İsrail lobisinden Trump'a sert tepki: Kaybettik!
ABD ile İran arasında dün elektronik imzalarla resmen yürürlüğe giren "İslamabad Mutabakatı", Washington’daki en güçlü İsrail yanlısı lobi kuruluşu olan AIPAC’ı (Amerikan-İsrail Siyasi Eylem Komitesi) ayağa kaldırdı.
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’in arabuluculuğunda yürütülen diplomatik süreç, dün (18 Haziran 2026) ABD Başkanı Donald Trump ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın dijital imzalarıyla resmen İslamabad Mutabakatı’na dönüştü. Savaşın durdurulmasını ve Hürmüz Boğazı'nın açılmasını öngören bu tarihi adıma, İsrail kabinesinin ardından Washington'ın en nüfuzlu lobilerinden AIPAC’tan da çok sert bir itiraz geldi. Yazılı bir bildiri yayımlayan komite, mutabakatın 14 maddelik içeriğini "katastrofik bir teslimiyet" olarak nitelendirerek, Donald Trump’ı müttefiki İsrail’in varlıksal güvenliğini tehlikeye atmakla suçladı.
"PEŞİN TAVİZLER VERİLDİ, SİLAH KARTLARI KAYBEDİLDİ"
AIPAC, Donald Trump yönetiminin Hürmüz Boğazı’nın ticari gemilere açılması karşılığında masada çok büyük bir geri adım attığını ileri sürdü. Lobinin hazırladığı raporda öne çıkan ana eleştiriler şu şekilde:
Açıklamada, Beyaz Saray'ın İran'a ait dondurulmuş fonların serbest bırakılması (resmi taslakta 25 milyar dolar olarak belirtilen ancak dondurulan tüm varlıkların kademeli olarak açılmasını kapsayan süreç) ve petrol muafiyetleriyle Tahran'a peşin bir can suyu sağlandığı savunuldu. Mutabakatın, İran'daki zenginleştirilmiş uranyum stoklarının tamamının ülke dışına çıkarılmasını zorunlu kılmadığı ve nükleer zenginleştirme altyapısını tasfiye edecek net bir hüküm barındırmadığı vurgulandı. UAEA gözetiminde yerinde seyreltme maddesine rağmen, lobi tarafından "her an, her yerde" kontrolü sağlayacak mutlak bir denetim mekanizmasının metinde sessiz geçildiği iddia edildi.
"İSRAİL-LÜBNAN ATEŞKESİ SABOTE EDİLİYOR"
AIPAC, bu uzlaşmanın sadece İran'ı güçlendirmekle kalmayacağını, aynı zamanda İsrail'in sahadaki askeri kazanımlarını da sıfırlayacağını ileri sürdü. Yapılan açıklamada; mutabakatın Haziran ayı başında ABD desteğiyle sağlanan İsrail-Lübnan ateşkesini sabote edeceği ve Tel Aviv'in Hizbullah’ı silahsızlandırma stratejisini tamamen engelleyeceği savunuldu.
KONGREYE "ANAYASAL DENETİM" ÇAĞRISI
Lobi kuruluşu, Trump’ın bu hamlesini iç politikada da sıkıştırmak adına Kongre kartını masaya sürdü:
"Mutabakatın 14. maddesi, nihai anlaşmanın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin bağlayıcı bir kararı aracılığıyla kabul edilmesini şart koşuyor. Bu durum, ABD Kongresi'nin uluslararası anlaşmaları onaylamadaki anayasal rolünü tamamen görmezden gelmektir. Kongre, nihai anlaşmanın sert hedeflere ulaşmasını sağlamak için kritik rolünü oynamalıdır."
Anlaşma metninde yer alan ve ABD ile bölgesel ortakların İran'ın yeniden inşası için taahhüt ettiği en az 300 milyar dolarlık ekonomik kalkınma programına da değinen AIPAC, bu devasa finansal kaynağın doğrudan Devrim Muhafızları Ordusu’nun (IRGC) kontrolüne geçeceğini ve Orta Doğu’daki terör ağlarını fonlayacağını iddia etti.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.