Güllü’nün şüpheli ölümünde iddianame bekleyişi: Soruşturmada sona yaklaşıldı

Güllü’nün şüpheli ölümünde iddianame bekleyişi: Soruşturmada sona yaklaşıldı

Arabesk müziğin sevilen ismi Güllü'nün Çınarcık'taki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturmada sona gelindi.

26 Eylül 2025 tarihinde Yalova'nın Çınarcık ilçesindeki konutunda yaşamını yitiren sanatçı Güllü'nün şüpheli ölümüyle ilgili gözler savcılığın hazırlayacağı iddianameye çevrildi.

Edinilen bilgiye göre, olay ilk saatlerde "talihsiz bir kaza" olarak değerlendirildi. Ancak ilerleyen süreçte ortaya çıkan kamera kayıtları, dosyaya giren çarpıcı ifadeler ve cinayet iddiaları soruşturmanın seyrini değiştirdi. Türkiye’nin gündeminde yer alan dosyayı yürüten Yalova Cumhuriyet Başsavcısı Duygu Bayar Öksüz’ün İstanbul Gaziosmanpaşa Başsavcı Vekilliği’ne atanmasının ardından göreve Yunus Emre Büyükyurt getirildi. Yeni başsavcının göreve başlamasıyla birlikte, uzun süredir beklenen iddianamenin tamamlanacağı öngörülüyor.

İddianame İçin Geri Sayım Başladı

Merakla beklenen iddianamede adli tıp raporları, kriminal incelemeler, teknik detaylar, tanık beyanları ve olay gecesine ilişkin ifadeler yer alacak. Olaydan 78 gün sonra gelen tutuklama kararlarıyla yeni bir boyut kazanan soruşturmada, kamuoyunun dikkati savcılığın hazırlayacağı değerlendirmelere odaklandı.

GÜLLÜ'NÜN ÖLÜMÜ NASIL GERÇEKLEŞTİ?

Gerçek adı Gül Tut olan ve "Güllü" adıyla tanınan sanatçı, 26 Eylül 2025 gecesi Çınarcık’taki evinde vefat etti. Soruşturma kapsamında onlarca ifade alındı, güvenlik kameraları incelendi ve adli tıp raporları hazırlandı. İddialara göre olay gecesi sanatçı, kızı Tuğyan Ülkem Gülter ve kızının arkadaşı Sultan Nur Ulu ile evdeyken kapalı teras bölümündeki pencereden aşağı düştü. Oğlu Tuğberk Yağız Gülter, ilk açıklamasında annesinin ev kazası sonucu hayatını kaybettiğini duyurmuştu.

KAMERA GÖRÜNTÜLERİ VE AİLENİN İFADESİ

Olayın ardından ev içi güvenlik kamerasına ait görüntüler kamuoyuna yansıdı. Görüntülerde Güllü’nün odadan çıkarak terasa yöneldiği, kısa süre sonra gelen seslerin ardından kızı ve arkadaşının panik halinde dışarı koştuğu görüldü.

Soruşturmanın ilk aşamasında kızı Tuğyan Ülkem Gülter, annesinin Roman havası oynadığı sırada dengesini kaybederek düştüğünü anlattı. Aile fertleri de sanatçının alkol aldığında denge problemleri yaşadığını ve olayın kaza olduğunu beyan etti. Dosyaya giren bilgilerde, Güllü'nün olaydan yaklaşık bir hafta önce de aynı evde düşüp tedavi gördüğü yer aldı.

ADLİ TIP VE TOKSİKOLOJİ RAPORLARI

Soruşturmadaki en önemli aşamalardan biri adli tıp incelemeleri oldu. Hazırlanan raporlarda ölüm nedeninin yüksekten düşmeye bağlı genel beden travması olduğu, vücutta ağır travmalar, çok sayıda kırık ve iç organ yaralanmaları bulunduğu tespit edildi. Biyolojik incelemelerde sanatçı dışında kimseye ait DNA profiline rastlanmadı. Tırnak örneklerinde başka bir DNA bulunmaması, boğuşma iddialarını zayıflattı. Ancak savcılığın ulaştığı bilirkişi raporunda, dengenin kendi kendine kaybedilmediği, fiziksel temas veya itilmeyle düşmenin gerçekleştiği sonucuna varıldı.

Adli Tıp Kurumu raporunda ayrıca Güllü'nün kanında 3,53 promil alkol bulunduğu, uyuşturucu veya zehirleyici maddeye rastlanmadığı açıklandı.

CİNAYET İDDİALARI VE MESAJLAR

Dosya "kaza" ihtimaliyle ilerlerken sanatçının eski patronu Ferdi Aydın, kızı hakkında suç duyurusunda bulundu. Anne-kız arasında geçmişte ciddi sorunlar olduğunu ve ölüm tehditleri içeren mesajlar gördüklerini öne sürdü. "Annemi öldürmek için bir katil bulur musun" gibi mesajların ortaya çıkması üzerine ifade veren Tuğyan Ülkem Gülter, yazışmaların geçici bir kırgınlık dönemine ait olduğunu ve sonrasında barıştıklarını savundu.

KIRILMA NOKTASI TANIK İFADESİ VE TUTUKLAMA

Soruşturmanın yönünü değiştiren en sarsıcı iddia tanık Bircan D.’den geldi. İfadesinde Tuğyan’ın cenazeden sonra kendisine, "Abla iyi ki o zaman beni durdurmuşsun, keşke bu defa da engel olabilseydin, ben yaptım ama çok pişmanım abla" dediğini öne sürdü.

Fiziki ve teknik takibe alınan Tuğyan Ülkem Gülter ile arkadaşı Sultan Nur Ulu, valizlerini hazırlayıp yurt dışına kaçma hazırlığındayken 11 Aralık 2025'te İstanbul'da gözaltına alındı. Sultan Nur Ulu ifadesinde, Tuğyan’ın annesini kalçasının altından bacaklarına sarılarak hafifçe yukarı kaldırdığını ve ardından aşağı ittiğini söyledi. Bu beyan tutuklamada önemli rol oynadı. Tuğyan Ülkem Gülter 13 Aralık 2025'te tutuklanırken, Sultan Nur Ulu hakkında ev hapsi tedbiri uygulandı. Gülter’in eski nişanlısı Kervan Eminoğlu ise 'kasten öldürmeye azmettirme' şüphesiyle gözaltına alınıp adli kontrolle serbest bırakıldı.

Kaynak:İHA

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.