Trump’tan Türkiye’ye İbrahim Anlaşmaları baskısı: İmzalamazlarsa İran’la anlaşma olmayabilir
ABD Başkanı Donald Trump, İran’la yürütülen müzakerelerde İsrail’le normalleşmeyi öngören İbrahim Anlaşmaları’nı yeniden şart koştu. Trump, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu bölge ülkelerine seslendi.
ABD Başkanı Donald Trump, İran’la devam eden ateşkes ve nükleer müzakere sürecine ilişkin yaptığı açıklamalarda, İsrail’le normalleşmeyi hedefleyen Abraham Accords anlaşmalarını yeniden gündeme taşıdı.
Beyaz Saray’daki kabine toplantısında konuşan Trump, Türkiye dahil bölge ülkelerinin İsrail’le diplomatik normalleşme sürecine katılmasının, İran’la yapılacak olası anlaşmanın siyasi zemini açısından kritik olduğunu savundu. Trump’ın açıklamaları, Washington’ın İran dosyasını yalnızca nükleer program ve Hürmüz Boğazı üzerinden değil, bölgesel yeniden yapılanma planı üzerinden de şekillendirmeye çalıştığı yorumlarına neden oldu.
“İMZALAMAZLARSA ANLAŞMA YAPMALI MIYIZ EMİN DEĞİLİM”
Trump, Beyaz Saray’daki toplantıda özel temsilcisi Steve Witkoff ile İran sürecini değerlendirirken, İbrahim Anlaşmaları’nın genişletilmesinin Washington açısından öncelikli başlıklardan biri olduğunu söyledi.
Trump, “İmzalamazlarsa anlaşma yapmamız gerektiğinden emin değilim” diyerek, bölge ülkelerinin İsrail’le normalleşmesini İran’la yürütülen diplomatik sürecin önemli bir şartı haline getirdi.
ABD Başkanı ayrıca Körfez ülkeleri ve bölge devletlerinin bu anlaşmalara katılmasının “tarihi bir dönüşüm” yaratacağını savundu.
Trump’tan İran’a net mesaj: Uranyumu bıraksa da yaptırımlar kalkmayacak
TÜRKİYE’Yİ DE İŞARET ETMİŞTİ
Trump, daha önce yaptığı açıklamalarda da Türkiye’nin adını doğrudan anmıştı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşmeleri hatırlatan Trump, Suudi Arabistan ve Katar’ın “derhal” İbrahim Anlaşmaları’na katılması gerektiğini söylemiş, Türkiye dahil diğer bölge ülkelerinin de bu süreci takip etmesini istemişti.
Trump, İran’la yürütülen müzakerelerin “ya herkes için büyük bir anlaşma” ya da “hiç anlaşma olmaması” şeklinde sonuçlanacağını belirterek baskıyı artırmıştı. Toplantıda konuşan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise Washington yönetiminin önceliğinin diplomatik çözüm olduğunu savundu.
Rubio, “Diplomasi her zaman ilk seçenektir” derken, İran’ın nükleer silaha sahip olmamasının ABD açısından temel kırmızı çizgi olduğunu söyledi.
HÜRMÜZ BOĞAZI İÇİN YENİ FORMÜL MASADA
ABD ile İran arasında yürütülen görüşmelerde, Hürmüz'ün yeniden açılması da önemli başlıklardan biri olarak öne çıkıyor. Müzakerelerde, boğazın aşamalı şekilde yeniden ticari geçişlere açılması ve İran’ın nükleer programına ilişkin teknik detayların ikinci aşamada ele alınması formülü üzerinde durulduğu belirtiliyor. Trump’a, İran ile Oman arasında Hürmüz Boğazı üzerinde ortak kontrol mekanizması kurulmasına ilişkin iddialar da soruldu. ABD Başkanı, boğazın “herkese açık olması gerektiğini” savunarak Washington’ın süreci yakından izleyeceğini söyledi.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.