Güney Kıbrıs’ta tansiyon yüksek! AB Milletvekili Rumları uyardı: İsrail Kıbrıs'ı satın alıyor
Güney Kıbrıs’ta İsraillilerin oluşturduğu ve yerli halkın dahi girmekte zorlandığı "özel getto" mahalleleri, Ada’da egemenlik krizine dönüştü. Rum AB Milletvekili Fidias Panayiotou, İsrail'in Kıbrıs topraklarını hızla mülkiyetine geçirdiğini iddia etti.
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin stratejik müttefiki olarak gördüğü İsrail ile olan ilişkileri, toplumsal bir endişeye evriliyor. Özellikle Limasol ve Larnaka bölgelerinde yoğunlaşan İsrailli nüfusu, sadece gayrimenkul satın almakla kalmayıp; kendi okulları, kapalı konut kompleksleri ve sosyal alanlarıyla adeta "ülke içinde ülke" yapılanmasına gidiyor.AB Milletvekili Fidias Panayiotou, bu kontrolsüz büyümenin Kıbrıs'ı bir gün kendi vatanında yabancı durumuna düşürebileceği konusunda Rum vatandaşlarını uyardı.
Panayiotou’nun açıklamalarına göre, Kıbrıs ekonomisi son yıllarda başta arazi geliştirme sektörü olmak üzere İsrail kaynaklı yabancı yatırımlara aşırı derecede bağımlı hale geldi. Bu durum, yerli halkın konut erişimini zorlaştırırken emlak fiyatlarını ulaşılmaz seviyelere çekti. Milletvekili, "Çok sayıda alım satım yapılıyor, kapalı kompleksler oluşturuluyor ve bu bölgeler sonunda bizim olmaktan çıkıyor" diyerek, şeffaflık ve denetim çağrısında bulundu.
BİLİYOR MUYDUNUZ? GAYRİMENKUL YOLUYLA "YUMUŞAK GÜÇ" NEDİR?
Uluslararası ilişkilerde bir ülkenin başka bir ülkeden yoğun miktarda toprak satın alması ve o bölgede kendi kültürel kurumlarını (okul, dini merkez, özel güvenlik) kurması "yumuşak güç" (soft power) yayılımının ileri aşamasıdır. Bu durum, uzun vadede "demografik hak iddiası" veya "ekonomik şantaj" risklerini beraberinde getirebilir. GKRY örneğinde görülen "kapalı konut kompleksleri", yerel hukukun değil, mülk sahibinin kurallarının geçtiği mikro-bölgeler yarattığı için egemenlik tartışmalarını tetiklemektedir.
SADECE İSRAİLLİLERİN GİDEBİLDİĞİ ÖZEL OKULLAR
AB Milletvekili Panayiotou, sosyal yapıda oluşan derin çatlağa dikkat çekerek; bazı bölgelerde sadece İsrail vatandaşlarının kabul edildiği özel eğitim kurumlarının açıldığını vurguladı. Bu tür bir ayrışmanın Kıbrıs’ın geleneksel ve sosyal karakterini değiştirdiğini belirten siyasetçi, hükümetin dış sermayeye olan bağımlılığı azaltacak iç ekonomik hamleler yapması gerektiğini savundu.
Muhalif kanat, İsrail nüfuzunun sadece ekonomik değil, siyasi bir baskı aracına dönüşmesinden endişe ediyor.Panayiotou’ya göre, dengeli bir büyüme ve yabancı yatırımcılara yönelik şeffaf bir takip sistemi kurulmadığı takdirde,Kıbrıs’ın uzun vadeli istikrarı tehlikeye girecek. Yetkililerin, konut piyasasındaki bu "tekelleşmeye" karşı yerli yatırımcıyı ve vatandaşı koruyacak yasal düzenlemeleri hayata geçirmesi bekleniyor.
Kaynak:Haber Merkezi
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.