İsrail ile Lübnan arasında çerçeve anlaşması
Orta Doğu'yu sarsan şiddetli çatışmaların ardından diplomasi masası nihayet meyvelerini vermeye başladı. ABD ve Pakistan'ın arabuluculuğunda yürütülen çok katmanlı müzakerelerde tarihi bir eşik aşıldı.
2026 yılının ilk çeyreğinde Lübnan'ın güneyindeki çok sayıda beldeyi yerle bir eden askeri operasyonlar, yerini uluslararası koordinasyonla yürütülen diplomatik hamlelere bıraktı. Lübnan hükümetinin verilerine göre 1 milyonu aşkın insanın evini terk etmek zorunda kaldığı insani krizin ardından devreye giren küresel aktörler, peş peşe gelen uzatma kararlarıyla silahları susturmayı başardı. Washington'da imzalanan son çerçeve anlaşması, bölgede kalıcı istikrar umutlarını yeniden yeşertti.
PAKİSTAN ROLÜ VE 14 MADDELİK İRAN-ABD MUTABAKATI
Lübnan sahasındaki kördüğümün çözülmesindeki en sinsi ve stratejik viraj, arka planda yürütülen İran-ABD müzakereleri oldu. Pakistan’ın arabuluculuğunda yürütülen bu gizli diplomasi trafiği, 14 Haziran'da iki süper gücün 14 maddelik bir mutabakata varmasıyla sonuçlandı.
Savaşın tamamen durdurulmasını ve tüm bölgesel sorunların diplomatik kanallarla çözülmesini öngören bu mutabakat, Lübnan’daki çatışmaların sona erdirilmesini de resmi kural olarak içeriyor. Bu hamle İsrail ile Lübnan arasındaki 26 Haziran tarihli anlaşmanın da ana omurgasını oluşturdu.
Kaynak:Haber Merkezi
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.