Sabiha Tansuğ kimdir? Paraya resmi basılan ilk kadının hayat hikayesi
Cumhuriyet tarihimizin önemli isimlerinden Sabiha Tansuğ, Anadolu halk kültürüne adadığı yaşamı ve madeni paraya resmi basılan ilk kadın olma özelliğiyle tarihe geçti. İşte filmleri aratmayan bir hayatın detayları...
Cumhuriyet tarihimize bakıldığında, madeni paraya resmi basılan ilk kadın olan Sabiha Tansuğ, sıra dışı yaşamı ve kültürel mirasa katkılarıyla tanınıyor. 1933 yılında Gümülcine’de dünyaya gelen Tansuğ, 8 yaşındayken ailesiyle Türkiye’ye göç etti. İlkokul yıllarında katıldığı bir gösteride taktığı "eğribaş" isimli geleneksel başlık, hayatının dönüm noktası oldu.

ANADOLU KÜLTÜRÜNE ADANMIŞ BİR ÖMÜR
Çocukluk yıllarından itibaren çalışma hayatına atılan Tansuğ, Göztepe Enstitüsü’nde eğitim aldıktan sonra dikiş, şapka ve yöresel kıyafetler yaparak yeteneklerini geliştirdi. 1953 yılında İstanbul’da ressam Nuri İyem’den dersler alarak sanat vizyonunu genişletti. 1964 yılında açtığı Türk Piyer Loti Kahvesi ile dikkat çekse de, yaşadığı baskılar nedeniyle işletmesini kapatmak zorunda kaldı.

PARANIN ÜZERİNDEKİ İLK HALK KADINI
Sabiha Tansuğ için en büyük kırılma noktası, Milas seyahatinde eski bir köy kahvesinde çocukluk yıllarındaki "eğribaş" ile tekrar karşılaşması oldu. Bu tutkusu, Anadolu’yu karış karış gezerek geleneksel kadın başlıklarını toplamasına yol açtı.
Tansuğ’un bu kıymetli çalışmaları, dönemin Darphane Müdürü Sait Tanaçan’ın dikkatini çekti. "Oğuz Türkleri Ankara Kadın Başı" figürüyle fotoğrafı çekilen Sabiha Tansuğ, 1971-1989 yılları arasında tedavülde kalan 50 kuruşların üzerinde yer aldı. Siyasi kimliği olmayan bir halk kadınının paraya basılması, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bir ilk olarak kayıtlara geçti. Tansuğ bu durumu, "Paranın üzerindeki ben değilim, tarih" sözleriyle ifade etti.

MÜCADELELERLE DOLU BİR MİRAS
Yurt içi ve yurt dışında pek çok sergi açan Sabiha Tansuğ, Anadolu kültürünü dünyaya tanıtmak için büyük çaba sarf etti. Koleksiyonunu sergilemek için bir müze açma hayali, döneminin bürokratik engelleriyle karşılaşsa da ideallerinden vazgeçmedi. 200’den fazla makale kaleme aldı ve iki kitap yayımladı.
Yaşadığı zorluklara ve koleksiyonundan 430 parçanın çalınmasına rağmen pes etmeyen Tansuğ, 2010 yılında kendi dairesini boşaltarak Mecidiyeköy’de "Sabiha Tansuğ Sanat ve Kültür Evi"ni kurdu. Truva Folklor Araştırmaları Derneği ve PEN Dünya Kadın Yazarlar Derneği gibi kuruluşlardan ödüller alan Tansuğ, 16. yüzyıldan 1950’lere kadar uzanan zengin bir koleksiyonu gelecek nesillere miras bıraktı. Cumhuriyetin değerlerini sanatıyla yaşatan Sabiha Tansuğ, 2023 yılında 88 yaşında hayata veda etti.
Kaynak:Haber Merkezi
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.