İslamabad’da 21 saatlik kör düğüm: Tek toplantıda mucize beklenemezdi
ABD ve İran arasındaki 21 saatlik İslamabad maratonu sonuçsuz kaldı. Masadan uzlaşma çıkmazken, İran Dışişleri Sözcüsü Bekayi’den sert bir "güvensizlik" çıkışı geldi.
Pakistan’ın başkenti İslamabad’da dün başlayan ve dünya kamuoyunun kilitlendiği ABD-İran dolaylı görüşmeleri, herhangi bir somut adım atılamadan sona erdi. Yaklaşık 21 saat süren bu diplomatik 'sinir harbi'nin ardından Mehr Haber Ajansı, İran heyetinin ülkeden ayrıldığını duyurdu. Masada bir uzlaşı çıkmaması, 15 günlük ateşkesin bitimine sayılı günler kala "Savaş yeniden mi başlayacak?" sorusunu akıllara getirdi. Tarafların birbirine doğrudan temas etmediği, Pakistanlı arabulucuların odalar arasında mekik dokuduğu görüşmelerde, beklentilerin çok uzağında kalındı.
BEKAYI’DEN "KUŞKU VE ŞÜPHE" VURGUSU
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, görüşmelerin ardından İran devlet televizyonuna yaptığı açıklamada masadaki atmosferi adeta resmetti. 40 günlük yıkıcı bir savaşın ardından taraflar arasında sadece güvensizliğin değil, derin bir "kuşku ve şüphenin" hakim olduğunu belirten Bekayi, "Tek bir toplantıda anlaşmaya varılmaması doğaldır, kimsenin böyle bir beklentisi yoktu" dedi. Bekayi’ye göre, müzakerelerin kilitlenmesindeki en büyük etken, masaya sadece ateşkesin değil; Hürmüz Boğazı ve bölgesel başlıkların da 'dayatılması' oldu. Gündem genişledikçe, çözüm yolu da bir o kadar kapandı.
Müzakerelerin tıkanmasındaki asıl düğüm noktası Hürmüz Boğazı’nın statüsü oldu. ABD tarafı, boğazın uluslararası trafiğe tamamen ve koşulsuz açılmasını 'kırmızı çizgi' olarak sunarken; İran, buradaki varlığını ve geçiş ücreti talebini bir egemenlik hakkı olarak masada tuttu. Stratejik olarak küresel petrol trafiğinin %20’sinin geçtiği bu su yolu, her iki taraf için de "teslim edilemez" bir kale niteliğinde. Bu konunun müzakere paketine eklenmesi, teknik bir ateşkes görüşmesini küresel bir güç savaşına çevirdi.
ŞİMDİ NE OLACAK?
İran heyetinin İslamabad’dan ayrılması, diplomatik kanalların tamamen kapandığı anlamına gelmese de sahadaki askeri hareketliliği tetikleyebilir. Trump’ın "anlaşma olmazsa gemiler harekete geçer" tehdidi ve Pentagon’un bölgeye yaptığı taze sevkiyatlar göz önüne alındığında, önümüzdeki 48 saat bölge için en kritik viraj olacak. Uzmanlar, tarafların kendi başkentlerine dönüp yeni direktifler alacağını ancak bu 'belirsizlik' sürecinde yaşanacak en küçük bir saha tacizinin bile ateşkesi çökertebileceği konusunda uyarıyor.
Kaynak:Haber Merkezi
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.