3 asır sonra yeniden hayat buldu: Ankara tavşanı yeniden yetiştiriliyor

Türkiye’de 1700’lü yıllardan bu yana ana vatanında görülmeyen Ankara (Angora) tavşanı, Elmadağ Belediyesi’nin 2022 yılında başlattığı projeyle yeniden yetiştirilmeye başlandı.

Türkiye’de 1700’lü yıllardan bu yana ana vatanında görülmeyen Ankara (Angora) tavşanı, Başkent’te yürütülen bir projeyle yeniden yetiştirilmeye başlandı. Elmadağ Belediyesi tarafından 2022 yılında başlatılan çalışmada, Hollanda’dan getirilen 2 çift tavşanla yola çıkıldı. Dört yıl içinde tavşan sayısı 130’a ulaştı.

Elmadağ ilçesinde hayata geçirilen Renkli Köy Projesi kapsamında oluşturulan “Tavşan Adası”, nesli Türkiye’de tükenen Angora tavşanını yeniden Ankara’ya kazandırmayı amaçlıyor. Uzun ve yumuşak tüyleriyle tanınan, adını da Başkent’ten alan Angora tavşanları, 2024 yılı itibarıyla ziyaretçilere ücretsiz olarak açıldı. İlk etapta turizm odaklı planlanan tesis için, tavşan yününün endüstriyel kullanımına yönelik çalışmalar da başlatıldı.

12862212.jpg

Projenin sorumluluğunu üstlenen Tavşan Adası Sorumlusu Gül Alçıkaya, Angora tavşanlarının bakımının büyük hassasiyet gerektirdiğini belirterek, bu alanda 6 ay eğitim aldığını söyledi. Alçıkaya, “Amacımız Ankara tavşanını ilçemize ve ülkemize yeniden kazandırmaktı. Dört tavşanla başladığımız noktada bugün 120-130 sayısına ulaştık. Tesisimiz özellikle yaz aylarında yoğun ilgi görüyor, günlük 300-400 ziyaretçiyi ağırlıyoruz. Yerli ve yabancı turistler tavşanların görünümünden oldukça etkileniyor” dedi.

Projenin ikinci aşamasında Angora tavşanı yününün ekonomik değere dönüştürülmesinin hedeflendiğini ifade eden Alçıkaya, bu yünün özelliklerine dikkat çekti. Alçıkaya, “Angora tavşanının tüyü, koyun ve keçi yününe göre yaklaşık 7 kat daha üstün yalıtım özelliğine sahip. Islandığında dahi yalıtım gücünü kaybetmiyor. Bu nedenle üniversitelerden akademisyenler gelerek yün örnekleri aldı. Ayrıca tesisimizde kadın istihdamına da önem veriyoruz” diye konuştu.

12862219.jpg

Tesis bünyesinde safkan Angora ile Yeni Zelanda kırması tavşanların yetiştirildiğini belirten Alçıkaya, safkan Angora tavşanlarının psikolojik olarak oldukça hassas olduğunu belirtti. Alçıkaya,“Strese girdiklerinde yeme içmeyi kesebiliyorlar. Bu yüzden günlük takip çok önemli. İştahları, dışkıları, kulak durumları sürekli kontrol ediliyor. Ben burayı sadece bir iş olarak görmedim. Onlar birer canlı ve ilgiye ihtiyaçları var. Bu hassasiyet olmasaydı sağlıklı bir üretimden söz edemezdik” ifadelerini kullandı.

Kökeni Anadolu’ya dayanan Angora tavşanı, uzun ve yumuşak tüyleriyle tarih boyunca büyük ilgi gördü. Galatlar ve Frigler döneminden itibaren bilinen, daha sonra İngiliz denizciler aracılığıyla Avrupa’ya taşınan bu tür, özellikle 18’inci yüzyılda Fransa ve İngiltere’de aristokrasinin gözde evcil hayvanları arasında yer aldı. Zamanla yün üretimi amacıyla yetiştirilen Angora tavşanı, bugün başta Çin olmak üzere birçok ülkede sınırlı sayıda üretiliyor.

Kaynak:DHA

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.