BM’den beyin verileri için küresel koruma çağrısı: Düşünce mahremiyeti tehlikede
Birleşmiş Milletler (BM), beyin faaliyetlerini ölçebilen ve analiz edebilen nöroteknolojilerin kötüye kullanılması halinde düşünce mahremiyetinin ihlal edilebileceği uyarısında bulundu.
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri António Guterres, nöroteknolojideki gelişmelerin devletlere ve şirketlere insan beyninin faaliyetlerini inceleme, hatta bazı işlevlerine müdahale etme imkanı sağlayabileceğine dikkat çekti. BM’nin 8 Ekim’de yayımladığı raporda, bu teknolojilerin kontrolsüz kullanımının temel insan hakları ve kişisel mahremiyet açısından ciddi riskler doğurabileceği belirtildi.
Beyin faaliyetlerini ölçen ve analiz eden nöroteknolojiler, özellikle tıp alanında önemli imkanlar sunarken insanların düşüncelerine ilişkin verilerin nasıl kullanılacağı sorusunu da gündeme taşıyor. Raporda, bu teknolojilerin soruşturmalarda, yargılamalarda ve ceza infaz süreçlerinde kullanılması halinde keyfi gözaltılar, zihinsel müdahaleler ve mahremiyet ihlalleri yaşanabileceği uyarısı yapıldı.
BM'DEN BEYİN VERİLERİ İÇİN ULUSLARARASI KURAL ÇAĞRISI
BM raporunda, düşüncelerin son derece hassas kişisel veriler olarak tanınması ve nöroteknolojilerin kullanımını düzenleyen uluslararası kurallar oluşturulması önerildi. Özellikle ceza adaleti süreçlerinde bu teknolojilere başvurulurken açık rıza alınmasının önemi vurgulandı.
BM İnsan Hakları Ofisi Sözcüsü Jeremy Laurence da yasal düzenlemelerin, nöroteknolojiler soruşturmalarda ve mahkemelerde yaygın biçimde kullanılmaya başlamadan önce hayata geçirilmesi gerektiğine işaret etti.
BAZI ÜLKELER BEYİN VERİLERİ İÇİN YASAL ADIMLAR ATTI
Nöroteknolojilerin oluşturduğu risklere karşı bazı ülkelerde yasal düzenlemeler gündeme geldi. Şili, beyin faaliyetlerine ilişkin korumaları 2012 yılında anayasal düzeyde ele aldı. ABD'nin Kaliforniya, Colorado ve Montana eyaletlerinde de sinirsel verilerin korunmasına yönelik yasalar kabul edildi.
Arjantin, Brezilya, Kolombiya ve Meksika'da ise benzer düzenleme önerileri tartışılıyor. Bu adımlar, teknolojik gelişmeler karşısında zihinsel mahremiyetin ve kişisel verilerin korunmasına yönelik küresel tartışmanın büyüdüğünü gösteriyor.
Hindistan'da polis, yaklaşık 20 yıldır Beyin Elektriksel Salınım İmzası (BEOS) adı verilen yöntemi bazı suç soruşturmalarında kullanıyor. Şüphelilerin beyin dalgalarını incelemeyi amaçlayan yöntem, kişinin olaylara ilişkin bilgisi olup olmadığını belirlemeye yönelik iddialarla gündeme geliyor.
Ancak yöntemin bilimsel geçerliliği tartışmalı. Haberde aktarılan bilgilere göre BEOS sonuçları Hindistan mahkemelerinde delil olarak kabul edilmiyor. 2008 yılında oluşturulan bir hükümet komitesi de yöntemi yetersiz bulmuştu.
Kaynak:Haber Merkezi
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.