Kadın beynini koruyan hormonal kalkan keşfedildi! Her yıl risk yüzde 8 azalıyor
İsveç’teki Karolinska Enstitüsü araştırmacılarının yürüttüğü çalışma, östrojen hormonuna daha uzun süre maruz kalan kadınlarda beyin damarlarının daha sağlıklı olduğunu ortaya koydu.
Kadınlarda Alzheimer ve bunama riskinin erkeklere kıyasla daha yüksek olması, hormonların beyin sağlığı üzerindeki etkilerini yeniden gündeme getirdi. İsveç’teki Karolinska Enstitüsü araştırmacılarının Neurology dergisinde yayımlanan yeni çalışması, östrojen hormonuna yaşam boyunca maruz kalma süresinin ileri yaşlardaki beyin damar sağlığıyla ilişkili olduğunu gösterdi. Araştırmada özellikle üreme döneminin uzunluğu ve menopozda hormon tedavisi kullanımı dikkat çekti.
Araştırmada 70 yaşındaki 352 kadının sağlık verileri ve beyin MR görüntüleri incelendi. Kadınların ilk adet gördükleri yaş ile menopoza girdikleri yaş arasındaki süre hesaplanarak yaşam boyu östrojen maruziyetleri değerlendirildi.
Sonuçlara göre üreme dönemindeki her bir yıllık artış, beyinde en az iki küçük damar hastalığı belirtisi bulunma olasılığının yüzde 8 daha düşük olmasıyla ilişkili çıktı.
Araştırmacılar, bu ilişkide özellikle menopoza daha geç girmenin etkili olduğunu belirledi.
MENOPOZDA HORMON TEDAVİSİ KULLANANLARDA DİKKAT ÇEKEN SONUÇ
Çalışmada menopoz döneminde hormon replasman tedavisi kullanan kadınların beyinlerinde daha az mikro kanama ve damar çevresindeki genişlemiş boşluklara rastlandı.
Doğum kontrol hapı kullanan ve ilerleyen yaşlarda hormon tedavisi alan kadınlarda ise beyaz madde bütünlüğü açısından daha olumlu sonuçlar gözlendi.
ALZHEİMER RİSK GENİ TAŞIYAN KADINLARDA DA İNCELENDİ
Araştırmanın dikkat çeken bulgularından biri de Alzheimer hastalığıyla ilişkili APOE gen varyantını taşıyan kadınlarda ortaya çıktı.
Bu genetik varyantı taşıyan kadınlarda menopoz döneminde hormon tedavisi kullanımı, Alzheimer’a karşı hassas beyin bölgelerinde daha yüksek kortikal kalınlıkla ilişkili bulundu. Ancak bu sonuçların daha ileri araştırmalarla doğrulanması gerekiyor.
Araştırmacılar, elde edilen sonuçların doğrudan hormon tedavisi önerisi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.
Kaynak:Haber Merkezi
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.