İzmir için kritik uyarı: Deniz suyu Basmane'ye ulaşabilir

İzmir için kritik uyarı: Deniz suyu Basmane'ye ulaşabilir

İzmir’de yer altı sularının kontrolsüz kullanımı, kenti ciddi bir çökme riskiyle karşı karşıya bırakıyor. TÜBA üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, önlem alınmaması halinde 50–60 yıl içinde deniz suyunun Basmane’ye kadar ilerleyebileceği uyarısında bulundu.

İzmir’de yer altı sularının kontrolsüz ve yoğun kullanımı, kenti uzun vadede ciddi bir riskle karşı karşıya bırakıyor. Uzmanlara göre gerekli önlemler alınmadığı takdirde deniz suyu, önümüzdeki yarım yüzyıl içinde kentin merkez noktalarından Basmane’ye kadar ulaşabilir.

Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, İzmir ve Türkiye’nin derinleşen su ve enerji sorunlarının ele alındığı bir panelde çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Yaşar, İzmir’in en büyük tehdidinin “sessiz çökme” olduğunu belirterek, yer altı su seviyesindeki sürekli düşüşün bu süreci hızlandırdığını söyledi.

Kentte uzun yıllardır su yönetimi konusunda yeterli adımlar atılmadığını dile getiren Yaşar, özellikle yer altı sularına aşırı bağımlılığın İzmir’i geri dönüşü zor bir noktaya sürüklediğini ifade etti. Kentte kullanılan suyun yaklaşık yüzde 80’inin kuyulardan sağlandığını belirten Yaşar, kuyu derinliklerinin bazı bölgelerde bin 200 metreye kadar indiğine dikkat çekti. Bu durumun yalnızca İzmir’i değil, Manisa Ovası başta olmak üzere tüm bölgeyi etkilediğini kaydetti.

İzmir’in ciddi bir su kriziyle karşı karşıya olduğunu söyleyen Yaşar, kayıp-kaçak oranlarının yıllar içinde düşürülmesine rağmen hâlâ yüksek seviyelerde seyrettiğini aktardı. Kuraklığın sadece çevresel bir sorun olmadığına işaret eden Yaşar, ekonomik krizlerden enerji sorunlarına, gıda güvenliğinden toplumsal hareketlere kadar birçok başlığın temelinde su kıtlığının yer aldığını vurguladı.

“Uzun vadede İzmir’in tek bir büyük sorunu var: Çökme” diyen Yaşar, önlem alınmaması halinde 50–60 yıl içinde deniz suyunun iç kesimlere doğru ilerleyebileceği uyarısında bulundu. Alsancak’ta zaman zaman hissedilen kanalizasyon kokularının da altyapının deniz seviyesinin altına inmesinin bir sonucu olduğunu belirtti.

Dünyadan örnekler veren Yaşar, Jakarta ve Mexico City gibi metropollerde yer altı sularının aşırı çekilmesi nedeniyle her yıl santimetrelerce çökme yaşandığını, bazı bölgelerin tamamen tahliye edilmek zorunda kaldığını hatırlattı. Yer altı sularının stratejik bir rezerv olduğunun altını çizen Yaşar, kaçak kuyularla mücadelenin zorunlu olduğunu, Türkiye genelinde yüz binlerce kuyunun önemli bir bölümünün kayıt dışı olduğunu sözlerine ekledi.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.