Öcalan için İmralı'da ev iddiası Meclis gündeminde! Dervişoğlu'ndan açıklama

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Abdullah Öcalan için İmralı'da ev inşa edildiği ve Öcalan'ın eve geçmek için "statü" beklediği yönündeki iddialara tepki gösterdi. Dervişoğlu, infaz hukukunda kişiye özel uygulama olamayacağını savundu.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Abdullah Öcalan için İmralı Adası'nda bir ev hazırlandığı ve Öcalan'ın söz konusu eve geçmek için "statü" beklediği yönündeki iddialara ilişkin açıklamalarda bulundu.

İnfaz koşullarının kanunla belirlendiğini vurgulayan Dervişoğlu, hiçbir hükümlü için kanunun öngördüğü çerçevenin dışında ayrıcalıklı bir uygulama yapılamayacağını savundu.

"İNFAZ HUKUKU KİŞİYE DEĞİL, KANUNA GÖRE İŞLER"

Türk Ceza Kanunu ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'a işaret eden Dervişoğlu, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının infaz koşullarının mevzuatta açık biçimde düzenlendiğini söyledi.

Dervişoğlu, bir hükümlünün kanunun öngördüğünden daha ağır bir uygulamaya tabi tutulamayacağı gibi daha hafif veya ayrıcalıklı bir infaz rejiminin de keyfi şekilde uygulanamayacağını belirtti.

İYİ Parti lideri, "İnfaz hukuku kişiye değil, kanuna göre işler" diyerek mevzuatın dışına çıkılmasının hukuki sorun oluşturacağını savundu.

"BAHÇELİ'NİN TARİF ETTİĞİ KONUTUN KANUNDA KARŞILIĞI YOK"

Dervişoğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye atfedilen, Öcalan için İmralı'da bahçeli ve yaşam alanları bulunan bir konut hazırlandığı yönündeki açıklamaları da değerlendirdi.

Söz konusu yapının mevcut infaz mevzuatında karşılığının bulunmadığını ileri süren Dervişoğlu, bahçeli, iki katlı ve farklı yaşam alanları bulunan bir konutun hükümlü için tahsis edilmesine ilişkin yasal düzenleme olmadığını söyledi.

Hükümlünün yakınlarıyla aynı çatı altında sürekli yaşamasının mevcut ziyaret uygulamasının ötesine geçeceğini savunan Dervişoğlu, bunun "ortak ikamet" anlamına geleceğini ve mevzuatta buna imkan tanıyan bir hüküm bulunmadığını ifade etti.

"DAHA VAHİM OLAN ŞARTI HÜKÜMLÜNÜN KOYMASI"

Dervişoğlu, tartışmanın yalnızca İmralı'daki ev iddiasıyla sınırlı olmadığını belirterek, asıl dikkat çekici konunun Öcalan'ın söz konusu eve geçmek için şart ileri sürdüğü iddiası olduğunu söyledi.

Nagehan Alçı'nın Bahçeli'ye dayandırdığı açıklamalara atıfta bulunan Dervişoğlu, şartı hükümlünün koyduğu bir tablonun ortaya çıktığını savundu.

Öcalan'ın, "Çerçeve Yasası" kapsamında oluşturulması gündeme gelen kurullarda görev almaya başladıktan sonra eve geçmek istediği yönündeki iddiaya da tepki gösterdi.

"BİR HÜKÜMLÜNÜN RESMİ KURULLARDA GÖREV YAPMASI MÜMKÜN DEĞİL"

Öcalan'ın resmi kurullarda görevlendirilmesinin infaz hukukuyla bağdaşmayacağını öne süren Dervişoğlu, böyle bir görevlendirmenin mevzuat açısından mümkün olmadığını savundu.

Dervişoğlu ayrıca, Öcalan'ın kendisine sunulduğu iddia edilen imkanı kabul etmeyerek resmi bir statü verilmesini beklediği yönündeki değerlendirmelerin de kabul edilemez olduğunu ifade etti.

"İNFAZ REJİMİNİ DEVLET BELİRLER"

İYİ Parti lideri, devlet ile hükümlü arasındaki ilişkinin infaz mevzuatı çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini belirterek normal koşullarda infaz rejimine devletin karar verdiğini söyledi.

Dervişoğlu, mevcut iddiaların ise hükümlünün belirleyici konuma geçtiği bir tablo ortaya çıkardığını savundu ve yaşananları "pazarlık" olarak nitelendirdi.

"HUKUKTAN GERİYE NE KALMIŞTIR?"

Dervişoğlu, tartışmanın artık yalnızca İmralı'da inşa edildiği öne sürülen yapının hukuki dayanağıyla sınırlı olmadığını belirtti.

İYİ Parti lideri açıklamasını şu soruyla tamamladı:

"Bir hükümlü, devletin kendisine nasıl davranacağını belirleyebiliyorsa, hukuktan geriye ne kalmıştır, devletten geriye ne kalmıştır?"

Kaynak:Haber Merkezi

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.