Gaziantep’te kültür mirasının korunması için uluslararası çalıştay başladı

Gaziantep’te kültür mirasının korunması için uluslararası çalıştay başladı

Gaziantep’te düzenlenen uluslararası çalıştayda kültür varlıklarının yasa dışı ticaretiyle mücadele, eser iadesi, koruma politikaları ve ülkeler arası iş birliği konuları ele alınarak ortak çözüm yolları değerlendirildi.

Gaziantep, Türk dünyasını bir araya getiren önemli bir uluslararası programa ev sahipliği yapıyor. Türk Kültür ve Miras Vakfı öncülüğünde, Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türk Arkeoloji ve Kültürel Miras Enstitüsü, TİKA ve Gaziantep Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle düzenlenen program, 27–30 Nisan 2026 tarihleri arasında kentte gerçekleştiriliyor.

Türk Arkeoloji ve Kültürel Miras Enstitüsü’nde düzenlenen programda, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Türkmenistan başta olmak üzere çok sayıda ülkeden katılımcının yanı sıra uluslararası kuruluş temsilcileri ile alanında uzman isimler bir araya geldi.

KAÇAKÇILIĞA KARŞI ORTAK MÜCADELE GÜNDEMDE

“Türk Kültür Mirası Stratejik İş Birliği Konferansı ve Teknik Çalıştayı” başlığıyla düzenlenen programda, kültür varlıklarının yasa dışı dolaşımıyla mücadele ana gündem maddesi olarak öne çıkıyor. Toplantılarda, kaçakçılıkla mücadele yöntemleri, ulusal ve uluslararası mevzuat uygulamaları, sınır aşan iş birlikleri ve iyi uygulama örnekleri 4 gün boyunca mercek altına alınacak.

Programa ev sahipliği yapan Gaziantep Büyükşehir, 4 gün boyunca çalıştayda aktif bir rol üstlenerek, kültürel mirasın korunması ve tanıtılmasına yönelik yürüttüğü çalışmaları da uluslararası ve yerel katılımcılarla paylaşacak.

ŞAHİN: “ŞU ANDA BİNİN ÜZERİNDE ESERİMİZİN İADE SÜRECİ DEVAM ETMEKTE”

Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin programda yaptığı konuşmada, kültürel mirasın şehirlerin hafızası ve kimliği olduğunu belirterek, şunları söyledi:

“Gaziantep Büyükşehir Belediyesi olarak, kültürel mirası korumayı ve gelecek nesillere aktarmayı temel önceliklerimiz arasında görüyoruz. Bu doğrultuda Bakanlığımızla iş birliği içinde çalışmalar yürütüyoruz. Kendi bölgemizde bulunan bazı eserlerimizi ülkemize kazandırmaya başladık. Adana Müzesi deposunda yer alan, Roma dönemine ait bir eser de bu süreçte geri getirilen örneklerden biri oldu. En önemli kazanımlarımızdan biri ise Zeugma Antik Kenti’ne ait ‘Çingene Kızı’ mozaiğidir. Amerika Birleşik Devletleri’ndeki bir üniversitede bulunan bu eser, 60 yıl sonra yeniden ana vatanına döndü ve Zeugma ile buluştu. Bu bizim için çok kıymetli bir gelişmedir. Ancak henüz geri getirilmesi gereken çok sayıda eserimiz bulunmaktadır. Şu anda binin üzerinde eserimizin iade süreci devam etmektedir. Bu eserlerin ülkemize kazandırılması konusunda bugün burada ortaya konan fikir, tecrübe ve iş birliği, kültürel mirasımızın ana vatanına dönmesine önemli katkı sağlayacaktır. Bu süreç aynı zamanda kültürel hafızamızın yeniden bütünleşmesini de sağlayacaktır.”

Başkan Fatma Şahin, açılış konuşmasının ardından yaptığı sunumda Gaziantep’te kültürel ve tarihi dokunun korunmasına yönelik çalışmaları katılımcılara aktardı. Şahin, Yesemek Açık Hava Müzesi, Gaziantep Kalesi, Zeugma Antik Kenti ve Rumkale’de yürütülen restorasyon projelerine ilişkin bilgi verirken, UNESCO Dünya Kültür Mirası aday listesinde yer alan projeleri de paylaştı. Ayrıca Gaziantep’teki camiler, kasteller ve hamamların restorasyon çalışmaları ile çarşı bölgelerinde gerçekleştirilen düzenlemeler ve planlanan yeni projeler hakkında da bilgi verdi. Kentsel sit alanları, hanlar ve sokak sağlıklaştırma çalışmalarıyla şehrin tarihi dokusunun bütüncül şekilde korunarak gelecek nesillere aktarılmasının hedeflendiğini ifade etti.

yeni-proje-3-005.jpg

PROF. DR. RAİMKULOVA: “KÜLTÜREL MİRAS, MİLLETLERİN HAFIZASIDIR”

Türk Kültür ve Miras Vakfı Başkanı Prof. Dr. Aktoty Raimkulova, Bugün tarihi ve kültürel birikimiyle öne çıkan Gaziantep’te önemli bir konu için bir araya geldiklerini vurgulayarak, “Türk Kültür Mirası Stratejik İş Birliği Konferansı kapsamında, kültür varlıklarının yasa dışı ticaretiyle mücadeleyi ele alıyoruz. Kültürel miras, milletlerin hafızasıdır; geçmiş ile gelecek arasında kurulan en güçlü köprüdür. Bu mirası korumak hem tarihi hem de ahlaki bir sorumluluktur. Günümüzde eser kaçakçılığı ve yasa dışı ticaret, kültürel mirasımız için önemli bir tehdit oluşturmaktadır. Bu sorunla tek başına değil, ülkeler arası iş birliği ve uzmanlık paylaşımıyla mücadele edilebilir. Programın amacı da kurumlarımızı ve uzmanlarımızı bir araya getirerek ortak çözüm yolları geliştirmektir.” diye konuştu.

GÖNÜLTAŞ: “KÜLTÜREL MİRASIN KORUNMASI ÇOK KATMANLI BİR MÜCADELE ALANIDIR”

Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdür Yardımcısı Bülent Gönültaş, Kültür varlıklarının özellikle yasa dışı ticaret, kaçak kazılar ve organize kaçakçılık faaliyetleri gibi ciddi tehditlerle karşı karşıya olduğuna dikkati çekerek, “Bu süreçler, eserleri köken ülkelerinden koparmakta, bilimsel değerlerini zedelemekte ve geri dönüşü zor kayıplara yol açmaktadır. Bu nedenle kültürel mirasın korunması, hukuki, akademik ve diplomatik boyutları olan çok katmanlı bir mücadele alanıdır. Türkiye olarak bu alanda kararlı bir politika izliyoruz. 2002 yılından bu yana yurt dışına yasa dışı yollarla çıkarıldığı tespit edilen 13 bin 453 kültür varlığının iadesi sağlandı. Aynı şekilde ülkemizde bulunan ve başka devletlere ait olduğu belirlenen 313 eser de ilgili ülkelere teslim edildi.” şeklinde konuştu.

DR. ERCAN: “TÜRK COĞRAFYASINDAKİ TARİHİ VE KÜLTÜREL BAĞLARI GÜÇLENDİRMEYİ SÜRDÜRÜYORUZ”

TİKA Başkan Yardımcısı Dr. Ali Ercan, TİKA olarak, başta Türk coğrafyası olmak üzere farklı bölgelerde yürütülen restorasyon ve kültürel projelerle tarihi ve kültürel bağlarını güçlendirmeye devam ettiklerini bildirerek, şunları aktardı:

“Somut ve somut olmayan kültürel mirasın korunmasına yönelik çalışmalarımız sürüyor. Türk Kültür ve Miras Vakfı ile yürüttüğümüz iş birlikleri kapsamında önemli projeler hayata geçiriliyor. Bu çalışmaların, kültürel mirasın korunması ve gelecek nesillere aktarılmasına katkı sunduğunu değerlendiriyoruz. Günümüzde kültür varlıklarının yasa dışı ticareti, insanlığın ortak hafızasına zarar veren ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Bu nedenle uluslararası iş birliği ve koordinasyon büyük önem taşımaktadır.”

DR. YAMAN: “BU ŞEHİR, ORTAK KÜLTÜREL HAFIZAMIZIN VE TÜRK MİLLETİNİN MÜCADELESİNİN ÖNEMLİ TEMSİLCİLERİNDEN BİRİDİR”

TÜRKPA Hukuk ve Uluslararası İlişkiler Komisyonu Sekreteri Dr. Kadir Yaman, kültür mirasının korunması gibi hayati bir konuda bu kapsamda bir konferans ve teknik çalıştay düzenlenmesini önemli bulduklarını aktararak, “Bu şehir, ortak kültürel hafızamızın ve Türk milletinin mücadelesinin önemli temsilcilerinden biridir. Bu vesileyle ev sahipliği ve organizasyon için Türk Kültür ve Miras Vakfı başta olmak üzere Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı’na ve Türk Arkeoloji ve Kültürel Miras Enstitüsü’ne teşekkür ediyorum.” dedi.

PROF. DR. DOĞAN: “TÜRK VE İSLAM DÖNEMİ BAŞTA OLMAK ÜZERE ARKEOLOJİK ÇALIŞMALAR YÜRÜTMEYİ AMAÇLIYORUZ”

Kurum olarak temel önceliklerini anlatan Türk Arkeoloji ve Kültürel Miras Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Şaban Doğan, “Temel önceliklerimiz, yurt dışında Türk ve İslam dönemi başta olmak üzere arkeolojik çalışmalar yürütmek, yurt içinde ise arkeoloji ve kültürel mirasa dair bilim ve sanat etkinlikleri gerçekleştirmektir. Türk dünyası arkeolojisini birbirine yakınlaştırmak amacıyla, farklı coğrafyalardan bilim insanlarını bir araya getirecek çalışmalar yürütüyoruz. Eğitim, yayın faaliyetleri ve akademik desteklerle bu alanda çalışan araştırmacılara katkı sunmayı amaçlıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Programda ayrıca Gaziantep Vali Yardımcısı Hüseyin Kaptan da bulundu.

Programın açılışı, protokol konuşmaları sonrası çekilen hatıra fotoğrafıyla tamamlandı.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.