Covid’in kökeni tartışmasında yeni belgeler: Bilim insanlarının mesajları ortaya çıktı

Covid’in kökeni tartışmasında yeni belgeler: Bilim insanlarının mesajları ortaya çıktı

Covid-19'un kökenine ilişkin tartışmalar yeniden gündemde. ABD Senatosu tarafından yayımlanan yeni belgeler, laboratuvar kazası ihtimalini kendi aralarında tartışmayı sürdürdüğünü ortaya koydu.

Covid-19 salgınının başlangıcına ilişkin tartışmalar, ABD Senatosu İç Güvenlik ve Hükümet İşleri Komitesi'nin kamuoyuyla paylaştığı yeni yazışmalarla yeniden alevlendi. Belgeler, Nature Medicine'da yayımlanan ve virüsün doğal kökenli olduğunu savunan makalenin yazarlarının, laboratuvar kazası olasılığını tamamen dışlamadığını gösteriyor.

Cumhuriyetçi Senatör Rand Paul, 22 Temmuz 2026'da "SARS-CoV-2'nin Yakın Kökeni" başlıklı makalenin yazarlarına ait olduğu belirtilen Slack yazışmalarını yayımladı.

2020 yılında Nature Medicine dergisinde yayımlanan makalede Kristian Andersen, Andrew Rambaut, Edward Holmes, Robert Garry ve Ian Lipkin, virüsün laboratuvarda üretilmediğini veya kasıtlı olarak değiştirilmediğini savunmuş, doğal seçilim yoluyla ortaya çıkmasının daha olası olduğu sonucuna varmıştı.

LABORATUVAR İHTİMALİ TAMAMEN DIŞLANMADI

Yeni yayımlanan yazışmalara göre başyazar Kristian Andersen, Haziran 2020'de meslektaşlarına gönderdiği mesajlarda virüsün kökenine ilişkin kesin kanıt bulunmadığını belirtti.

Andersen, virüsün bazı özelliklerinin laboratuvarda eklenmiş olabileceğinin tamamen dışlanamayacağını ifade ederken, makaledeki kesin ifadelerden artık daha az emin olduğunu yazdı. Buna rağmen doğal köken senaryosunun hâlâ daha güçlü olduğunu düşündüğünü vurguladı.

Belgelerde Andersen'in laboratuvar kazası ihtimaline yaklaşık yüzde 30 olasılık verdiği, Edward Holmes'un ise bu ihtimali önce yüzde 20, daha sonra yüzde 10 olarak değerlendirdiği öne sürüldü.

WUHAN VİROLOJİ ENSTİTÜSÜ TARTIŞILDI

Yazışmalarda Wuhan Viroloji Enstitüsü'nde yürütülen yarasa koronavirüsü araştırmaları da gündeme geldi.

Andersen, benzer çalışmaların dünyanın farklı bölgelerinde yapıldığı yönündeki ifadelerin doğru olmadığını, bu araştırmaların özellikle Wuhan Viroloji Enstitüsü'nde gerçekleştirildiğini belirtti. Ayrıca bazı deneylerin görece düşük biyogüvenlik koşullarında yapılmış olmasından endişe duyduğunu dile getirdi.

Araştırmacılar, virüsün insan hücrelerine girişini kolaylaştıran "fürin kesim bölgesi" üzerinde de değerlendirmelerde bulundu. Andersen bu özelliğin geçmişte deneysel olarak koronavirüslere eklendiğini öğrendikten sonra bazı bulguları kaygı verici bulduğunu ifade ederken, Holmes ise benzer genetik yapıların doğada da görüldüğünü ve bunun tek başına laboratuvar kökenine kanıt oluşturmadığını savundu.

E-POSTA UYARISI DİKKAT ÇEKTİ

Senato Komitesi'nin açıklamasına göre yazışmalarda bilim insanlarının ABD istihbarat kurumları ve Ulusal Sağlık Enstitüleri yetkilileriyle temaslarına da yer verildi.

Andrew Rambaut'ın, bilgi edinme başvurularına konu olabileceği gerekçesiyle meslektaşlarına e-posta yazışmalarında dikkatli olmalarını tavsiye ettiği aktarıldı. Komite Başkanı Rand Paul ise bunun kamuoyundan bilgi saklanmaya çalışıldığına işaret ettiğini savundu.

DSÖ: TÜM SENARYOLAR İNCELENMEYE DEVAM EDİYOR

Yayımlanan belgeler laboratuvar kazasının gerçekleştiğini kanıtlamıyor. Yazışmalar yalnızca araştırmacıların, makalenin yayımlanmasının ardından da farklı senaryoları değerlendirmeyi sürdürdüğünü ortaya koyuyor.

Dünya Sağlık Örgütü ise Haziran 2025'te yayımladığı değerlendirmede mevcut bilimsel verilerin ağırlıklı olarak virüsün hayvanlardan insanlara geçtiği doğal köken senaryosunu desteklediğini, ancak yeterli veri bulunmadığı için laboratuvar kazası dahil tüm ihtimallerin araştırılmaya devam ettiğini bildirmişti.

Kaynak:Haber Merkezi

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.