Yumurta ticareti soruşturmasında 2 milyon euroluk para trafiği iddiası: 53 şüpheli hakkında işlem

Yumurta ticareti soruşturmasında 2 milyon euroluk para trafiği iddiası: 53 şüpheli hakkında işlem

Türkiye, KKTC, Arnavutluk ve Gürcistan hattındaki yasa dışı üreme hücresi ticareti soruşturmasında gözaltı sayısı 44'e yükseldi. Dosyada 41 kadının 811 kez yumurta satışı yaptığı ve yaklaşık 2 milyon euroluk para trafiğinin yönetildiği iddia edildi.

Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), Arnavutluk ve Gürcistan bağlantılı yasa dışı üreme hücresi ticareti ve taşıyıcı annelik soruşturmasında yeni ayrıntılar ortaya çıktı. İstanbul merkezli 14 ilde yürütülen soruşturmada gözaltına alınanların sayısı 44'e, haklarında adli işlem başlatılan şüphelilerin sayısı ise 53'e ulaştı.

Soruşturma dosyasında, organizasyonun çalışma yöntemi, kadın donörlerin temin edilmesi ve üreme hücrelerinin yurt dışındaki kliniklere aktarılmasıyla ilgili iddialar yer aldı.

SORUŞTURMA CİMER BAŞVURUSUYLA BAŞLADI

Dosyadaki bilgilere göre soruşturma, organizasyonun lideri olduğu öne sürülen Hacer T.'nin eşinin şüpheleri üzerine CİMER'e başvurmasıyla başlatıldı.

Emniyet birimlerinin incelemelerinde, 41 kadın donörün toplam 811 kez yumurta satışı gerçekleştirdiğinin belirlendiği öne sürüldü. Soruşturma kapsamında, söz konusu faaliyetlerin nasıl yürütüldüğü ve organizasyonun bağlantıları araştırıldı.

DONÖRLÜKTEN ORGANİZASYON YÖNETİCİLİĞİNE UZANAN İDDİA

Emniyet tespitlerine göre Hacer T.'nin sisteme ilk olarak donör olarak dahil olduğu, daha sonra yeni kadınları organizasyona yönlendirmeye başladığı ileri sürüldü.

Şüphelinin, bu süreçte komisyon aldığı ve ilaç temin ettiği belirtilen Muharrem Ş. ile birlikte hareket ederek organizasyonun faaliyet alanını genişlettiği iddia edildi.

Soruşturma dosyasında ayrıca kadın donörlerin kan grubu, göz rengi, saç rengi ve ten rengi gibi özelliklerinin kaydedildiği kataloglar hazırlandığı ve bunların talepte bulunan kişilere sunulduğu bilgisi yer aldı.

KADINLAR YURT DIŞINDAKİ KLİNİKLERE GÖNDERİLDİ

NTV'nin haberine göre, 80 euro karşılığında yumurta donörlüğünü kabul eden kadınların ilk olarak İstanbul'da sağlık kontrollerinden geçirildiği, ardından KKTC, Arnavutluk ve Gürcistan'daki kliniklere gönderildiği belirtildi.

İddialara göre işlemler sonucunda elde edilen üreme hücreleri tüp bebek merkezlerine aktarıldı. Soruşturma kapsamında, organizasyonun yaklaşık 2 milyon euroluk para trafiğini yönettiği de öne sürüldü.

GÖZALTI SAYISI 44'E YÜKSELDİ

Soruşturmadaki son gelişme, KKTC'den Türkiye'ye dönen iki kadının İstanbul'daki havalimanında gözaltına alınmasıyla yaşandı. Bu gelişmeyle birlikte toplam gözaltı sayısının 44'e yükseldiği bildirildi.

Hakkında adli işlem yürütülen 53 şüpheli arasında organizasyon yöneticilerinin yanı sıra donör kadınlar, iki kadın hastalıkları ve doğum uzmanı ile dört seyahat organizatörünün de bulunduğu aktarıldı.

YUMURTA BAĞIŞINDA BİYOLOJİK VE HUKUKİ ANNELİK TARTIŞMASI

Soruşturma, üreme hücrelerinin kullanımı ve taşıyıcı annelik uygulamalarında annelik statüsünün nasıl belirlendiği konusunu da gündeme getirdi. Uzmanlar, biyolojik bağ ile hukuki annelik arasındaki ayrıma dikkat çekti.

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Şule Yıldız, tıbbi açıdan yumurtanın sahibi olan kadının genetik anne olduğunu ifade etti.

Aile hukuku alanında çalışan Avukat Güzide Şeniz Özsoy ise Türk Medeni Kanunu kapsamında hukuki anneliğin doğum esasına dayandığını belirtti. Özsoy, DNA testiyle genetik bağın ortaya konulmasının tek başına hukuki annelik statüsü sağlamadığını vurguladı.

Türkiye'de yumurta bağışı ve taşıyıcı annelik uygulamalarının yasal olarak yasak olduğuna da dikkat çekildi.

Soruşturmanın, şüphelilerin faaliyetleri ve uluslararası bağlantıları yönünden çok yönlü olarak sürdürüldüğü bildirildi.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.