Uzmanlar uyardı: El Nino sonbahar ve kış havasını değiştirecek

Uzmanlar uyardı: El Nino sonbahar ve kış havasını değiştirecek

El Nino’nun güçlenmesiyle sonbahar ve kış için dikkat çeken tahminler geldi. Uzmanlar, Türkiye’de sıcak ve yağışlı hava geçişleri yaşanabileceğini, batıda karın azalabileceğini belirtti.

Türkiye’de yaz sıcakları eylül ayının ortasına gelinmesine rağmen etkisini sürdürüyor. Avrupa’da ise güçlenen El Nino hava olayının önümüzdeki aylarda sıcaklık ve yağış düzeni üzerindeki olası etkileri merak ediliyor. Uzmanlar, sonbaharın özellikle ekim ve kasım aylarında dalgalı bir hava karakterine sahip olabileceğine dikkat çekiyor.

Yaz mevsiminin sona ermesiyle Avrupa’da gözler sonbahar ve kış dönemine çevrildi. Sıcaklıkların ne zaman düşeceği, yağışların başlayacağı ve kışın ilk kar yağışlarının hangi dönemde görüleceği tartışılırken, uzun vadeli meteorolojik modeller dikkat çeken öngörüler ortaya koyuyor.

El Nino'nun güçlenmesinin Avrupa'daki hava dolaşımını etkileyebileceği belirtilirken, Türkiye'de de yaz sıcaklarının uzaması dikkat çekiyor. Özellikle güney kesimlerde yüksek sıcaklıklar devam ederken, Adana’da geçtiğimiz günlerde termometreler 43 dereceyi gösterdi.

EL NİNO GÜÇLENİYOR

El Nino, tropikal Pasifik Okyanusu'ndaki deniz yüzeyi sıcaklıklarının uzun dönem ortalamasının üzerine çıkmasıyla ortaya çıkan geniş ölçekli bir iklim olayı olarak tanımlanıyor. El Nino’nun gücü, Pasifik Okyanusu'nda ekvator boyunca uzanan Nino 3.4 bölgesindeki deniz yüzeyi sıcaklıkları üzerinden takip ediliyor.

Normal koşullarda kuzey yarımkürede yaz döneminde bu bölgedeki sıcaklıkların kademeli olarak düşmesi beklenirken, 2026 yılında sıcaklıkların yükselmeye devam ettiği görülüyor. Mevcut tahminler, 2026-2027 dönemindeki El Nino'nun güçlü seviyelere ulaşabileceğine işaret ediyor.

EKİM AYINDA SICAKLIK VE YAĞIŞ BİRLİKTE GÖRÜLEBİLİR

İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Meteoroloji Uzmanı Dr. Güven Özdemir, sonbahara ilişkin değerlendirmesinde özellikle ekim ayına dikkat çekti. Özdemir, mevcut modellerin Avrupa'nın güney ve batısında yağışların artabileceğini, kıtanın büyük bölümünde ise sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerinde kalabileceğini belirtti.

Ekim ayının sonbaharın en dikkat çekici dönemlerinden biri olabileceğini ifade eden Özdemir, “Ekim, sonbaharın en ilgi çekici ayı olma özelliği gösterebilir. Burada modeller daha dikkat çekici. Copernicus’un ağustos güncellemesinde Avrupa’nın güney ve batısında sonbaharın daha yağışlı geçmesine yönelik sinyal bulunuyor. Aynı zamanda Avrupa’nın büyük bölümünde sıcaklıkların normalin üzerinde olma olasılığı yüksek. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün (MGM) ekim tahmini de Türkiye genelinde normalden fazla yağış öngörüyor.” dedi.

Uzman, Avrupa ve Türkiye'ye ilişkin tahminlerin birlikte değerlendirilmesi halinde klasik anlamda serin bir sonbahar yerine sıcaklıkların zaman zaman yükselip ardından ani düşüşler yaşadığı, yağışların ise kuvvetlenebildiği bir dönemin ortaya çıkabileceğini belirtti. Özdemir bu olası tabloyu, “Bu iki tahmini birlikte düşündüğümüzde Türkiye için olası senaryo: Ilık + nemli + zaman zaman çok yağışlı. Yani sıcaklık düşecek ama yağış başlayacak. Bu klasik bir ‘serin ve yağışlı sonbahar’ yerine, daha çok: sıcak, çok sıcak, ani serinleme, kuvvetli yağış ve yeniden ılık şeklinde dalgalanan bir sonbahar olabilir.” sözleriyle değerlendirdi.

KASIMIN İKİNCİ YARISINA DİKKAT

Sonbaharın ilerleyen dönemlerinde ise kasım ayının ikinci yarısının daha yakından takip edilmesi gerektiği belirtiliyor. El Nino'nun güçlenmesi, kuzey yarımkürede kutupsal soğumanın artması ve jet akımındaki olası dalgalanmaların hava sistemlerini etkileyebileceği ifade ediliyor.

Kasım ayı için henüz kesin bir değerlendirme yapmanın erken olduğunu söyleyen Özdemir, “Kasım konusunda henüz kesin konuşmak için erken. Ama ılık sonbaharın devamı, artan yağış, zaman zaman güçlü soğuk hava girişleri şeklinde olursa özellikle kasımın ikinci yarısını daha dikkatli izlememiz gerekiyor. Çünkü o dönemde El Nino güçlenecek, kuzey yarımkürede kutupsal soğuma artacak, jet akımı daha fazla dalgalanabilecek, denizlerimiz ve özellikle Akdeniz hâlâ sıcak kalacak.” ifadelerini kullandı.

İSTANBUL'DA BU HAFTA NASIL GEÇECEK?

İstanbul'da 14-20 Eylül haftasında sıcaklıkların ilk günlerde mevsim normallerinin üzerinde veya normallere yakın seyretmesi bekleniyor. Haftanın ikinci yarısında ise atmosferik hareketliliğin artması ve serinleme ihtimalinin yükselmesi öngörülüyor.

Özdemir, İstanbul için bu haftanın önemli bir geçiş dönemi olabileceğini belirterek El Nino'nun kentte günlük hava durumunu doğrudan belirleyen bir unsur olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı. Uzman, “Bu hafta İstanbul açısından önemli değeri taşıyabilecek bir geçiş haftası. Ancak burada önemli bir ayrım yapalım: El Nino’nun kendisini İstanbul’da doğrudan ‘şu gün hava böyle olacak’ şeklinde görmek mümkün değil. El Nino’nun etkisi daha çok atmosferik dolaşım üzerinden, haftalar ve aylar ölçeğinde ortaya çıkıyor. 14-15 Eylül’de sıcaklıklar mevsim normallerinin üzerinde veya normallere yakın seyredebilir. 16-17 Eylül’de daha değişken bir atmosfere geçiş ihtimali artıyor. 18-20 Eylül’de ise serinleme ve yer yer yağış ihtimali önceki günlere göre yükseliyor. Ancak şu aşamada kuvvetli ve sürekli bir yağış sisteminin kesin olduğunu söylemek mümkün değil.” değerlendirmesinde bulundu.

Özdemir, İstanbul'da haftanın genel karakterini ise “Dolayısıyla İstanbul’da haftanın ana karakterini şimdilik; sıcak başlayan, ikinci yarısında atmosferik hareketliliğin ve serinleme ihtimalinin arttığı bir hafta olma ihtimali yüksek görülüyor.” sözleriyle özetledi.

KIŞIN İLK KARI NE ZAMAN?

Kış dönemine ilişkin uzun vadeli tahminlerde Avrupa'nın bazı bölgelerinde kar yağışlarının mevsim ortalamalarının altında kalabileceği öngörülüyor. Bu durum bazı bölgelerde kış koşullarının daha geç başlaması ihtimalini gündeme getiriyor.

Ancak uzmanlara göre "normalin altında kar yağışı" ifadesi, hiç kar yağmayacağı anlamına gelmiyor. Bu ifade, uzun yıllar ortalamasına kıyasla daha düşük miktarda kar yağışı görülebileceğini anlatıyor.

Aralık ayında da Avrupa'nın büyük bölümünde daha ılık hava koşullarının etkili olabileceği değerlendirilirken, yağışların sıcaklıkların yüksek olması nedeniyle bazı bölgelerde kar yerine yağmur şeklinde düşmesi bekleniyor.

Ocak ve şubat aylarında ise yüksek basınç sistemlerinin konumu, soğuk hava dalgalarının gücü ve atmosferik dolaşımın seyri kış şartlarının belirlenmesinde etkili olacak.

TÜRKİYE'DE KAR YAĞIŞI BÖLGELERE GÖRE DEĞİŞECEK

Türkiye açısından kış tahminlerinin tek bir senaryo üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Özdemir, özellikle rakım ve bölgesel hava koşullarının kar yağışı üzerinde belirleyici olduğuna dikkat çekti.

Uzman, Türkiye'de kar yağışı açısından özellikle batı ve alçak kesimlerde ortalamanın altında bir sezon ihtimalinden söz edilebileceğini belirterek, “Kar açısından özellikle batı ve alçak kesimler için riskli, ortalamanın altında bir sezon olabilir diyebiliriz. Çünkü Türkiye’nin kar yağışını belirleyen temel mekanizma El Nino’dan çok daha karmaşık. Sibirya yüksek basıncı, Balkanlar’dan gelecek soğuk hava, İskandinav blokajı, Azor yüksek basıncının konumu, Kuzey Atlantik jet akımı, Akdeniz’deki siklonlar ve Karadeniz’in sıcaklığı birlikte çalışıyor. Özellikle İstanbul, Marmara, Ege ve Batı Karadeniz açısından 850 hPa seviyesinde -5 derece ve altındaki hava kütlesinin Türkiye’ye ulaşması tek başına yeterli olmasa da kar yağışı açısından çok önemli bir faktör.” ifadelerini kullandı.

DOĞU ANADOLU'DA KAR POTANSİYELİ GÜÇLÜ

Doğu Anadolu'nun yüksek rakımı nedeniyle kar yağışı açısından daha avantajlı konumda olduğunu belirten Özdemir, Erzurum, Kars, Ardahan, Ağrı ve Hakkari gibi illerde kar sezonunun tamamen zayıflamasının güçlü bir sıcaklık anomalisi gerektireceğini söyledi.

Özdemir, “Doğu Anadolu açısından ‘karsız kış’ beklemek doğru olmaz. Bölgenin yüksek rakımı nedeniyle sıcaklıklarda yükselme yaşansa bile kar potansiyeli yüksek kalacaktır. Erzurum, Kars, Ardahan, Ağrı ve Hakkâri gibi bölgelerde kar sezonunun tamamen zayıf geçmesi için çok daha güçlü bir sıcaklık anomalisinin ortaya çıkması gerekir. Dolayısıyla doğuda kar yağışının tamamen ortadan kalktığı bir kış senaryosundan söz etmek şu aşamada doğru değil.” dedi.

İç Anadolu ve yüksek kesimlerde ise kar yağışının mevsim ortalamalarının biraz altında kalabileceği değerlendirilirken, güçlü soğuk hava dalgalarının tabloyu değiştirebileceği belirtildi. Özdemir bu bölgeler için, “İç Anadolu ve yüksek kesimlerde normalin biraz altında bir kar ihtimali söz konusu olabilir. Ancak burada da birkaç güçlü soğuk hava dalgasının tabloyu tamamen değiştirebileceğini unutmamak gerekiyor. Balkanlar veya kuzey sektörlerden gelecek güçlü bir soğuk hava dalgası Ankara, Konya, Eskişehir ve Kayseri gibi kentlerde ciddi kar yağışlarına neden olabilir. Yani sezonun genel ortalaması tek başına belirleyici olmayacak; güçlü sistemlerin ne zaman ve hangi koşullarda geleceği çok daha önemli olacak.” değerlendirmesinde bulundu.

İSTANBUL İÇİN KISA SÜRELİ AMA ETKİLİ SOĞUK HAVA İHTİMALİ

Marmara ve özellikle İstanbul'da kış koşullarının uzun süreli soğuklardan ziyade kısa süreli güçlü hava sistemleriyle şekillenebileceği belirtiliyor.

İstanbul, Marmara ve Ege kıyılarının bu açıdan daha hassas olduğunu ifade eden Özdemir, “Marmara, İstanbul ve Ege kıyıları bu açıdan daha hassas bölgeler. Kar yağışının sezon geneline yayılmış, uzun süreli ve sık bir şekilde görülmesi beklenmemeli. Fakat bu, İstanbul’un hiç kar görmeyeceği anlamına gelmemelidir. Tam tersine, bazı kışlarda uzun süre ılık hava koşullarının ardından birkaç günlük çok sert bir soğuma yaşanabilir ve bu süreçte kuvvetli kar yağışı görülebilir. Ardından hava yeniden hızla ısınabilir. Dolayısıyla İstanbul açısından kışın karakteri uzun süreli soğuktan ziyade, ılık dönemlerin arasına giren kısa ama etkili soğuk hava dalgaları şeklinde olabilir.” dedi.

UZMAN UYARDI: ILIK KIŞ, KARSIZ KIŞ ANLAMINA GELMİYOR

Kış mevsiminin genel sıcaklık ortalamasının yüksek olmasının kar yağışının hiç görülmeyeceği anlamına gelmediğini belirten Özdemir, asıl belirleyici unsurun soğuk hava dalgalarının zamanlaması olduğunu belirtti.

Özdemir, “Burada en önemli vurguyu şu şekilde yapabiliriz: Ilık kış, karsız kış demek değildir. Türkiye’de kar açısından kışın ortalama sıcaklığından ziyade soğuk hava dalgalarının zamanlaması çok önemlidir. Bir kışın genel sıcaklık ortalaması normalin üzerinde çıkabilir ancak o sezon içerisinde birkaç günlük çok güçlü bir soğuk hava dalgası yaşanabilir. Bu kısa süreli sistem, özellikle İstanbul ve Marmara’da kışın en önemli kar olayını meydana getirebilir. Bu nedenle yalnızca sezonun ortalama sıcaklığına bakarak ‘bu kış kar yağmayacak’ şeklinde kesin bir değerlendirme yapmak meteorolojik açıdan doğru olmaz.” ifadelerini kullandı.

Kaynak:En İyi Haberler

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.