15 aylık bebeğin davasında tarihi sonuç: Mahkeme bebeği haklı buldu! Milyonluk şirket bebeğe tazminat ödeyecek
Kanarya Adaları Yüksek Mahkemesi, hasta bebeği için izin isteyen annenin maaşından kesinti yapan şirkete tarihi bir ceza verdi. Mahkeme, "çocuğun yüksek yararı" ilkesini gözeterek hem anneye hem de 15 aylık bebeğe manevi tazminat ödenmesine hükmetti.
Kanarya Adaları Yüksek Mahkemesi (TSJC), iş hukukunda taşları yerinden oynatacak ezber bozan bir emsal karara imza attı. Mahkeme, annesinin bakımına muhtaç olan 15 aylık bir bebeğin haklarını gözeterek, katı bürokratik kuralları öne süren işvereni hem anneye hem de bebeğe tazminat ödemeye mahkum etti. Bu tarihi karar, çalışan ebeveynlerin yasal güvenceleri ve çocuk hakları açısından uluslararası düzeyde dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
ŞİRKETİN BÜROKRATİK ISRARI İLK MAHKEMEDEN DÖNDÜ
Krizin merkezinde, İspanya İşçi Statüsü’nün Haziran 2023'te yürürlüğe koyduğu ve çalışanlara haklı gerekçelerle 5 güne kadar ücretli izin hakkı tanıyan yasal düzenleme yer alıyor. Süreç, bir kadın çalışanın 15 aylık hasta bebeğine bakabilmek için bu haktan yararlanmak istemesiyle başladı. Resmi makamlardan alınan ve "Bebek, üç gün boyunca annesinin bakımına ihtiyaç duymaktadır" ibaresi yer alan doktor raporunu şirkete sunan anne, beklemediği bir duvarla karşılaştı. Şirket yönetimi, raporda hastalığın detaylarının ve ciddiyetinin açıkça belirtilmediğini iddia ederek izin talebini geri çevirdi. Çocuğunu yalnız bırakmayarak 2 gün işe gitmeyen annenin maaşından kesinti yapıldı. İlk derece mahkemesi de hastalığın niteliğinin belgelenmediği gerekçesiyle şirketi haklı bularak annenin davasını reddetti.

ÜST MAHKEME NOKTAYI KOYDU: ŞİRKET HASTALIK DETAYINI BİLMEK ZORUNDA DEĞİL
Adalet mücadelesinden vazgeçmeyerek davayı üst mahkemeye taşıyan anne, Yüksek Mahkeme’den emsal bir karar çıkmasını sağladı. Dosyayı titizlikle inceleyen TSJC, ilk mahkemenin kararını tamamen bozarak tarihe geçecek bir duruş sergiledi. Yüksek Mahkeme, şirketlerin bebeğin hastalığının detaylarını veya ciddiyetini sorgulama hakkı bulunmadığını, buradaki asıl hukuki unsurun "çocuğun bakım ihtiyacı" ve "sağlık hakkının korunması" olduğunu vurguladı. Şirketin uygulamasını tamamen hukuka aykırı bulan mahkeme, kesilen maaşın iadesine ve hem anneye hem de doğrudan 15 aylık bebeğe manevi tazminat ödenmesine hükmetti.

HUKUK METNİNDE BİR İLK: ÇALIŞAN ANNELERİN "ÇİFT MESAİ" YÜKÜ
Mahkeme, gerekçeli kararında sadece hukuki bir sınır çizmekle kalmadı, aynı zamanda modern iş dünyasının kanayan yarası olan toplumsal cinsiyet eşitsizliğine de güçlü bir ışık tuttu. Kararda, "bakıcı stresi" ve "ebeveynlik stresi" gibi psikolojik yüklerin ağırlıklı olarak kadınların omuzlarında kaldığı aktarıldı. Kadınların hem iş hayatında hem de evde üstlendikleri "çift mesai" gerçeğine dikkat çeken üst mahkeme, çalışan annelerin hissettiği "aynı anda her yerde olma zorunluluğu ama hiçbir yere yetişememe" duygusunu dünya genelinde hukuki bir metinde ilk kez bu denli açık bir dille ifade etti. Bu karar, "çocuğun yüksek yararı" ilkesinin, şirketlerin katı ve bürokratik kurallarından her zaman üstün tutulacağını bir kez daha tescillemiş oldu.
Kaynak:Haber Merkezi
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.