Siyasi yasak iddialarına Özgür Özel'den yanıt: "Benim için endişe etmesinler"
Özgür Özel, hakkında hazırlanan fezlekeler ve dokunulmazlığının kaldırılması ihtimaline ilişkin açıklamasında, kişisel olarak endişe duymadığını belirterek, muhalefetin lidersizleştirilmesine yönelik olası girişimlere karşı birlikte mücadele çağrısı yaptı
CHP Genel Başkanlığı görevinden mahkeme kararıyla uzaklaştırılan Özgür Özel, hakkında hazırlanan fezlekeler, dokunulmazlığının kaldırılması ihtimali ve siyasi yasak tartışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İlke TV’de Kemal Avcı’nın sorularını yanıtlayan Özel, muhalefetin tasfiyesine yönelik girişimlere karşı birlikte mücadele çağrısı yaptı.
Parti içinde bölünme beklentilerinin boşa çıktığını belirten Özel, "Onlar CHP’yi ortadan ikiye değilse bile iki ele gelir büyük parçaya ayırmayı planlıyorlardı. Hiç değilse yüzde 30’a yüzde 70 gibi bir şey bekliyorlardı. Sokaktaki bölünme yüzde 99’a yüzde 1’in bile üzerinde. O yüzden de bu hesap alt üst olmuş durumda. Biz Cumhuriyet Halk Partisi’nde kalmak için her şeyi yapmadan ve mücadeleyi Cumhuriyet Halk Partisi’nde sonuna kadar tüketmeden bir başka siyasi partiye gitme gibi bir niyetimiz, daha doğrusu yeni bir siyasi parti kurma gibi bir niyetimiz yok" dedi.
"SAHADA EN ÇOK DUYDUĞUM SÖZ 'PARTİYİ BUNLARA BIRAKMA'"
Yeni parti tartışmalarına da değinen Özel, öncelikli hedeflerinin CHP’yi yeniden seçilmiş bir yönetime kavuşturmak olduğunu söyledi. Olası alternatiflerin ancak mevcut yolların tükenmesi halinde değerlendirileceğini belirten Özel, "Bizim birinci amacımız, gayemiz, planımız partimizi bir an önce seçilmiş bir yönetime kavuşturmak. Yani bir an önce kongreyi yapmak, yaptırmak. Bu konuda bütün yollara rağmen hukuksuzca bunun yaptırılmaması durumunda diğer seçeneklerle ilgili değerlendirmeler yapacağız. Ama bu konuda böyle bugünden yarına acilci bir tutum içinde olup da bir şey yapmak durumunda değilim. Sahada en çok duyduğum söz ‘parti kur, arkandayız’ daha çok duyduğum söz “partiyi bunlara bırakma” sözü. 'Partiyi bunlara bırakma' diyorlar. Bu sözler çok azalıp yeni “parti şart” sözleri çoğalırsa sokağın sesini duymamak olmaz. Ama bugün, daha o noktada değiliz" ifadelerini kullandı.
"EKREM BAŞKAN'LA GÖRÜŞ AYRILIĞIMIZ YOK"
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile yeni parti konusunda fikir ayrılığı yaşandığı iddialarını da değerlendiren Özel, "Ekrem Başkan hep şöyle söylüyor: 'Genel Başkan’ın siyasi sezgileri, kararları çok önemli. Ona hepimiz destek olmalıyız ama en doğru kararı Genel Başkan’dan gelir, eminim'. Hep böyle bir yaklaşımı var Ekrem Başkan’ın. Ben dışarıdan elbette onu destekliyorum. O da bizi destekliyor ama bu mesele sadece Ekrem Başkan’la da konuştuğumuz, yürüdüğümüz bir mesele değil. Partinin bütün dinamikleriyle tartıştığımız, tüm belediye başkanlarımızla, tüm milletvekillerimizle, tüm yöneticilerimizle, partinin eski yeni tüm kadrolarıyla tartıştığımız bir sürecin içindeyiz. Ama bir fikir ayrılığından ziyade birbirine güvenen ve inanan iki yol arkadaşı olduğumuzu ifade edeyim" diye konuştu.
"KILIÇDAROĞLU’YLA DİYALOG KAPILARI KAPANMADI"
Kemal Kılıçdaroğlu ile iletişimin sürdüğünü söyleyen Özel, "Bir tane ön şartımız var. Partiyi kurultaya götürecek samimiyet ve dirayetin gösterilmesi" dedi.
Kurultayın ertelenmesine yönelik taleplere karşı çıktıklarını belirten Özel, "Seçim olmaksızın partiyi yönetmeye kalkmak ya da bir yıllık bir takvim yayıp seçimlere bir yıl kaldığı için de o kongreyi de yapamayıp partiyi genel seçimlere, atanmış bir şekilde götürmeye çalışıldığında diyalog kurmak zor oluyor. Maalesef şöyle bir durum var. Kemal Bey bizden kurultay yapmamasına rıza göstermemizi istiyor. Bizden bir tek bunu istiyor. Başka bir şey istediği yok. Yani Kemal Bey bizden yarım kilo et istiyor ama kalbimizi istiyor. Bunu nasıl verelim?" ifadelerini kullandı.
UÇUM’UN AÇIKLAMALARINA TEPKİ
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’un seçim takvimine ilişkin açıklamalarını da değerlendiren Özel, "Mehmet Uçum’un açıklaması anayasanın arkasından dolanmak. Seçimler zamanında yapılırsa aday olamayacak Cumhurbaşkanı’nı şeklen bir ay önce erkene alınmış bir seçimde aday olabiliyormuş gibi düşünüyor. Bunu yapmak için iki şeye ihtiyacı var. Bunlardan bir tanesi anayasa değişikliği yapması lazım ya da o oylamaya, anayasanın arkasından dolandığı oylamaya 360 oy bulması lazım. Demek ki bu konularda böyle bir plan var ve onu işletmeyi düşünüyorlar" dedi.
DOKUNULMAZLIK SORUSUNA YANIT
Hakkındaki fezlekeler ve dokunulmazlığının kaldırılması ihtimali sorulan Özel, kişisel olarak kaygı taşımadığını belirterek, "Ben ülke için endişe ediyorum. Demokrasi için, ülkenin geleceği için, barış için, kardeşlik için. Benim için endişe etmesinler. Bu ortak değerler için endişe eden herkesle bir mücadele hattında buluşursak hepimiz birbirimizi koruyabiliriz. O yüzden hani bir yıldır en çok duyduğum söz: “kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiç birimiz”. O yüzden benim şahsımda bir endişeye gerek yok. Eğer Türkiye demokrasisi ana muhalefet liderinin önce bir darbeyle partisinin başından uzaklaştırılıp sonra da tutsaklaştırılması ve muhalefetin lidersizleştirilmesi sınavından geçecekse bu sınavı hep beraber veririz. Ama ben buna cesaret edebileceklerini de düşünmüyorum. Böyle bir ayıbı, böyle bir utancı Türkiye’ye yaşatmamalarını da öneririm" dedi.
Kaynak:Haber Merkezi
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.