Yalnızlık sağlıklı yaşam yıllarını kısaltıyor: Erkeklerde kayıp 6 yıla yaklaşıyor

Yalnızlık sağlıklı yaşam yıllarını kısaltıyor: Erkeklerde kayıp 6 yıla yaklaşıyor

Yeni bir araştırma, yalnızlık ve sosyal izolasyonun yalnızca erken ölüm riskini artırmadığını, kişilerin kronik fiziksel ve ruhsal hastalıklardan uzak geçirebileceği yılları da belirgin biçimde kısalttığını ortaya koydu.

İnsanların ne kadar yaşadığı kadar, bu yılların ne kadarını sağlıklı geçirdiği de bilim dünyasının öncelikli gündem maddeleri arasında yer alıyor.

ABD'de yetişkin nüfusun neredeyse yarısını etkileyen yalnızlık ve sosyal izolasyon üzerine yapılan son çalışmalar, sosyal bağların kalitesinin sağlıklı yaşam süresinde belirleyici olduğunu gösteriyor. Nature Communications dergisinde yayımlanan kapsamlı araştırma, yalnızlık ile fiziksel ve zihinsel sağlık arasındaki ilişkiye dair en somut verilerden birini sunuyor.

RUH SAĞLIĞINDAKİ KAYIP 6 YILA YAKLAŞIYOR

Tulane Üniversitesinden Prof. Dr. Lu Qi liderliğindeki ekip, çalışmanın başında diyabet, kalp hastalığı, akciğer hastalığı, kanser, demans, depresyon ve anksiyete gibi kronik rahatsızlığı bulunmayan, 40-69 yaş arasındaki 277 binden fazla yetişkinin verilerini inceledi. 50 yaş referans alınarak yapılan hesaplamalarda, hem sosyal olarak izole olan hem de kendini yalnız hisseden kişilerin hastalıksız yaşam beklentisinde ciddi düşüş görüldü.

Bulgulara göre en büyük kayıp ruh sağlığı alanında yaşanıyor. Hem yalnızlık hem de sosyal izolasyon yaşayan kadınlar, sağlıklı sosyal ilişkilere sahip kadınlara kıyasla ruhsal bozukluklardan uzak 3,7 yıl daha az yaşarken, erkeklerde bu kayıp 5,8 yıla kadar çıkıyor. Fiziksel sağlıkta ise kayıp kadınlarda 2,4 yıl, erkeklerde 1,7 yıl olarak hesaplandı.

2026/01/10/depresyon1.jpg

YALNIZ OLMAK İLE YALNIZ HİSSETMEK AYNI ŞEY DEĞİL

Çalışmada öne çıkan noktalardan biri, yalnızlık ile sosyal izolasyon arasındaki kavramsal fark oldu. Sosyal izolasyon, kişinin temas kurduğu insan sayısı ve iletişim sıklığı gibi dışsal etkenlerle ölçülüyor. Yalnızlık ise kişinin mevcut ilişkilerinden ne kadar memnun olduğuna bağlı, içsel bir duygu olarak tanımlanıyor.

Bu nedenle kalabalık bir sosyal çevreye sahip kişiler bile derin bir yalnızlık hissi yaşayabiliyor. Uzmanlar, stres, uyku bozuklukları ve olumsuz sağlık davranışlarının bu süreci tetiklediğini belirtiyor. Ancak zayıf sosyal bağlarla hastalıklar arasındaki mekanizmanın karmaşık yapısını koruduğu vurgulanıyor.

2025/02/17/depresyon3.jpg

ERKEKLER YALNIZLIĞIN ETKİLERİNE KARŞI DAHA HASSAS

Prof. Dr. Lu Qi, erkeklerin yalnızlığın yol açtığı sağlık risklerine kadınlara kıyasla çok daha duyarlı olduğunu söyledi. Kadınların yaşam süresindeki biyolojik avantajının ve bazı hastalıklara karşı koruyucu cinsiyet faktörlerinin bu farkta etkili olduğu değerlendiriliyor.

Araştırma, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının sınırlarını da gösterdi. Dengeli beslenme, düzenli egzersiz, kaliteli uyku ve tütün ürünlerinden uzak durmak, sosyal izolasyonun yol açtığı hastalıksız yıl kayıplarını bir ölçüde telafi edebiliyor. Aynı durum yalnızlık hissi için geçerli değil: Sağlıklı bir yaşam tarzı benimsense bile yalnızlığın getirdiği ek sağlık riskleri doğrudan ortadan kalkmıyor.

Kaynak:Haber Merkezi

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.