Altın, petrol ve doğal gazda hareketli hafta! Piyasaların yeni gündemi belli oldu

Altın, petrol ve doğal gazda hareketli hafta! Piyasaların yeni gündemi belli oldu

Altın piyasasında Fed’in faiz politikası, tahvil faizleri ve merkez bankalarının alımları öne çıktı. Temmuzda merkez bankaları rezervlerine net 23 ton altın eklerken, Çin’in alımları 21’inci aya ulaştı. Küresel altın fonlarına 3 milyar dolar girdi.

Emtia piyasalarında haftanın gündeminde ABD ile İran arasındaki gerilim, enerji fiyatlarındaki yükseliş ve ABD Merkez Bankasının (Fed) para politikasına ilişkin beklentiler yer aldı.

Özellikle altın tarafında Fed’in faiz kararlarına yönelik beklentiler, ABD tahvil faizleri, doların seyri ve merkez bankalarının rezerv politikaları yakından izlendi. ABD ile İran arasındaki gerilimin yeniden tırmanması da piyasalarda jeopolitik risk algısını artırdı.

Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştirilen enerji sevkiyatlarında aksama yaşanabileceği endişesi petrol fiyatlarını yukarı taşırken, artan enerji maliyetlerinin küresel enflasyon üzerindeki olası etkileri tahvil piyasasında satış baskısı oluşturdu.

TAHVİL FAİZLERİ YÜKSELDİ

ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi hafta içerisinde yüzde 4,82'yi görerek Kasım 2023'ten bu yana en yüksek seviyesine çıktı. İki yıllık tahvil faizi de yüzde 4,42 ile Ocak 2025'ten beri en yüksek seviyeyi test etti.

10 yıllık tahvil faizi haftayı 6 baz puanlık artışla yüzde 4,79 seviyesinden tamamladı.

Fed yetkililerinden gelen açıklamalar ise faiz beklentilerinde dalgalanmaya yol açtı. New York Fed Başkanı John Williams, yüksek enerji fiyatlarının hizmet sektörlerine yayılmaması halinde enflasyondaki yavaşlamanın sürebileceğine işaret etti.

Fed Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller ise enflasyon baskısının hafiflediğini gösteren veriler gelmesi halinde eylül toplantısında faizlerin sabit tutulmasını destekleyebileceğini belirtti.

İSTİHDAM VERİLERİ FAİZ BEKLENTİSİNİ DEĞİŞTİRDİ

ABD'den açıklanan istihdam verileri de piyasaların Fed beklentilerini yeniden şekillendirdi.

ADP Araştırma Enstitüsünün verilerine göre özel sektör istihdamı ağustosta 38 bin kişi arttı. Piyasa beklentisi ise 48 bin kişilik artış yönündeydi. Beklentilerin altında kalan veri, hafta ortasında Fed'e ilişkin faiz beklentilerinin gevşemesine neden oldu.

Ancak haftanın son işlem gününde açıklanan tarım dışı istihdam rakamları tabloyu değiştirdi. ABD'de tarım dışı istihdam ağustosta 162 bin kişi artarak 56 binlik beklentinin oldukça üzerine çıktı.

İşsizlik oranı yüzde 4,1'de sabit kalırken, haziran ve temmuz aylarına ilişkin toplam istihdam verisi de 55 bin kişi yukarı yönlü revize edildi.

FED'İN EYLÜL FAİZ ARTIŞI BEKLENTİSİ YÜZDE 65'E ÇIKTI

Güçlü istihdam verisinin ardından Fed'in eylül toplantısında faiz artırabileceğine yönelik beklenti yüzde 65'e yükseldi.

Dolar endeksi haftanın son işlem gününde değer kazanmasına karşın haftalık bazda yüzde 0,5 gerileyerek 99,2 seviyesine indi.

Tahvil faizleri ve doların hafta ortasında gerilemesi altın fiyatlarına destek verirken, güçlü istihdam verisinin ardından faiz artışı beklentisinin yeniden güçlenmesi değerli metaller üzerinde satış baskısı oluşturdu.

ÇİN'İN ALTIN ALIMI 21 AYDIR SÜRÜYOR

Altın piyasasında dikkat çeken bir diğer gelişme ise merkez bankalarının rezervlerine yönelik alımları oldu.

gram-altin.png

Dünya Altın Konseyinin verilerine göre merkez bankaları temmuz ayında rezervlerine net 23 ton altın ekledi. Böylece yılın ilk 7 ayında resmi olarak açıklanan net altın alımı yaklaşık 130 tona ulaştı.

Geçen yılın aynı döneminde bu rakam yaklaşık 160 ton seviyesindeydi.

Temmuz ayındaki alımlarda Çin öne çıktı. Çin Merkez Bankası 20 ton altın alırken, ülkenin alımları üst üste 21'inci aya taşındı. Çin'in yıl başından bu yana gerçekleştirdiği toplam altın alımı 60 tona ulaşırken, ülkenin toplam altın rezervi 2 bin 366 tona çıktı.

POLONYA YILIN EN BÜYÜK ALICISI OLDU

Polonya da altın alımlarında dikkat çeken ülkeler arasında yer aldı. Ülke, temmuz ayında 8 ton, yılın ilk 7 ayında ise toplam 90 ton altın satın aldı.

Böylece Polonya, söz konusu dönemde merkez bankaları arasında en fazla altın alan ülke oldu.

Rusya temmuz ayında 6 ton, Türkiye ise 1 ton altın sattı.

MERKEZ BANKALARININ ALTIN TALEBİ ARTTI

Merkez bankalarının net altın talebi yılın ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 62 artarak 289 tona yükseldi.

Bu rakam, ikinci çeyrekler bazında karşılaştırıldığında en yüksek seviyeye işaret etti.

Altın temmuz ayını ons başına 4 bin 27 dolar seviyesinde yatay tamamladı. Aynı dönemde küresel altın fonlarına yaklaşık 3 milyar dolarlık para girişi gerçekleşti.

yeni-proje.png

Merkez bankalarının rezervlerini çeşitlendirme isteği, enflasyon ve jeopolitik risklere karşı korunma arayışı altına yönelik talebin güçlü kalmasını destekledi.

DEĞERLİ METALLERDE HAFTANIN TABLOSU

Haftalık fiyatlamalarda değerli metaller genel olarak sınırlı değişim gösterdi.

Ons bazında platin yüzde 0,1 yükselirken, paladyum yüzde 1,9, altın yüzde 0,4 ve gümüş yüzde 0,2 değer kaybetti.

ÇİNKO DÖRT YILIN ZİRVESİNİ GÖRDÜ

Baz metallerde ise dolar endeksindeki haftalık gerileme ve arz tarafındaki gelişmeler fiyatları destekledi.

Çinkoda Londra Metal Borsası stoklarının azalması ve fiziki piyasadaki sıkışıklık öne çıktı. Üç ay vadeli çinko fiyatı ton başına 3 bin 990 dolara ulaşarak yaklaşık dört yılın en yüksek seviyesini gördü.

Küresel çinko madeni üretiminin yılın ilk yarısında yüzde 2,6 gerilediği bildirildi.

BAKIR VE ALÜMİNYUMDA ARZ SIKIŞIKLIĞI

Bakır fiyatlarında ABD'nin temmuz ayındaki rafine bakır ithalatının rekor seviyeye çıkması ve Şanghay Vadeli İşlemler Borsası stoklarının haftalık bazda yüzde 13 azalarak 63 bin tona gerilemesi etkili oldu.

Alüminyumda kısa vadeli teslimat fiyatlarının vadeli fiyatların üzerine çıkması fiziki piyasadaki arz sıkışıklığına işaret etti.

Kurşunda ise yüksek stoklar ile 8 bin 450 tonluk çekme talimatı fiyatları dengeledi.

Tezgah üstü piyasada haftalık bazda çinko yüzde 1,7, bakır yüzde 0,8, alüminyum ve nikel yüzde 0,3 yükseldi. Kurşun ise yatay seyretti.

JEOPOLİTİK GERİLİM PETROLÜ YUKARI TAŞIDI

Enerji piyasalarında ABD ile İran arasındaki çatışmaların yeniden şiddetlenmesi ve Hürmüz Boğazı'ndaki sevkiyatlara ilişkin endişeler fiyatları yukarı çekti.

Analistler, Orta Doğu'daki petrol ihracatında henüz kalıcı ve büyük çaplı bir kesinti yaşanmadığına dikkat çekerken, çatışmaların yeniden başlamasının petrol fiyatlarında jeopolitik risk primini artırdığını belirtti.

Irak'ın petrol ihracatının ağustosta günlük 1,35 milyon varilden 2,34 milyon varile yükselmesi ise arz endişelerinin sınırlanmasına katkı sağladı.

ABD'de ticari ham petrol stokları 4,5 milyon varil azalarak 424,5 milyon varile geriledi. Benzin stoklarında da 1,2 milyon varillik düşüş kaydedildi.

Rafineri kapasite kullanım oranının yüzde 98'e çıkması ise Ağustos 2018'den bu yana görülen en yüksek seviye oldu.

DOĞAL GAZ 2023'ÜN ZİRVESİNE ÇIKTI

Avrupa'da gösterge doğal gaz fiyatı megavatsaat başına 75 avroyu aşarak 2023'ün başından bu yana en yüksek seviyesine ulaştı.

ABD doğal gaz fiyatlarında ise sıcak hava beklentileri ve sıvılaştırılmış doğal gaz tesislerine yönelen akışın artması etkili oldu.

Toplam doğal gaz stokları 3 trilyon 214 milyar fit küp ile beş yıllık ortalamanın yüzde 4,8 üzerinde gerçekleşti.

Haftalık fiyatlamalarda Brent petrol yüzde 7,2 yükselirken doğal gazın İngiliz termal birimi bazındaki fiyatı yüzde 3 arttı.

TARIM EMTİALARINDA ARZ-TALEP DENGESİ

Tarım emtialarında haftalık fiyatlamalar farklı yönlerde gerçekleşti. Piyasalarda özellikle arz ve talep görünümüne ilişkin gelişmeler takip edildi.

Soya fasulyesinde Çin'in ABD'den yaptığı alımlar ile üretim bölgelerinde sıcak ve kurak hava beklentileri fiyatları destekledi. ABD Tarım Bakanlığı, Çin'e 192 bin ton, bilinmeyen alıcılara ise 250 bin 600 ton soya fasulyesi satıldığını açıkladı.

Mısır fiyatlarında ABD'deki verim beklentilerinin gerilemesi ve Karadeniz ticaretine yönelik riskler etkili oldu.

BUĞDAY ZİRVE SONRASI GERİLEDİ

Buğday fiyatları ise Rusya-Ukrayna Savaşı'na yönelik diplomatik çözüm ihtimalinin güçlenmesiyle geriledi.

Hafta içerisinde 3,5 yılın zirvesini gören buğday fiyatında kar satışları etkili oldu. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in savaşı sona erdirecek bir anlaşmanın mümkün olduğuna yönelik açıklamaları ve ABD'li müzakerecilerin Moskova ile Kiev'i ziyaret etmesinin beklenmesi, Karadeniz'deki tahıl sevkiyatlarının normalleşebileceği beklentisini güçlendirdi.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ise 2026 küresel tahıl üretimi tahminini 3,4 milyon ton düşürerek 2 milyar 980 milyon tona çekti.

Bu gelişmelerle Chicago Ticaret Borsası'nda soya fasulyesi yüzde 1,8, mısır yüzde 0,5 yükseldi. Buğday yüzde 5,6 gerilerken pirincin fiyatı yüzde 2,2 arttı.

ŞEKERDE ARZ AÇIĞI BEKLENTİSİ

Yumuşak emtia grubunda satış baskısı öne çıkarken şeker fiyatlarında arz açığı beklentisi etkili oldu.

Brezilya'nın orta-güney bölgesinde ağustos ayının ilk yarısındaki üretimin yıllık bazda yüzde 7,9 azalması fiyatları destekledi. Uluslararası Şeker Örgütü de 2026-2027 sezonunda küresel şeker arzında 200 bin tonluk açık oluşabileceğini öngördü.

KAKAO STOKLARI SATIŞ BASKISINI ARTIRDI

Kakao piyasasında ise arzın artması fiyatlar üzerinde baskı oluşturdu.

Fildişi Sahili'nden limanlara ulaşan kakao miktarı yıllık bazda yüzde 19 artarak 2,14 milyon tona yükseldi. Intercontinental Exchange stoklarının yaklaşık iki yılın en yüksek seviyesine çıkması da kakaoda satış baskısını artırdı.

Kaynak:Haber Merkezi

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.