Tahran’da sivil katliamı: Risalet Meydanı yerle bir oldu

Tahran’da sivil katliamı: Risalet Meydanı yerle bir oldu

Tahran’ın en kalabalık yerleşim bölgelerinden biri olan Risalet Meydanı, Pazartesi günü gerçekleşen ağır bombardımanın ardından adeta tanınmaz hale geldi.

ABD ve İsrail’in Tahran’ın doğusundaki Risalet Meydanı’na düzenlediği saldırının ardından bilanço ağırlaşıyor. Sivil binaların hedef alındığı ve aralarında 1 yaşında bir bebeğin de bulunduğu 40 kişinin hayatını kaybettiği bölgede, ekipler tahliye uyarılarına rağmen enkaz altındakilere ulaşmak için zamana karşı yarışıyor.

ABD ve İsrail operasyonlarının 12. gününde, doğrudan sivil yerleşim birimlerini vuran füzeler, çok sayıda apartmanın tamamen çökmesine neden oldu. Bugün bölgeden gelen görüntülerde, hayatta kalan mahalle sakinlerinin dumanı tüten enkazların arasından elleriyle eşyalarını çıkarmaya çalıştığı ve bulabildikleri hatıraları araçlara yükleyerek bölgeyi terk ettiği görülüyor.

Saldırı sonrası başlatılan arama-kurtarma çalışmalarında görev yapan Hüsrev Bagali, sahada karşılaştıkları manzaranın dehşetini paylaştı. Gözyaşları içinde konuşan Bagali, "Kendi vatandaşlarımızı, canımızdan bir parçayı kaybettik. 1 yaşındaki bir bebeğin bir füze nedeniyle hayatını kaybetmesinin savunulacak hiçbir tarafı olamaz" dedi. Savaşın askeri alanda olması gerektiğini vurgulayan görevli, dünya kamuoyuna seslenerek sivil ailelerin hedef alınmasına isyan etti.

TAHLİYE UYARILARINA RAĞMEN SAHADALAR

Bölgede yeni bir saldırı riski nedeniyle sürekli tahliye anonsları yapılmasına rağmen, İranlı arama-kurtarma ekipleri enkaz başından ayrılmıyor. Bagali, ekiplerin zor şartlara rağmen görev bilinciyle hareket ettiğini belirterek; "Halkımızın gönlünü rahatlatmak ve ailelerin acılarını dindirmek için tüm ekipmanlarımızı seferber ettik. Bazı bölgelerde tehlike devam etse de biz buradayız" ifadelerini kullandı. Bu direnç, İran halkının savaşın en ağır günlerinde gösterdiği toplumsal dayanışmanın sembolü haline gelmiş durumda.

Risalet Meydanı’ndaki yıkım, Dışişleri Bakanı Erakçi’nin "çalışanlarla dolu banka bombalandı" ve Mücteba Hamaney’in "Minab’daki okul saldırısının intikamı alınacak" açıklamalarıyla aynı süreçte yaşanıyor. ABD’nin yeni nesil PrSM füzeleriyle gerçekleştirdiği derin taarruzların, askeri hedeflerden sivil altyapıya kayması, uluslararası insan hakları örgütleri tarafından "savaş suçu" tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Dubai gibi finans merkezlerinde bankaların boşaltılmasına neden olan bu şiddet sarmalı, Tahran sokaklarında can pazarına dönüşmüş durumda.

Kaynak:Dış kaynaklar

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.