Diplomasi trafiği yeniden hızlandı: Washington-Tahran hattında "ikinci şans" arayışı
Hürmüz’deki abluka sürerken Pakistan’ın "mekik diplomasisi" meyvelerini vermeye başladı! ABD ve İran’ın ikinci tur müzakereler için prensipte anlaştığı ancak yer ve tarih konusunda hâlâ bir "orta yol" arandığı bildirildi.
Hafta sonu İslamabad’da JD Vance liderliğindeki heyetle yapılan görüşmelerin sonuçsuz kalması üzerine Pakistan, arabuluculuk rolünde vites yükseltti. Pakistan Genelkurmay Başkanı Asim Munir, dün Tahran’a giderek Washington’dan gelen 'ikinci tur' mesajını doğrudan İran makamlarına iletti. Reuters’ın İranlı yetkililere dayandırdığı habere göre, bazı teknik başlıklarda ilerleme kaydedildi ve taraflar arasında görüş ayrılıkları kısmen azaldı. Ancak 22 Nisan’da sona erecek olan geçici ateşkesin yarısından fazlası geride kalırken, "ikinci tur" için yer (Cenevre veya yeniden İslamabad) ve takvim henüz netleşmiş değil.
LÜBNAN ŞARTI VE NÜKLEER ÇIKMAZ
Pakistan Dışişleri yetkililerinin Al Jazeera’ye yaptığı açıklamada en dikkat çekici nokta, ateşkesin bölgesel boyutu oldu: "Lübnan’daki barış, genel barış görüşmeleri için şarttır." İran tarafı, ABD ile yapılacak herhangi bir anlaşmanın İsrail saldırıları altındaki Lübnan’ı da kapsamasını istiyor. Öte yandan, masadaki asıl "mayınlı bölge" hâlâ nükleer emeller. ABD’nin yüksek zenginleştirilmiş uranyum stoklarını ülke dışına çıkarma talebi ile İran’ın 5 yıllık "kısıtlı durdurma" teklifi arasındaki uçurum, müzakerelerin en kritik eşiği olmayı sürdürüyor.
Pakistan, hem İran ile komşuluk bağları hem de ABD ile stratejik müttefikliği sayesinde bu krizde "vazgeçilmez arabulucu" konumuna yükseldi. İslamabad’ın sunduğu platform, tarafların birbirine doğrudan güvenmediği bir ortamda "güvenli bölge" işlevi görüyor. Ayrıca, Hürmüz Boğazı’ndaki ablukadan Pakistan bayraklı gemilerin (İran’ın özel izniyle) geçebilmesi, Pakistan’ın sahadaki lojistik gücünü diplomatik bir koz haline getiriyor. Bu süreçte Asim Munir gibi askeri figürlerin devrede olması, görüşmelerin sadece diplomatik değil, aynı zamanda 'askeri bir güvenlik paketi' (security architecture) üzerine kurgulandığını gösteriyor.
Kaynak:Haber Merkezi
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.