Hürmüz'de yeni tehlike: Mahsur kalan gemiler biyolojik istilaya yol açabilir

Hürmüz'de yeni tehlike: Mahsur kalan gemiler biyolojik istilaya yol açabilir

Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğinin uzun süre durması, bu kez çevre felaketi riskini gündeme getirdi. Bilim insanları, Basra Körfezi'nde aylardır bekleyen yaklaşık 1.500 geminin istilacı deniz canlıları için uygun bir ortam oluşturduğunu belirtti.

Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğinin uzun süre durması, bu kez çevre felaketi riskini gündeme getirdi. Bilim insanları, Basra Körfezi'nde aylardır bekleyen yaklaşık 1.500 geminin istilacı deniz canlıları için uygun bir ortam oluşturduğunu ve gemilerin yeniden sefere çıkmasıyla bu türlerin dünyanın farklı bölgelerine taşınabileceğini belirtti.

Hürmüz Boğazı'ndaki krizin etkileri enerji ve ticaretin ardından deniz ekosistemlerine de uzanıyor. Uluslararası bir deniz biyologları ekibi, aylarca hareketsiz kalan gemilerin gövdelerinde istilacı türlerin birikmesinin küresel ölçekte yeni bir ekolojik krizi tetikleyebileceği uyarısında bulundu.

1.500 GEMİ AYLARDIR BEKLİYOR

Biological Invasions dergisinde yayımlanan çalışmaya göre, şubat ayından bu yana Basra Körfezi'nde yaklaşık 1.500 gemi mahsur kaldı. Umman Körfezi'nde de yüzlerce geminin benzer şekilde beklediği belirtildi.

Bilim insanları, gemilerin uzun süre hareketsiz kalmasının istilacı türlerin gemi gövdelerine tutunması ve çoğalması için uygun koşullar oluşturduğunu ifade etti.

GEMİLER İSTİLACI TÜRLER İÇİN YÜZEN PLATFORM HALİNE GELDİ

Deniz mikropları, algler ve bazı omurgasızlar, uzun süre hareketsiz kalan gemilerin gövdelerine yerleşerek burada çoğalabiliyor. Bilim insanları bu süreci "biyolojik kirlenme" olarak tanımlıyor.

Maryland Üniversitesi'nden deniz ekolojisti ve çalışmanın baş yazarı Profesör Mario Tamburri, Hürmüz'deki durumun istilacı türlerin yayılması açısından "en kötü senaryo" olduğunu belirtti. Körfez'de deniz tabanının büyük ölçüde çamur, silt ve kumdan oluşması nedeniyle gemilerin bu canlılar için önemli bir sert yüzey oluşturduğu ifade edildi.

SICAK SULAR RİSKİ DAHA DA ARTIRIYOR

Riskin önemli nedenlerinden biri de Hürmüz Boğazı'nın kapandığı dönemde deniz suyunun ısınmaya başlaması.

Araştırmacılara göre sıcaklık artışı birçok deniz organizmasını üremeye ve yeni yaşam alanları aramaya teşvik ediyor. Çalışmada, Körfez'de bulunan bazı istilacı türlerin yüksek sıcaklıklarda çok hızlı şekilde çoğalabildiği belirtildi.

Bilim insanları, aylardır bekleyen gemilerin gövdelerinde milyonlarca larvanın birikmiş olabileceği ihtimaline dikkat çekti.

YENİ LİMANLARA TAŞINIRSA ZARARI BÜYÜK OLABİLİR

Gemiler yeniden hareket etmeye başladığında üzerlerinde bulunan canlıların farklı denizlere ve limanlara taşınması mümkün.

Uzmanlara göre istilacı türler yerli canlıların yaşam alanlarını ele geçirebilir, bazı türlerin yok olmasına neden olabilir ve balıkçılık ile su ürünleri yetiştiriciliğini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca enerji santrallerinin soğutma sistemlerinin tıkanması gibi ekonomik sonuçlar da ortaya çıkabilir.

Araştırmacılar, sıcak ve tuzlu su koşullarının benzer olması nedeniyle Cidde, Mumbai, Colombo, Singapur, İskenderiye, Pire, Algeciras ve Rotterdam gibi limanların istilacı türlerin taşınması açısından özellikle hassas olabileceğini belirtti.

GEMİLERİN YAKIT TÜKETİMİ DE ARTABİLİR

Biyolojik kirlenme yalnızca çevre açısından değil, gemilerin işletme maliyetleri açısından da sorun oluşturuyor.

Gemilerin gövdelerinde biriken organizmalar ağırlığı ve su direncini artırarak gemilerin daha fazla yakıt tüketmesine neden oluyor. Uzmanlara göre yalnızca biyofilm tabakası yakıt tüketimini yüzde 2 ila 5 artırabilirken, yoğun midye ve diğer deniz canlılarının oluşturduğu tabakada bu oran yüzde 25'e kadar çıkabiliyor.

UZMANLARDAN ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ÇAĞRISI

Bilim insanları, gemilerin Hürmüz'den ayrılmadan önce temizlenmesinin ideal çözüm olduğunu ancak binlerce geminin büyüklüğü ve mevcut kapasite nedeniyle bunun uygulanmasının zor olabileceğini belirtiyor.

Bu nedenle gemilerin varacağı limanlarda gerekli deniz temizliği ve biyolojik kontrol çalışmalarının yapılması öneriliyor. Araştırmacılar, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasıyla birlikte istilacı türlerin farklı bölgelere taşınmasının kaçınılmaz olabileceğini, ancak bunun küresel çapta bir "süper yayılım" olayına dönüşüp dönüşmeyeceğinin alınacak uluslararası önlemlere bağlı olduğunu vurguluyor.

Kaynak:Haber Merkezi

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.