Umut Altaş'ın FBI ifadesi ortaya çıktı: "Gülistan Doku cinayetine tanık oldum"
Gülistan Doku soruşturmasında aranan Umut Altaş'ın FBI ifadesi ortaya çıktı. ABD'de alınan 34 sayfalık tutanakta Altaş, cinayete tanık olduğunu iddia etti.
Gülistan Doku'nun kaybolmasına ilişkin Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet başsavcılıklarınca yürütülen soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Hakkında yakalama kararı bulunan ve ABD'de olduğu belirlenen Umut Altaş'ın, Türkiye'nin adli yardımlaşma talebi kapsamında FBI tarafından sorgulandığı ortaya çıktı.
ABD makamları tarafından Türkiye'ye gönderilen 34 sayfalık tutanakta Altaş'ın, Gülistan Doku'nun öldürüldüğü iddia edilen olayla ilgili çarpıcı anlatımlarda bulunduğu görüldü. Ancak FBI raporunda Altaş'ın beyanlarının kelimesi kelimesine ifade çözümü olmadığı, görüşme içeriğinin FBI görevlileri tarafından özetlenerek kayıt altına alındığı da belirtildi.
FBI, UMUT ALTAŞ'I İKİ GÜN SORGULADI
Türkiye'nin ABD makamlarına gönderdiği adli yardımlaşma talebi kapsamında hazırlanan soru setinde Altaş'a yöneltilmek üzere 109 soru yer aldı.
FBI ve ABD İç Güvenlik Soruşturmaları birimi görevlilerinin Umut Altaş'ı 19 ve 20 Ağustos 2026 tarihlerinde Pennsylvania'daki Moshannon Valley İşleme Merkezi'nde iki gün boyunca sorguladığı belirtildi.
FBI'ın 26 Ağustos 2026 tarihli resmi yazısında ise görüşmeyi belgeleyen FD-302 soruşturma raporunun, Türkiye'nin adli yardımlaşma talebine yanıt olarak hazırlandığı kaydedildi. Dosya, adli yardımlaşma kanalları üzerinden Adalet Bakanlığı aracılığıyla Türk adli makamlarına ulaştırıldı.
Tutanakta, Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığının dosya kapsamında kasten öldürme, nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ile delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme suçları yönünden soruşturma yürüttüğü bilgisine de yer verildi.
"SİLAHI ÇIKARIP VURDU"
FBI sorgusunun dikkat çeken bölümlerinden biri, Umut Altaş'a Mustafa Türkay Sonel ile ilişkisine ilişkin sorular yöneltilmesi sırasında yaşandı.
Altaş, Sonel için önce "Beni kullandı" ifadesini kullandı. Nasıl kullanıldığının sorulması üzerine ise Sonel'in kendisini, "Gülistan Doku'yu öldürmek ve suçu üzerine atmak" amacıyla kullanmış olabileceğini iddia etti.
FBI görevlilerinin, "Mustafa Türkay Sonel'in Gülistan Doku'yu öldürdüğüne inanıyor musun?" sorusuna Altaş'ın başını sallayarak "Evet" yanıtını verdiği belirtildi.
"Neden buna inanıyorsun?" sorusu üzerine ise Altaş'ın, olaya tanık olduğunu söylediği aktarıldı.
"Gülistan arka koltuktaydı, silahı çıkarıp vurdu"
Altaş'ın FBI'a verdiği ifadeye göre olayın 5 Ocak 2020'de gerçekleştiği iddia edildi.
Altaş, Mustafa Türkay Sonel ile birlikte Gülistan Doku'nun bulunduğu bölgeye gittiklerini, Doku'yu köprü kenarında gördüklerini ve daha sonra BMW marka araca bindiklerini öne sürdü.
Altaş'ın anlatımına göre araçta Mustafa Türkay Sonel sürücü, kendisi ön yolcu, Gülistan Doku ise arka koltukta bulunuyordu.
Gülistan Doku'nun araç içerisinde kendilerine, "Beni rahat bırakın, neden beni takip ediyorsunuz?" şeklinde tepki gösterdiğini ve ardından çığlık attığını ileri süren Altaş, tartışma sırasında Sonel'in torpido gözünden siyah renkli bir tabanca çıkardığını ve Doku'yu vurduğunu iddia etti.
FBI görevlilerinin Gülistan Doku'nun öldüğünü görüp görmediğine ilişkin sorularına Altaş'ın "Evet" yanıtını verdiği belirtildi.
"CESEDİ BAGAJA TAŞIDIK" İDDİASI
Altaş, silahla ateş edilmesinin ardından Mustafa Türkay Sonel'e neden Gülistan Doku'yu öldürdüğünü sorduğunu ileri sürdü.
İddiasına göre Sonel, kendisine susmasını ve cesedi aracın bagajına taşımak için yardım etmesini söyledi. Başlangıçta bunu kabul etmediğini belirten Altaş, daha sonra Gülistan Doku'nun cesedini birlikte BMW'nin bagajına taşıdıklarını öne sürdü.
Bu anlatımın Altaş'ın FBI sorgusunda verdiği beyana dayandığı ve soruşturma kapsamında diğer delillerle birlikte değerlendirileceği belirtildi.
OLAYDAN SONRA ŞÜKRÜ EROĞLU'NUN ARANDIĞINI ÖNE SÜRDÜ
Altaş'ın ifadesinde dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in koruma görevlisi Şükrü Eroğlu hakkında da iddialar yer aldı.
Altaş, cesedin aracın bagajına konulmasının ardından Mustafa Türkay Sonel'in Şükrü Eroğlu'nu telefonla aradığını öne sürdü.
Sonel ile Eroğlu'nun yaklaşık 15-20 dakika görüştüğünü, bu sırada kendisinin konuşmanın dışında tutulduğunu söyleyen Altaş, Mustafa Türkay Sonel'in kendisine "Sus, kimseye bundan bahsetme" dediğini iddia etti.
Altaş, "Bu mesele ortadan kalkmaz" demesi üzerine Sonel'in kendisine, "Babam bu işi halledecek ve ortadan kaldıracak" dediğini de ileri sürdü.
"MERAK ETME, HALLETTİK"
Altaş'ın iddiasına göre Mustafa Türkay Sonel, olayın ertesi sabahı kendisini yeniden aradı.
Sonel'e neler olduğunu sorduğunu anlatan Altaş, kendisine "Merak etme, hallettik. Sadece kimseye hiçbir şey söyleme" yanıtının verildiğini öne sürdü.
Altaş, daha sonra Gülistan Doku'nun cesedinin nereye götürüldüğünü sorduğunu da FBI görevlilerine anlattı.
CESET İÇİN PERTEK YOLU ÇEVRESİNİ İŞARET ETTİ
FBI tutanağında yer alan yeni iddialardan biri de Gülistan Doku'nun cesedinin bulunabileceği muhtemel bölgeye ilişkin oldu.
Altaş, Mustafa Türkay Sonel'in kendisine cesedin olay yerinden Pertek yönüne doğru yaklaşık 15-20 dakikalık mesafede bulunduğunu söylediğini öne sürdü. Daha sonra bu mesafeyi yaklaşık 30 dakika olarak düzeltti.
Bölgenin toprak yol olduğunu ve o dönemde yeni bir yol yapıldığını anlatan Altaş, cesedin Pertek yolu çevresinde, yeni yapılan yolun kenarına gömülmüş olabileceğini iddia etti.
Ancak Altaş'ın bu bölgeye ilişkin anlatımının doğrudan kendi gözlemine değil, Mustafa Türkay Sonel'den duyduğunu öne sürdüğü bilgilere dayandığı belirtildi.
BAZ KAYITLARINDA ÜÇ İSİM AYNI BÖLGEDE
FBI sorgusunda Altaş'a, Türk soruşturma makamlarının elde ettiği daraltılmış baz kayıtları ile Plaka Tanıma Sistemi (PTS) verileri de soruldu.
Dosyada yer alan tespitlere göre 5 Ocak 2020 saat 22.09'da Umut Altaş'ın, Gülistan Doku'nun son görüldüğü Sarısaltuk Viyadüğü çevresinde bulunduğu belirtildi.
Mustafa Türkay Sonel'in 22.08 ile 22.37 saatleri arasında, Şükrü Eroğlu'nun ise saat 22.08'de aynı bölgede bulunduğuna ilişkin kayıtların Altaş'a gösterildiği kaydedildi.
PTS verilerine göre ise Mustafa Türkay Sonel tarafından kullanılan BMW'nin saat 22.17.51'de Tunceli'den Elazığ yönüne hareket ettiği, aynı aracın saat 22.30.17'de yeniden Tunceli yönüne döndüğü belirtildi.
Soruşturma dosyasına aktarılan kayıtlara göre dönüş sırasında araçta Mustafa Türkay Sonel'in yanı sıra ön yolcu koltuğunda Umut Altaş'ın da bulunduğu görüldü.
FBI: "CİNAYETİN İŞLENDİĞİ ARAÇLA KÖPRÜYE NEDEN GERİ DÖNDÜNÜZ?"
Bu kayıtların Altaş'ın ilk anlatımıyla çelişmesi üzerine FBI görevlilerinin sorguyu derinleştirdiği belirtildi.
Altaş, olayın ardından Mustafa Türkay Sonel'le aynı BMW ile yeniden köprü bölgesine döndüklerini anlattı.
FBI görevlilerinin, "Az önce birinin öldürüldüğü araçla köprüye neden geri döndünüz?" sorusuna Altaş'ın, Sonel'in kamera olup olmadığını kontrol etmek amacıyla bölgeye gitmek istediklerini söylediği yönünde cevap verdiği aktarıldı.
"KAMERALAR KAYIT YAPMAYACAK" İDDİASI
Sorguda, Gülistan Doku'nun son görüldüğü viyadüğü gören üniversite kamerasına ilişkin de sorular yöneltildi.
Altaş, Mustafa Türkay Sonel'in köprüye geri döndükleri sırada kendisine kameraların kayıt yapmayacağını söylediğini öne sürdü.
Kamera kayıtlarının kim tarafından veya nasıl silindiğine ilişkin doğrudan bilgisi olmadığını söyleyen Altaş'ın bu konudaki anlatımı da FBI tutanağında yer aldı.
TEHDİT EDİLDİĞİNİ ÖNE SÜRDÜ
Altaş, olayın ardından Mustafa Türkay Sonel tarafından tehdit edildiğini de iddia etti.
İfadesine göre Sonel, kendisine "Benim gücümü biliyorsun, seni ve aileni öldürebilirim" dedi.
Altaş ayrıca Sonel'in, "Biz ailece devletiz, bize hiçbir şey yapamazlar" şeklinde konuştuğunu öne sürdü.
Susması için kendisine para teklif edildiğini, bunu kabul etmediğini ancak Sonel'in cüzdanına para koyduğunu da iddia etti.
HAMİLELİK VE KÜRTAJ İDDİASI FBI SORGUSUNDA
Dosyada Gülistan Doku'nun hamile bırakıldığı ve kürtaja zorlandığı yönündeki iddialar da sorgulama konusu oldu.
Altaş, FBI'a bu konuda doğrudan bilgi sahibi olmadığını söyledi. Ancak daha önce eski işvereni Rüstem Keskin'le yaptığı görüşmeye ilişkin kayıtların kendisine okunmasının ardından bazı önceki beyanlarının kendisine ait olduğunu kabul ettiği belirtildi.
Altaş'ın daha önce Mustafa Türkay Sonel'in kendisine Gülistan Doku'nun hamile kaldığını, kürtaj yaptırmasını istediğini ve yaşanan tartışmanın ardından öldürüldüğünü anlattığını söylediği kayıtlara yansımıştı.
FBI görevlilerinin bu sözlerin kendisine ait olup olmadığını sorması üzerine Altaş'ın önce cevap vermek istemediği, daha sonra ise beyanların kendisine ait olduğunu kabul ettiği belirtildi.
Altaş, bununla birlikte hamilelik ve kürtaj konusundaki bazı ayrıntıları tahmin etmiş olabileceğini ve ayrıntıları net olarak hatırlamadığını savundu.
TEK SEFERLİK VİDEO VE PARÇALANMIŞ CESET İDDİASI
FBI dosyasında yer alan bir diğer başlık ise Altaş'ın eski işverenine anlattığı WhatsApp videosu oldu.
Tutanağa göre Altaş daha önce, Mustafa Türkay Sonel'in kendisine WhatsApp üzerinden yalnızca bir kez görüntülenebilen bir video gönderdiğini ve videoda parçalanmış bir ceset gördüğünü söylemişti.
FBI sorgusunda videoyu aldığını ve videonun Mustafa Türkay Sonel tarafından gönderildiğini doğrulayan Altaş, görüntünün birkaç saniye sürdüğünü ve bir kişinin bir ceset parçasını tuttuğunu söyledi.
Ancak Altaş, videodaki cesedin kesin olarak Gülistan Doku'ya ait olup olmadığını belirleyemediğini savundu.
FBI görevlilerinin, daha önce eski işverenine videodaki kişinin Gülistan Doku olduğunu söylediği yönündeki beyanını hatırlatması üzerine Altaş'ın bu sözlerin de kendisine ait olduğunu kabul ettiği, ancak görüntüyü net görmediğini ileri sürdüğü belirtildi.
"CİNAYET SIRASINDA ORADA MIYDIN?"
İki günlük sorgunun en önemli bölümlerinden biri, Altaş'a cinayet sırasında olay yerinde bulunup bulunmadığının doğrudan sorulması oldu.
Altaş'a, eski işvereniyle yaptığı konuşmada cinayet sırasında Mustafa Türkay Sonel ve Gülistan Doku ile birlikte olduğunu ima eden sözleri hatırlatıldı.
FBI görevlileri, "Gülistan Doku öldürüldüğü sırada Mustafa Türkay Sonel ve Gülistan Doku ile birlikte miydiniz? Olaya bizzat tanık oldunuz mu?" sorusunu yöneltti.
Altaş'ın bu soruya "Hepsine evet" yanıtını verdiği tutanağa geçti.
FBI görevlilerinin, iki günlük sorgu boyunca bazı anlatımlarında çelişkiler bulunduğunu hatırlatarak olay yerinde bulunduğuna ilişkin beyanının geçerli olup olmadığını yeniden sorması üzerine Altaş'ın olay yerinde olduğunu doğruladığı belirtildi.
"ROL YAPMAYI BIRAK, BENİ SUSTURAN SENDİN"
Soruşturma dosyasındaki dijital materyaller arasında Umut Altaş'ın babası Celal Altaş'a gönderdiği WhatsApp mesajı da yer aldı.
Telefon incelemesinde Altaş'ın babasına, "Rol yapmayı bırak. Beni susturan sendin" şeklinde mesaj gönderdiğinin tespit edildiği belirtildi.
FBI görevlilerinin mesajı sorması üzerine Altaş'ın mesajı kendisinin gönderdiğini kabul ettiği ancak neden bu ifadeyi kullandığını hatırlamadığını söylediği aktarıldı.
FBI görevlilerinin, mesajın Gülistan Doku olayı nedeniyle Altaş'ın susturulduğu ve ABD'ye gönderilmesinde babasının rolü bulunduğu şeklinde yorumlanabileceğini belirtmesi üzerine Altaş'ın önce ABD'ye gitme kararının kendi fikri olduğunu söylediği, sorgunun ilerleyen bölümünde ise "Hepimizin fikriydi" yanıtını verdiği kaydedildi.
Altaş, Türkiye'den 25 Mayıs 2022'de İstanbul'dan Meksika'ya uçtuğunu, ardından ABD sınırına geçtiğini söyledi.
Sınırı yasa dışı şekilde geçebilmek için bir Meksika vatandaşına yaklaşık 10 bin dolar ödendiğini ileri süren Altaş, bu paranın babası tarafından Tunceli'de doğrudan ilgili kişiye ödendiğini iddia etti.
27 ARALIK'TAKİ BULUŞMA DA SORULDU
Gülistan Doku'nun kaybolmasından önce yaşandığı öne sürülen olaylar da FBI sorgusunda gündeme geldi.
Türk makamlarının daraltılmış baz çalışmasına göre 27 Aralık 2019'da Umut Altaş ile Gülistan Doku'nun Gençlik Merkezi çevresinde aynı konumda bulunduğu Altaş'a soruldu.
Altaş, kendisinin, Mustafa Türkay Sonel'in ve muhtemelen Gülistan Doku'nun bölgede bulunmuş olabileceğini söyledi.
Bir kızın yürüdüğünü, Sonel'in onu takip ettiğini ve ikisinin bir binaya girerek yaklaşık 15 dakika sonra geri döndüğünü anlatan Altaş, FBI görevlilerinin kızın Gülistan Doku olup olamayacağı sorusuna ise "Mümkün olabilir" yanıtını verdi.
Altaş, gizli tanığın Gençlik Merkezi'nde uyuşturucu kullanıldığı ve Gülistan Doku'ya cinsel saldırıda bulunulduğu yönündeki iddialarını ise doğrulamadı.
SORGU SONUNDA ESKİ VALİYE YÖNELİK İDDİALAR
İki günlük sorgunun sonunda Altaş'a Gülistan Doku hakkında bildiklerinin bundan ibaret olup olmadığı soruldu. Altaş'ın bu soruya "Evet" yanıtını verdiği belirtildi.
Altaş daha sonra soruşturmanın adil yürütülmediğini öne sürerek dönemin Tunceli Valisi hakkında, olayı örtbas ettiği ve oğlunu adalete teslim etmediği yönünde iddialarda bulundu.
FBI raporunda ayrıca önemli bir teknik ayrıntıya dikkat çekildi. Tutanakta Altaş'ın sözlerinin kelimesi kelimesine yapılan bir ifade çözümü olmadığı, FBI görevlilerinin görüşmenin içeriğini özetleyerek FD-302 raporuna aktardığı özellikle belirtildi.
Kaynak:Haber Merkezi
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.