Trump açıkladı: Donanmamız Hürmüz’deki tankerlere çok yakında refakat edecek
ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmak için düğmeye bastı. "Operasyon takviminin ilerisindeyiz" diyen Trump, Amerikan donanmasının çok yakında tankerlere refakat edeceğini duyurdu.
Joint Base Andrews askeri üssünde gazetecilerin sorularını yanıtlayan ABD Başkanı Donald Trump, küresel enerji krizinin merkez üssü olan Hürmüz Boğazı için beklenen hamleyi açıkladı. ABD Deniz Kuvvetleri’nin ne zaman tankerlere eşlik etmeye başlayacağı sorusuna "Çok yakında" yanıtını veren Trump, fiilen kapalı olan boğazın güvenli geçişe açılacağını müjdeledi. Trump, bu adımın ardından benzin, doğalgaz ve enerji fiyatlarında "çok büyük bir düşüş" yaşanacağını öngördü.
Trump’ın açıklamalarındaki en çarpıcı bölüm, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile olan stratejik ayrılığa dairdi. Savaşı sona erdirme hedeflerinin aynı olup olmadığı sorusuna, "Sanırım biraz farklı olabilir. Onlar bizden farklı bir ülke" yanıtını veren Trump, ilk kez müttefikiyle arasındaki görüş ayrılığını kamuoyu önünde kabul etti. Bu açıklama, İsrail’in "yıllar sürecek rejim değişikliği" planına karşılık, Trump’ın "hızlı zafer ve güvenli ticaret" odaklı stratejisinin bir yansıması olarak değerlendirildi.
"İRAN ORDUSU BÜYÜK ORANDA YOK EDİLDİ"
İran’ın askeri kapasitesine dair çok ağır bir tablo çizen Trump, "Teslim olduklarını söyleyemeseler de donanmaları, hava kuvvetleri ve orduları büyük oranda yok oldu. Radarları, uçaksavarları kalmadı" dedi. Hark Adası’ndaki "tarihin en şiddetli bombardımanı" sonrası İran’ın karşı koyma yeteneğinin kalmadığını savunan Trump, nükleer tehdidi sona erdirdiklerini ve operasyonun planlanan takvimin çok ilerisinde gittiğini iddia etti.
Trump, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile İran savaşı ve "farklı konular" üzerine görüştüğünü de doğruladı. Çin’in İran’daki okul saldırısı sonrası yaptığı 200 bin dolarlık yardım ve bölgedeki insani hassasiyeti hatırlatıldığında Trump, Pekin ile diyalog kanallarının açık olduğunu belirterek; savaşın küresel bir kutuplaşmadan ziyade, ABD liderliğinde bir "barış ve güvenlik" operasyonu olduğunu savundu.
Kaynak:Dış kaynaklar
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.