor. Yüksek ABD tahvil getirileri, dolar cinsi varlıkların yatırımcılar açısından cazibesini artırırken gelişmekte olan ülke para birimleri üzerinde baskı yaratabiliyor.
Fed'in eylül ayında politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 3,75-4,00 aralığına yükseltmesinin ardından dolar ve ABD tahvil getirilerinde yükseliş görülmüştü. Fed yetkililerinden gelen sonraki açıklamalarda ise enflasyonla mücadele kapsamında ilave faiz artışlarının gündemde kalabileceği mesajı verildi.
ABD'de ağustos ayına ilişkin çekirdek PCE enflasyonu aylık yüzde 0,2, yıllık yüzde 3 arttı. Verinin beklentilerin altında kalması, Fed'in ekim ayında yeni bir faiz artışı yapacağı yönündeki fiyatlamaların zayıflamasına neden oldu. Reuters'a göre piyasalar, son verilerin ardından ekim ayında faiz artışı ihtimalini daha düşük fiyatlamaya başladı.
Kaynak:Haber Merkezi
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.