Dijital dünya nedir? Paralel dünya tehlikesi ve şiddet oyunları çocukları nasıl etkiliyor?
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş saldırıları sonrası “dijital dünya nedir, paralel dünya nedir, şiddet oyunlarında nelere dikkat etmek gerek, ergenlik döneminde çocuklarda dikkat edilmesi gerekenler” soruları yeniden gündeme geldi.
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırıları sonrası çocuklarda şiddet eğilimi ve dijital oyunların etkisi tartışılmaya başlandı. Cumhuriyet Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyal Hizmet Bölüm Başkanı Prof. Dr. Miraç Burak Gönültaş, dijital dünyanın çocukların zihninde alternatif bir gerçeklik oluşturduğunu ve bu durumun sosyal bağları zayıflatabildiğini belirtti.

DİJİTAL DÜNYA NEDİR, ÇOCUKLAR NEDEN BU DÜNYAYA YÖNELİYOR?
İhlas Haber Ajansı’na yaptığı özel açıklamalarda Prof. Dr. Gönültaş’a göre dijital dünya; sosyal medya, çevrim içi oyunlar ve sanal platformların oluşturduğu etkileşim alanı olarak tanımlanıyor. Özellikle sosyal çevresi zayıf olan çocuklar, ihtiyaç duydukları iletişimi bu ortamlarda arıyor.
Uzman isim, çocukların uzun süre sanal ortamlarda kalmasının gerçek hayattaki ilişkilerini zayıflattığını vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu:
“Çocuklar zamanla dijital ortamdaki kişilerle bağ kuruyor ve bu kişiler onların değer dünyasını etkilemeye başlıyor.”

PARALEL DÜNYA NEDİR? SANAL KARAKTERLER EBEVEYNLERİN YERİNİ ALABİLİR Mİ?
Gönültaş, dijital platformların çocukların zihninde adeta bir “paralel dünya” oluşturduğunu ifade etti. Bu dünyada çocuklar yeni arkadaşlıklar kurarken, sanal karakterler ve oyun içi figürler rol model haline gelebiliyor.
Bu durumun en dikkat çekici sonucu ise gerçek hayattaki bağların zayıflaması:
- Çocuklar ailelerinden uzaklaşabiliyor
- Sanal ilişkiler gerçek ilişkilerin yerini alabiliyor
- Değer ve davranış kalıpları değişebiliyor
Uzmanlara göre bu süreç, özellikle ergenlik döneminde çok daha hızlı ilerliyor.

ŞİDDET OYUNLARI ÇOCUKLARI NASIL ETKİLİYOR?
Şiddet içerikli dijital oyunların en büyük riski, şiddeti sıradanlaştırması olarak gösteriliyor. Sürekli tekrar eden şiddet sahneleri, çocukların bu davranışı normal kabul etmesine yol açabiliyor.
Prof. Dr. Gönültaş bu konuda şu uyarıyı yapıyor:
“Şiddeti görmek ve uygulamak, zamanla çocukların bu davranışa karşı duyarsızlaşmasına neden olabilir.”
Ayrıca uzmanlara göre bu tür oyunlar:
- Empati duygusunu zayıflatabiliyor
- Problem çözme yerine agresif tepkileri artırabiliyor
- Şiddeti bir ifade biçimi haline getirebiliyor

ERGENLİK DÖNEMİNDE ÇOCUKLARDA NELERE DİKKAT EDİLMELİ?
Ergenlik dönemi, kimlik arayışının en yoğun yaşandığı süreç olarak öne çıkıyor. Bu dönemde çocuklar kendilerine rol model ararken, olumsuz figürlere yönelme riski de artıyor.
Kahramanmaraş’taki saldırganın sosyal medya profilinde bir katilin fotoğrafını kullanması da bu durumla ilişkilendiriliyor.
Uzmanlara göre ailelerin dikkat etmesi gereken başlıca noktalar:
- Çocuğun arkadaş çevresini yakından takip etmek
- Dijital ortamda ne yaptığını bilmek
- Yargılamadan iletişim kurmak
- Kaliteli zaman geçirmek
OKULLARDA HANGİ ÖNLEMLER ALINMALI?
Uzmanlar, sadece ailelerin değil eğitim sisteminin de bu süreçte aktif rol alması gerektiğini vurguluyor. Risk grubundaki çocukların erken tespit edilmesi büyük önem taşıyor.
Önerilen başlıca önlemler:
- Okullarda psikososyal destek ekiplerinin kurulması
- Riskli davranış gösteren öğrencilerin birebir takibi
- Psikolojik ve sosyal destek süreçlerinin güçlendirilmesi

EKRAN SÜRESİNE DİKKAT
Araştırmalara göre, günde 3 saatten fazla şiddet içerikli oyun oynayan çocuklarda agresif davranış eğilimi belirgin şekilde artabiliyor. Uzmanlar bu nedenle ekran süresinin sınırlandırılmasını öneriyor.
AİLELER İÇİN KRİTİK UYARILAR
- Çocuğun oynadığı oyunların yaş uygunluğunu kontrol edin
- Ekran süresini günlük olarak sınırlandırın
- Şiddet içerikli içeriklere karşı filtre uygulayın
- Dijital yerine fiziksel sosyal aktiviteleri artırın

AİLE İLGİSİ EN KRİTİK ÇÖZÜM
Prof. Dr. Miraç Burak Gönültaş’a göre çözümün merkezinde aile yer alıyor. Çocukların kontrol edildiğini hissetmesi ve sağlıklı iletişim kurulması, olası risklerin önüne geçebiliyor.
Uzmanlar, dijital dünyanın tamamen yasaklanması yerine bilinçli kullanımın öğretilmesi gerektiği konusunda hemfikir. Çünkü asıl mesele teknoloji değil, onun nasıl kullanıldığı.
Kaynak:İHA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.