Yalova'daki 3,5 ve 2,9'luk depremler ne anlama geliyor? Osman Bektaş açıkladı

Yalova'daki 3,5 ve 2,9'luk depremler ne anlama geliyor? Osman Bektaş açıkladı

Yalova açıklarında meydana gelen 3,5 ve 2,9 büyüklüğündeki depremleri değerlendiren Prof. Dr. Osman Bektaş, Marmara’daki faylarda “yavaş kayma” olasılığına dikkat çekti. Uzman, sismik hareketliliğin bilimsel verilerle izlenmesi gerektiğini vurguladı.

Marmara Denizi'nde Yalova açıklarında meydana gelen 3,5 ve 2,9 büyüklüğündeki depremler, bölgedeki fay hareketliliğini yeniden gündeme taşıdı. Jeoloji uzmanı Prof. Dr. Osman Bektaş, yaşanan sarsıntıların Marmara'daki fayların davranışları açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Bektaş, özellikle Çınarcık Fayı çevresinde gözlenen sismik hareketliliğe dikkat çekerek, depremlerin faylarda meydana gelebilecek yavaş kayma hareketleriyle ilişkili olabileceğini ifade etti.

2016'DAKİ YALOVA DEPREMİNE DİKKAT ÇEKTİ

Prof. Dr. Osman Bektaş, Alman bir araştırma ekibinin 2019 yılında yayımladığı çalışmayı hatırlattı. Söz konusu araştırmada, 2016 yılında meydana gelen 4,4 büyüklüğündeki Yalova depremi öncesinde ve sonrasında kaydedilen mikrodeprem faaliyetlerinin Çınarcık Fayı'ndaki yavaş kaymayla bağlantılı olabileceği değerlendirilmişti.

Bektaş, o dönemde yaklaşık 50 gün boyunca devam eden deformasyon sinyalinin önemine işaret ederek, günümüzde gözlenen mikrodeprem hareketliliğinin de benzer bir bakış açısıyla incelenmesi gerektiğini kaydetti.

“YAVAŞ KAYMA” İHTİMALİ NE ANLAMA GELİYOR?

Faylarda yavaş kayma, kayaç bloklarının fay hattı boyunca ani ve büyük bir kırılma oluşturmadan, uzun bir zaman diliminde hareket etmesi olarak tanımlanıyor. Bu tür hareketler, bazı durumlarda mikrodepremler ve yer kabuğundaki deformasyonlarla birlikte gözlenebiliyor.

Bektaş, Yalova açıklarında kaydedilen son depremlerin Marmara'daki fayların sürünme davranışı açısından ele alınabileceğini belirtti. Ancak mevcut sarsıntıların kesin olarak yavaş kaymadan kaynaklandığını gösteren bir sonuca ulaşıldığı anlamına gelmediğini de göz önünde bulundurmak gerekiyor.

“SİSMİK HAREKETLİLİK BİLİMSEL VERİLERLE İZLENMELİ”

Yalova açıklarındaki depremleri değerlendiren Bektaş, 2016 yılında gözlenen deformasyon sinyaliyle 2026'daki mikrodeprem faaliyetlerinin birlikte incelenmesinin önemine işaret etti.

Uzman, bölgedeki hareketliliğin korku üzerinden değil, bilimsel ölçümler ve veriler ışığında değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Depremlerin büyüklüğü ve sıklığı tek başına daha büyük bir depremin meydana geleceğini göstermez. Marmara'daki fayların mevcut durumu hakkında sağlıklı değerlendirme yapılabilmesi için uzun dönemli sismik kayıtların ve bilimsel araştırmaların birlikte ele alınması gerekiyor.

Kaynak:Haber Merkezi

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.