Grip ve soğuk algınlığından korunmanın 5 altın kuralı! Bunu yapan kışı hasta geçirmiyor
Kışın artan grip ve soğuk algınlığına karşı uzmanlardan "bilinçsiz antibiyotik" uyarısı geldi! Dr. Selim Özgül, antibiyotiklerin virüslere etki etmediğini vurguladı.
Havaların soğumasıyla birlikte grip ve soğuk algınlığı vakalarında artış yaşanırken, hastalık belirtileri ortaya çıkar çıkmaz antibiyotiğe yönelmek en sık yapılan hatalar arasında yer alıyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Selim Özgül, her iki hastalığın da çoğunlukla virüslerden kaynaklandığını belirterek doktor önerisi olmadan antibiyotik kullanılmaması gerektiğini söyledi. Uzman isim, hastalık sürecinde dinlenmenin, yeterli sıvı tüketmenin ve bulaş riskini azaltacak önlemler almanın önemine dikkat çekti.

ANTİBİYOTİK GRİP VE SOĞUK ALGINLIĞINI İYİLEŞTİRİR Mİ?
Grip ve soğuk algınlığının genellikle viral enfeksiyonlar olduğunu belirten Dr. Selim Özgül, antibiyotiklerin virüslere karşı etkili olmadığını vurguladı.
Özgül, hastalık döneminde öncelikle dinlenme ve yeterli sıvı tüketimine önem verilmesi gerektiğini belirterek, bazı hastalarda hekim tarafından uygun görülen ve grip virüsünü doğrudan hedefleyen ilaçların kullanılabildiğini ifade etti.

GRİP İLE SOĞUK ALGINLIĞININ BELİRTİLERİ NASIL AYIRT EDİLİR?
Grip ve soğuk algınlığı benzer belirtiler gösterse de hastalıkların başlangıç şekli ve şiddeti farklılık gösterebiliyor. Dr. Selim Özgül, soğuk algınlığının genellikle yavaş başladığını, gripte ise belirtilerin daha ani ve yoğun ortaya çıktığını belirtti.
İki hastalık arasındaki temel belirtiler şöyle sıralanıyor:
Soğuk algınlığı: Burun akıntısı, hapşırma ve boğaz ağrısı ön plandadır. Belirtiler genellikle daha hafif seyreder ve yavaş gelişir.
Grip: Ani başlayan ateş, kas ve vücut ağrıları, yoğun halsizlik ve bitkinlik daha belirgindir.
Belirtilerin birbirine benzeyebileceğini belirten uzmanlar, yalnızca semptomlara bakarak kesin tanı konulamayacağını ve gerekli durumlarda hekim değerlendirmesi yapılması gerektiğini vurguluyor.

HASTAYKEN GÜNDE NE KADAR SU İÇİLMELİ?
Enfeksiyon döneminde yeterli sıvı alımının önemine değinen Özgül, günlük ihtiyacın kişinin kilosuna, hava sıcaklığına ve yaşadığı sıvı kaybına göre değiştiğini söyledi.
Yaklaşık 70 kilogram ağırlığındaki bir kişinin günlük sıvı ihtiyacının ortalama 2 litre olabileceğini belirten Özgül, kış aylarında genel olarak 1,5-2 litre civarında sıvı tüketilebileceğini ifade etti. İshal ve yoğun terleme gibi sıvı kaybını artıran durumlarda ise ihtiyacın yükselebileceğini kaydetti.
Dikkat edilmesi gerekenler:
Sıvı ihtiyacı herkes için aynı değildir. Özellikle böbrek veya kalp hastalığı nedeniyle sıvı kısıtlaması bulunan kişilerin önerilen miktarları kendi sağlık durumlarına göre doktorlarıyla belirlemesi gerekiyor.

GRİPTEN KORUNMANIN EN ETKİLİ YOLLARINDAN BİRİ AŞI
Gripten korunmada yıllık aşılamanın önemine dikkat çeken Özgül, özellikle risk grubunda bulunan kişilere sonbahar aylarında grip aşısı yaptırmalarını önerdi.
Grip aşısının hastalığa yakalanmayı tamamen engellemediğini belirten Özgül, aşının enfeksiyonun daha hafif geçirilmesine ve ciddi hastalık riskinin azaltılmasına katkı sağlayabildiğini ifade etti.
Grip aşısı özellikle ileri yaştaki kişiler, kronik hastalığı bulunanlar, gebeler ve sağlık çalışanları gibi risk grupları açısından önem taşıyor.
KAPALI ORTAMLARI HAVALANDIRIN, HASTAYKEN MASKE TAKIN
Grip ve soğuk algınlığı gibi solunum yolu enfeksiyonlarından korunmak için günlük alışkanlıkların da önemli olduğunu belirten Özgül, kapalı alanların düzenli havalandırılması, el hijyenine dikkat edilmesi ve hasta kişilerle yakın temastan kaçınılması gerektiğini söyledi.
Hastalık belirtileri bulunan kişilerin maske kullanmasının bulaş riskini azaltabileceğini belirten Özgül, dinlenmenin yalnızca kişinin iyileşme süreci açısından değil, çevresindeki insanların korunması bakımından da önemli olduğunu vurguladı.

GRİP VE SOĞUK ALGINLIĞINDA HANGİ DURUMLARDA DOKTORA BAŞVURULMALI?
Grip ve soğuk algınlığı çoğu kişide destekleyici bakımla iyileşebilse de bazı belirtiler daha ciddi bir sağlık sorununun habercisi olabilir. Özellikle nefes darlığı, göğüs ağrısı, bilinç bulanıklığı, belirgin susuzluk ve geçmeyen ya da kötüleşen yüksek ateş durumlarında tıbbi değerlendirme geciktirilmemeli.
İleri yaştakiler, küçük çocuklar, gebeler ve kronik hastalığı bulunan kişilerde belirtiler başladığında daha erken doktor görüşü alınması önem taşıyor.
Uzmanların uyarısı ise net: Kış aylarında grip ve soğuk algınlığına karşı korunmak için bilinçsiz ilaç kullanımına yönelmek yerine doğru tedavi, yeterli dinlenme, sıvı tüketimi ve hijyen önlemlerine öncelik verilmesi gerekiyor.
Kaynak:İHA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.