Türkiye-İsrail ilişkilerinde "soğuk barış" dönemi bitti: Artık soğuk rekabet devrindeyiz
Son üç yılda normalleşme adımlarından sıcak çatışma riskine evrilen Türkiye-İsrail ilişkileri, Gazze saldırıları sonrası tarihinin en gerilimli dönemlerinden birini yaşıyor.
Türkiye ve İsrail arasındaki diplomatik köprüler, son dönemde karşılıklı suçlamalar ve sert hamlelerle sarsılmaya devam ediyor. 2023 yılında başlayan Gazze operasyonları sonrası tırmanan gerilim, nisan ayında liderlerin doğrudan birbirini hedef alan ifadeleriyle yeni bir boyuta ulaştı. İsrail Başbakanı Netanyahu’nun Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı bölgesel politikaları üzerinden hedef almasına, Erdoğan’dan "73 bin Gazzelinin kanına bakmadan iftira atıyorlar" çıkışıyla yanıt geldi.
Uzmanlara göre, iki ülke arasındaki bu sertleşme sadece bölgesel bir kriz değil, aynı zamanda iç politikada seçmen konsolidasyonu için kullanılan stratejik bir araç. İzmir Katip Çelebi Üniversitesi'nden Doç. Dr. Tuğçe Ersoy, ikili ilişkilerin artık geleneksel "soğuk barış" tanımından uzaklaşarak, her iki tarafın da birbirini "istikrarsızlaştırıcı aktör" olarak gördüğü bir "soğuk rekabet" sürecine girdiğini vurguluyor.
LİDERLER DÜZEYİNDE "İÇ POLİTİKA" YAKITI
Netanyahu ve Erdoğan arasındaki söylemsel restleşmeler, her iki lider için de kendi iç kamuoylarını konsolide etme ve bölgesel iddialarını sürdürme aracı olarak işlev görüyor.
Gazze'deki insani krizin derinleşmesiyle birlikte Türkiye, İsrail ile olan tüm ticari ilişkilerini durdurduğunu açıklayarak normalleşme sürecini tamamen askıya aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’de yaptığı konuşmada Gazze’deki can kayıplarına dikkat çekerek, İsrail yönetiminin Türkiye’ye yönelik suçlamalarını "iftira" olarak nitelendirdi.
BBC Türkçe’ye değerlendirmede bulunan uzmanlar, iki ülkenin askeri olarak karşı karşıya gelme ihtimalinin ilk kez bu kadar ciddi şekilde konuşulduğunu, ancak tarafların kontrollü bir gerilimi tercih ettiğini belirtiyor.
Kaynak:Haber Merkezi
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.