İmamoğlu'ndan fon skandalı çıkışı: “500 bin insan soyulurken o terazi neredeydi?”

İmamoğlu'ndan fon skandalı çıkışı: “500 bin insan soyulurken o terazi neredeydi?”

İmamoğlu, makam aracı giderleri nedeniyle yargılandığı davanın duruşmasında, 122 bin liralık kamu zararı iddiasına tepki gösterdi. İmamoğlu, yüz binlerce yatırımcının etkilendiği fon skandalını gündeme getirerek yargının önceliklerini sorguladı.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminde kullandığı makam aracının giderlerine ilişkin davanın ikinci duruşmasında hâkim karşısına çıktı. Silivri'deki 2 No'lu duruşma salonunda görülen duruşmada savunma yapan İmamoğlu, araç için yapılan yakıt, bakım ve lastik harcamaları nedeniyle kamu zararı oluştuğu iddiasını eleştirdi.

Kendi şirketine ait aracı belediyeye ücretsiz tahsis ettiğini belirten İmamoğlu, dosyada yalnızca giderlerin dikkate alındığını, belediyenin kira ödemeyerek elde ettiği tasarrufun ise göz ardı edildiğini savundu.

“500 BİN İNSAN SOYULURKEN O TERAZİ NEREDEYDİ?”

Savunmasında Türkiye'de gündeme gelen fon skandalına değinen İmamoğlu, yüz binlerce yatırımcının mağduriyetine ilişkin iddiaları gündeme taşıdı. Kendi davasında yıllar önce kullanılan bir aracın giderlerinin incelenmesine tepki gösteren İmamoğlu, kamu kurumlarının denetim yaklaşımını sorguladı.

İmamoğlu, “Devletin bütün gücü, 12 yıl önceki bir arabanın lastiğine bu kadar dikkatle bakarken, 500 bin insan soyulurken, vurgun yapılırken o terazi neredeydi?” ifadelerini kullandı.

122 BİN LİRALIK KAMU ZARARI İDDİASI

İddianamede, makam aracı için yapılan harcamalar nedeniyle 122 bin 305 lira 70 kuruş kamu zararı oluştuğu ileri sürülüyor. İmamoğlu ve diğer sanıklar hakkında görevi kötüye kullanma suçlamasıyla altı aydan iki yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.

İmamoğlu, savunmasında dosyada yakıt, bakım ve lastik giderlerinin toplandığını, buna karşılık aracın ücretsiz tahsis edilmesinden kaynaklanan ekonomik katkının hesaba katılmadığını söyledi.

İddia makamının hesaplamasını eleştiren İmamoğlu, “Kazanç sütunu yine boş bırakılmış. Yani eğer bir sanık buraya çıkıyorsa, lehine olan ne varsa yine yok sayılmış” dedi.

“MİLLETİN PARASINI HARCAMAYA GEREK YOK DEDİM”

Belediye başkanlığına seçildiği dönemde makam aracı için aylık 7 bin 200 liralık kiralama planı yapıldığını anlatan İmamoğlu, kamu kaynağının gereksiz yere kullanılmasını önlemek amacıyla kendi aracını tahsis etmeyi tercih ettiğini belirtti.

İmamoğlu, kararını “Benim aracım var, milletin parasını harcamaya gerek yok dedim. Olayın özü bu kadar basit” sözleriyle açıkladı.

Aracın dört yıl iki ay boyunca, yaklaşık 50 ay süreyle belediye hizmetinde kullanıldığını belirten İmamoğlu, bu dönem boyunca herhangi bir kira bedeli alınmadığını vurguladı. Kendi hesaplamasına göre ücretsiz tahsis sayesinde belediyenin yaklaşık 15 milyon liralık kiralama giderinden kurtulduğunu savundu.

“ARAÇ KİRALANSAYDI MAZOTUNU YİNE BELEDİYE ÖDEYECEKTİ”

İmamoğlu, belediyenin başka bir araç kiralaması durumunda da yakıt giderlerinin kamu bütçesinden karşılanacağını ifade ederek iddianamedeki hesaplama yöntemine itiraz etti.

“Araç kiralansaydı mazotunu yine belediye ödeyecekti. Yani mazot her hâlükârda ödenecekti” diyen İmamoğlu, bakım ve lastik masrafları da hesaba katıldığında ücretsiz tahsisin belediyeye yine önemli ölçüde tasarruf sağladığını ileri sürdü.

Aracın uzun süre kamu hizmetinde kullanılmasının yıpranmaya yol açtığını da belirten İmamoğlu, bu kaybın hesaplamaya dahil edilmediğini söyledi.

ÜCRETSİZ ARAÇ TAHSİSİNİ EV ÖRNEĞİYLE ANLATTI

Savunmasında dosyanın özünü bir örnek üzerinden anlatan İmamoğlu, aracını belediyeye ücretsiz vermesini, bir komşusuna evini kira almadan kullandırmaya benzetti.

Komşusunun evde otururken elektrik ve su giderlerini karşılaması nedeniyle ev sahibinin sonradan suçlanmasını örnek gösteren İmamoğlu, davada da benzer bir yaklaşım olduğunu savundu.

İmamoğlu, “Sonra bir gün bir akıllı evvel, size bir mahkeme kuruyor ve mahkeme size dönüp komşun senin evinin elektriğini ödemiş, sana menfaat sağlanmış, sen suçlusun diyor. İşin çok basit özeti budur” ifadelerini kullandı.

“YARGI, SİYASİ RAKİPLERİ DEVRE DIŞI BIRAKMAK İÇİN KULLANILIYOR”

İmamoğlu, savunmasının son bölümünde hakkında açılan davaların siyasi amaç taşıdığını öne sürdü. Son iki yılda yaklaşık 20 davayla karşı karşıya kaldığını belirten İmamoğlu, yargının muhalefeti baskı altına almak ve siyasi rakipleri devre dışı bırakmak amacıyla kullanıldığını iddia etti.

İmamoğlu, “Buradayım; çünkü muhatabı olduğum 20'ye yakın davanın son 2 yılda açılmasının yegâne sebebinin ülkemizin başındaki otoriter zihniyetin makamını korumak için yargıyı araçsallaştırdığını, kanuna, hukuka aykırı işlemler yaptığını, rakibini devre dışı bırakmak, muhalifleri hapse atmak adına araçsallaştırılmış yargı düzeninin varlığını tekrar tekrar halkımıza buradan hatırlatıyorum” dedi.

Davanın Türk yargısının gündemini meşgul etmesini eleştiren İmamoğlu, dosyanın hukuki dayanağına ilişkin itirazlarını yineledi.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.